Merhaba .
insan yaşam boyunca kendi kendine bu soruyu birçok kez sorar. Ben bu yaşta zaman zaman hala soruyorum kendime .Bence şu cümlede çok güçlü bir şey var ,“Şu anda yöneldiğim ve odaklandığım herhangi bir konuda en iyisini yapabileceğimi düşünüyorum.” Bu bir özgüven cümlesi değil sadece; bu, potansiyelin çalışmayla temas ettiği anın farkına varmak gibi.
Potansiyelin hangi alanda olduğunu anlamak çoğu zaman “Ben neyi iyi yapıyorum?” sorusuyla değil, “Ben ne yaparken kayboluyorum?” sorusuyla başlıyor. Zamanın fark edilmeden aktığı, yorulsan bile zihnen tükenmediğin yer genellikle ipucu veriyor. Nietzsche’nin dediği gibi “Kişi, gücünü hissettiği yerde kendisi olur.”
Bir diğer önemli işaret ise zorlandığın hâlde kaçmadığın alan. Eğer bir konu seni terletiyor ama yıldırmıyorsa, hatta hata yaptıkça daha çok içine çekiyorsa, orada potansiyel vardır. Çünkü gerçek potansiyel, konforla değil dirençle açığa çıkar. Simone Weil bunu çok sade söyler “Dikkat, insanın sahip olabileceği en nadir ve en saf cömertliktir.” Bir şeye uzun süre dikkatini verebiliyorsan, orada senden bir parça vardır.
Bir de şunu söylemek mümkün . Potansiyel çoğu zaman başkalarının fark ettiği ama bizim sıradan sandığımız şeylerde gizlidir. Sana kolay gelen, hatta “herkes yapıyor” dediğin şeyler… Oysa herkes yapmıyordur. Senin için kolay olan, başkası için duvardır. Carl Jung’un sözü bunu tam karşılar nitelikte “İnsan, bilinçdışı sandığı şeyin içinde kaderini taşır.”
En samimi yerden söyleyeyim: Potansiyel bir “keşif” değil, bir sadakat meselesi. Kendine, ilgine, merakına, hatta inatlarına sadık kalıp kalmadığınla ilgili. Çünkü insan, gerçekten ait olmadığı bir yerde uzun süre odaklanamaz. Ama ait olduğu yerde, yavaş yavaş ama derinleşerek büyür.
Belki de mesele “Hangi alanda en iyiyim?” değil, şudur: “Ben hangi alanda vazgeçmeyi reddediyorum?” Cevap çoğu zaman, potansiyelin ta kendisidir.
K[1]olaylıklar dilerim :))
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.