Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: Son zamanlarda film ve kitaplarda bulunan kötü karakterelere karşı artan ilgi ve hayranlığın sebebi ne olabilir? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Sorulara Dön
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
77.9K UP
Üye 2 gün önce
6

Ödüllü Soru Son zamanlarda film ve kitaplarda bulunan kötü karakterelere karşı artan ilgi ve hayranlığın sebebi ne olabilir?

Toplumsal kurallar nedeniyle bastırılan duygular, kitap ve filmlerdeki kötü karakterlere duyulan hayranlığın artmasında ne kadar etkilidir? Kötü karekterlere olan ilgi ve hayranlık insanların bastırılmış yönlerini yansıtmasıyla ilgili olabilir mi, yoksa başka faktörler de etkili midir?
3 Cevap - 319 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Ahmet Çolak
Ahmet Çolak
113.3K UP
Okurum 14 saat önce

Fikrimce; İnsanlar artık iyi tarafın kazanmak için rasyonel olanı yapması gerektiğine inanmasıdır. Bu yapmacık geliyor olabilir. Karşınızda muhteşem bir kötü varken ve durdurulamazsa muhteşem etik sorunlar doğurabileceğinizi bildiğinize rağmen hala en basit, kolay ve daha gaddarca olan yolu seçmek yerine, daha zor ama daha etik olan yolu seçmek olabilir.

Buna bir de iyi kahramanların dövdükleri kişilerde kırık, kan vb. gerçeklerden uzak dayak yemeleri de yapmacıklığı artırıyor. Oysa kötülerin dövdükleri, öldürdükleri kanlar içinde ve dramatik bir son ile ölüyor. Bu da haliyle daha gerçek bir izlenim bırakıyor. Yine kötü kahramanların replikleri çok daha insan doğasına yakın olabilmesi olabilir. Biliyorum genelde sosyopat olarak lanse edilse de toplama bakıldığında iyi karakterler "ne anlatıyorsun kardeşim" yerine uzunca etik, iyi olma, iyi lanse edilme kaygılarıyla donatılıyor. Kötü karakter "boş yapma" deyip yapması gerekeni, kötü olma motivasyonunu koruyor. İyilerin neden iyi olduğuna dair motivasyonları çok daha sıradan olabilirken genelde kötüler spesifik bir motivasyona sahip.

Ayrıca işe bir de merak ekleniyor. Her filmde iyilerin kazandığı bir son oluyor pek gerçekçi ve merak uyandırıcı değil. Bu da bize belki de mazlumu koruma güdüsünü hatırlatıyor ve/veya sonunu bildiğimizi ve merağımızı uyandırmadığını hatırlatıyordur.

Tüm Reklamları Kapat

Üzerine çokça konuşulabilecek bir konu, o kadar yazabilecek gücüm yok :d


4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meryema Şermet
Meryema Şermet
123.8K UP
Bu konu hakkında düşünmüştüm 1 gün önce

Öncelikle merhaba. Aslında bende bu soruyu kendime daha önceden sordum, çünkü kitap ve filmlerdeki anti kahramanları her zaman olmasa bile genellikle kahramanlardan daha çok seviyorum. Örneğin joker! İlk izlediğim günden beri batman'den daha fazla seviyorum ya da seriyi okurken draco malfoy karakterini harry potter'dan daha çok severdim vb. Örnekler çoğaltılabilir ama bir gün YouTube'da "neden kötü karakterlere olan sevgi arttı?" Başlıklı bir video gördüğüm zaman ben de düşünmeye başladım; gerçekten toplumsal normlar yüzünden bastırılan duygular ve davranışların bunda etkisi olabilir mi? Ve şu sonuca vardım;evet, var. Tek faktör bu değil ama kesinlikle etkisi var. Biraz anekdotsal bir yanıt vereceğim, ben anti kahramanları seviyorum çünkü; cesurlar, her kurala boyun eğmiyorlar hatta etraflarındaki insanlar onlardan korkuyor! Bakın ben kürdüm ve ailemiz bize daha ilk okula başladığımız zamandan "sakın kürtçe konuşma. Yasak, öğretmenlerin kızar" diye tembihlerdi. Gerçekten de o zaman PKK'nın terör eylemlerinden dolayı bir baskılama vardı Doğu Anadolu'da. Sonra şöyle giyin, böyle davran, başörtüsü tak- çünkü dinimizde öyle! - çok sıkılırdım, zoruma giderdi hâlâ da gidiyor. Velhasıl kelam benim anti kahramanlara olan sevgim biraz da buradan geliyor ama başta da söylediğim gibi tek faktör bu değil. Bence Hollywood'un kötü karakterleri havalı göstermesi, kahramanlaştırmasınında bunda etkisi var. Ya da bazı anti karakterler, hele ki kitap veya çizgi roman karakterleriyseler felsefi ve psikolojik derinlikleri çok fazla oluyor, bu da bir sebep olabilir.

Son olarak şunu eklemek istiyorum; belki şu anki dünya konjektöründendir, Belki de Z kuşağına özel bir şey ama son dönemde bu antik kahramanları olan sevginin hayali karakterlerden ziyade gerçek insanlara kaydığını görüyorum. Mesela Hitler, Stalin, gibi insanlar. Ben X veya Instagram kullanmıyorum fakat en aklı başında kitle olan YouTube kitlesinde bile son dönemde yorumlarda Hitler hayranlığı var fazlasıyla! Bu gerçekten korkutucu çünkü bunlar çizgi roman karakterleri veya Hollywood filmi karakterleri değil gerçekten yaşamış zalim insanlar...

Sanırım biraz uzun oldu, kusura bakma artık. Ben de içimi dökmüş oldum, sonuna kadar okuduğun için teşekkür ederim:)

Tüm Reklamları Kapat

7
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
180.3K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 9 saat önce

Merhaba

Son yıllarda film ve kitaplarda “kötü” ya da gri karakterlere artan ilgi tek bir nedene indirgenemez; ancak bastırılmış duygular bu sürecin önemli bir parçasıdır. Psikolojik açıdan bakıldığında insan zihni yalnızca toplumsal olarak kabul gören “iyi” duygulardan oluşmaz; öfke, kıskançlık, güç arzusu ve saldırganlık gibi eğilimler de insan doğasının bir parçasıdır. Sigmund Freud’un ortaya koyduğu bastırma (repression) ve yansıtma (projection) mekanizmalarına göre, bireyler toplumsal olarak kabul edilmeyen bu dürtüleri bilinçdışına iter, ancak bu dürtüler dolaylı yollarla ortaya çıkmaya devam eder . Kötü karakterler aracılığıyla bu bastırılmış yönler güvenli bir şekilde deneyimlenir; izleyici ya da okuyucu, doğrudan yapamayacağı davranışları karakter üzerinden yaşar. Örneğin Walter White karakteri, sıradan bir öğretmenden güç ve kontrol arzusuyla suç dünyasına giren bir figür olarak izleyicinin bastırılmış güç isteğini temsil eder. Benzer şekilde Joker karakteri, toplumsal düzeni reddeden kaotik yapısıyla bastırılmış öfke ve sistem karşıtlığının bir yansımasıdır.

Bu durum Carl Jung’un “gölge” kavramıyla da açıklanabilir. Jung’a göre bireyin kabul etmediği, bastırdığı yönleri “gölge”yi oluşturur ve psikolojik bütünlük için bu yönlerle yüzleşmek gerekir . Kötü karakterlere duyulan ilgi, bireyin kendi gölge yönünü dolaylı olarak tanıma ve kabullenme sürecinin bir parçası olabilir. Bu bağlamda Darth Vader gibi karakterler önemlidir; çünkü hem kötülüğü hem de içsel çatışmayı temsil eder. Aynı şekilde Raskolnikov (Suç ve Ceza) karakteri, ahlaki sınırları zorlayan bir bireyin içsel hesaplaşmasını göstererek okuyucunun kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

Sosyal antropoloji açısından bakıldığında ise bu ilginin kültürel bir dönüşümle bağlantılı olduğu görülür. Geleneksel anlatılarda iyi ve kötü keskin sınırlarla ayrılırken, modern toplumlarda ahlaki değerler daha karmaşık ve göreceli hale gelmiştir. Bu durum “anti-kahraman” figürünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır . Örneğin Tony Soprano ya da Dexter Morgan gibi karakterler, suç işleyen ama aynı zamanda insani yönleri olan figürlerdir. Bu tür karakterler, izleyicinin hem eleştirdiği hem de empati kurduğu bir ikili yapı oluşturur.

Toplumsal açıdan bir diğer önemli faktör, bireylerin modern yaşamda kendilerini sınırlanmış hissetmeleridir. Sosyal normlar, kurallar ve sorumluluklar bireyin davranış alanını daraltırken, kötü karakterler bu sınırları aşan figürler olarak özgürlük hissini temsil eder. Bu bağlamda Tyler Durden (Fight Club) karakteri, tüketim toplumuna ve modern düzene karşı bir başkaldırı figürü olarak öne çıkar. Aynı şekilde Hannibal Lecter karakteri, toplumun en uç sınırlarını ihlal etmesine rağmen zekâsı ve karizmasıyla izleyicide tuhaf bir hayranlık uyandırır.

Ayrıca modern anlatı tekniklerinin gelişmesiyle birlikte karakterler daha derinlikli şekilde yazılmaktadır. Kötü karakterlerin geçmişleri, travmaları ve motivasyonları detaylandırıldıkça izleyicinin empati kurma kapasitesi artar. Bu durum, kötülüğün mutlak bir özellikten ziyade belirli koşulların ve deneyimlerin sonucu olarak algılanmasına yol açar. Örneğin Severus Snape karakteri, ilk başta olumsuz bir figür gibi görünse de geçmişi ve motivasyonları ortaya çıktıkça ahlaki olarak çok daha karmaşık bir hale gelir.

Kötü karakterlere duyulan ilgi yalnızca bastırılmış duygularla açıklanamaz; bu ilgi psikolojik süreçler, kültürel dönüşüm, toplumsal yapı ve modern anlatı biçimlerinin birleşimiyle ortaya çıkar. Film ve edebiyattaki bu karakterler, bireyin kendi bastırılmış yönlerini, içsel çatışmalarını ve özgürlük arzusunu yansıtan aynalar gibi işlev görür. Bu da modern insanın kendi karmaşıklığını anlamaya yönelik bir arayışı olarak değerlendirilebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Bazen bir filmi izlerken ya da bir roman okurken kendimi tuhaf bir yerde yakalıyorum. Diğer cevap veren arkadaşlarda olduğu gibi ve kesinlikle katılıyorum onların söylemlerine :)) Hikâyenin “iyi” kahramanına değil de, daha karanlık, daha sorunlu, hatta çoğu zaman yanlış şeyler yapan karaktere daha yakın hissediyorum. İlk başta bu biraz rahatsız edici geliyor insana. Çünkü bize hep neyin doğru, neyin yanlış olduğu öğretilmiş. Ama sonra düşününce şunu fark ediyorum:, belki de bu karakterler daha “gerçek”.

Hayatın içinde kim tamamen iyi ya da tamamen kötü ki? Hepimizin içinde söyleyemediğimiz, bastırdığımız, bazen kendimize bile itiraf etmekte zorlandığımız duygular var. Belki de bu yüzden o karakterler bize daha tanıdık geliyor. Onları izlerken ya da okurken sadece bir hikâyeyi takip etmiyoruz; biraz da kendi içimize bakıyoruz. Bu yüzden kötü karakterlere duyulan ilginin sadece bir “hayranlık” olmadığını düşünüyorum. Daha çok bir anlama çabası… Hem onları, hem kendimizi.[1]



Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Suç Antropoljisi Okumalarım.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlar, anlamadıkları şeyleri sevmemeye hazırdırlar. Anlaşılmaz olan, insanlara her zaman iğrenç gelmiştir."
Letitia E. Landon
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)