Pulsarlar ve kara deliklerdeki kutupsal jetlerin oluşumu, evrenin en güçlü manyetik ve kütle çekimsel streslerinin bir noktada birikip dışarı fışkırmasıdır; ancak bu iki devasa kozmik motorun çalışma prensipleri temelde farklı yakıtlardan beslenir. Kara deliklerde süreç, olay ufkunun hemen dışındaki akresyon diski (yığılma diski) içinde birikir. Diskteki madde, kara deliğin muazzam kütle çekimi altında ışık hızına yakın hızlara ulaşırken sürtünme nedeniyle aşırı ısınır ve plazma haline gelir. Bu plazmanın dönüşü, "Blandford-Znajek" mekanizması olarak bilinen süreçle manyetik alan çizgilerini bir sarmal gibi büker; stres burada manyetik alanın sıkışmasıyla birikir ve kaçamayan enerji, kara deliğin dönme enerjisini de arkasına alarak kutuplardan devasa jetler halinde yansır. Seçilme şansı burada maddenin kara deliğe düşmek yerine, manyetik alanın sunduğu bu "otoyola" girip uzaya fırlatılmasıyla çalışır.
Pulsarlarda ise durum, kara deliğin kütle çekimsel yutuculuğundan ziyade, nötron yıldızının ekstrem manyetik alan şiddeti ve baş döndürücü dönme hızıyla ilgilidir. Bir pulsar, bir şehir büyüklüğündeki hacmine koca bir Güneş'i sığdırmış bir çekirdek olduğu için manyetik alanı evrendeki en yoğun stres noktalarından biridir. Bu yoğun manyetik alan, yıldızın yüzeyindeki yüklü parçacıkları (elektron ve protonlar) koparıp ışık hızına yakın hızlara kadar ivmelendirir. Stres burada yıldızın manyetik kutuplarında birikir ve parçacıklar bu kutuplardan dar bir hüzme şeklinde, adeta bir kozmik deniz feneri gibi yansır. Kara deliklerde jetin ana enerji kaynağı kütle çekimi ve diskin dönüşüyken, pulsarlarda bu tamamen yıldızın kendi manyetik momentine ve dönüş hızına bağlıdır; yani mekanizmalar kuzen olsa da motorun çalışma prensibi farklıdır.