Puan Ver
4
Puan Ver

Siyahiler evrimsel basamaklar açısından ilk atalarımıza daha yakın diyebilir miyiz? Yoksa hiçbir alakası yok mudur?

Lütfen ırkçılıkla ilgili bir îmâda bulunduğum sanılmasın. Yalnızca bu konuya dair, kaynaklarda pek bir bilgiye rastlamadığım için sormak istedim.

1
1 Cevap

Bu tarz bir soruya yanıt verebilmek için, evrimin bir basamak gibi değil, bir ağaç gibi ilerlediğini anlamak gerekiyor. Çünkü "Evet, siyahiler atalarımıza daha yakındır." denirse; bu onların "daha az evrimleştiği" anlamına gelebilir. Halbuki onlar daha az evrimleşmiş bir grup değil; eğer öyle olsaydı elenirlerdi, öyle değil mi? Eğer ki bir canlı diğerinden daha düşük seviyedeyse, o daha üst seviyedeki canlıların varlığında hayatta kalamamasını beklerdik; ancak böyle bir durum yok. 

Bunu en net tür içi çeşitlilikte değil de, türler arası çeşitlilikte görüyoruz. Bir bakteri, bir insandan daha az evrimleşmiş midir? Eğer "Evet." dersek, bakterilerin yok olması halinde canlılığın büyük bir kısmının bir süre sonra yok olacak olmasını, insanların yok olması halinde ise neredeyse tüm türlerin bunu fark etmeyeceğini bile nasıl izah ederdik? Evrimsel gelişmişlik düzeyi, yarara göre midir, davranış çeşitliliğine göre midir, coğrafi yayılmışlığa göre midir? Hayır. Evrimsel gelişmişlik, hayatta olup olmamaya göredir. Bunlar arasında bir başarı sırası yapmaya çalışmak hatalıdır; çünkü bakteri de, muz ağacı da, insanlar da bugün varlıklarını sürdürebilmektedir ve ta ki biri yok olana kadar, hepsi eşit evrimsel başarı düzeyindedir deriz. Tabii ki belli şartlar altında belli özelliklere sahip bireylerin veya türlerin avantaj veya dezavantajları ortaya çıkabilir, o ayrı. Ancak ortalamada böyle bir başarı üstünlüğü/alçaklığını genel geçer olarak söyleyemeyiz.

İşte bu perspektiften anlayınca, yani ağacın eşit uzunluktaki tüm dallarının aynı gelişmişlikte olduğunu fark edince, deri rengine veya coğrafyaya göre biyolojik bir gelişmişlik/gelişmemişlikten bahsetmenin mümkün olmadığını da görüyoruz. 

Şimdi, asıl soruya dönecek olursak: Evet, Afrika'da yaşayan bireylerin genomları, atasal genomlara ortalamada daha benzerdir. Örneğin Afrika'daki San kabilesinden alınan genom verisi genellikle bazal genom olarak kullanılmaktadır (yani diğer genomlar buna göre kıyaslanmaktadır); çünkü atasal genomlara çok daha yakındır. 

Bu durumda tüm yukarıda anlattıklarım ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor: Coğrafi konum, genomların ne kadar değiştiğini belirlemektedir, evet. Afrika'da evrimleşmiş bir tür olarak bizim atalarımızın, şu anda Afrika'da yaşayanlara daha benzer genlere sahip olmaları çok normaldir; çünkü Afrika'dan çıkan bireyler yeni şartlarla karşılaşmış ve Afrika'ya ait bazı özelliklerini yitirmiş, yerine yenilerini kazanmışlardır.

Ancak bu bir gelişmişlik/gelişmemişlik ölçüsü olarak kullanılamaz; çünkü o bireyler Afrika'ya geri dönecek olsalar, kazandıkları yeni genlerin avantajını yitirmiş olacaklardı. Dolayısıyla bulunulan şartlara adapte olmak ile daha fazla evrimleşmiş olmak kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekiyor. Coğrafyanız değiştiğinde, elbette türünüz de ona göre değişecek veya yok olacaktır. Ancak bu demek değil ki artık önceki coğrafyadaki atalarınıza göre daha başarılısınız; hayır. Sadece yeni ortama uyum sağladınız, hepsi bu.

Tabii ki izolasyonlar çok daha uzun süreler boyunca devam eder, yepyeni özellikler kazanılırsa bariz farklılıklar da artışa geçebilir, hatta yepyeni türler evrimleşebilir; bu apayrı bir konu. Ancak Afrikalı genomlarının atasal genomlara daha yakın olmasının nedenlerini doğru anlamak gerekiyor. İnsan türü eğer hem Afrika'da, hem Uzak Asya'da evrimleşmiş olsaydı (yani bu iki coğrafyada birden atalarımız olsaydı), Afrika'da bugün bulunan insanlarınki Afrika'daki atalarımıza, Uzak Asya'da bugün bulunan insanlarınki de Uzak Asya'daki atalarımıza daha yakın olurdu. Bunu anlamak gerekiyor.

15
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Şu anda yapabileceğim en iyi şey, metalden kafesler içinde kamburları çıkmış halde ve umutsuzlukla dışarı bakan şempanzelerin sesi olmaktır. Çünkü onların sesi olan kimse yok.”
Jane Goodall
Geri Bildirim Gönder