Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Göktuğ Çağlar
Üye
2

Popüler zihniyet ve düşünce, neden inatla kadın ve erkeği eşitmiş (hukukî haklar dışında) gibi gösterme yanılgısına giriyor?

Kadın ve Erkek farklı canlılar ve farklı ruhlardır(duygusal, psikolojik), ne kadınlar ne de erkekler biz her şeyi başarabiliriz psikolojisine girmemelidir, kadın ve erkek farklı renkleri temsil ederler, oysa ki renklilik hep iyi değil midir? Popüler toplum neden bu cinsiyet farklılıklarına, avantajlarına, dezavantajlarına bu kadar karşı çıkıyor?
999 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Görkem Öge
Kozmoloji meraklısı.

Öncelikle sorunuz, çok sayıda yorum ve size ait fikir içeriyor. Bu şartlarda üzerine fikir oluşturmuş olduğunuz bir konuda cevap beklerken size katılıp katılmadığımız durumu da önem sunmaya başlıyor. Size tarafsızca cevap verebilmek için sorunuz üzerine de yorum yapma gerekliliği doğmuş durumda.

Öncelikle ruh nedir? Bu sorunun bilimsel bir cevabı olmadığı, ruh diye isimlendirilen soyutluğun var olup olmadığı, var ise de onun ne olup olmadığını bilmiyoruz. Elimizde buna ait hiç bir bilimsel veri yok. Ruh bilimsel bir olgu değil ise de onu nasıl tanımlayacağız, özelliklerini nereden bileceğiz ki kadın ve erkek ruhunun farklılıklarını netleştirebilelim? Bu çözümsüz ve cevapsız bir soru.

İkincisi, kadın ve erkek olarak bir şeyleri başarma, farklı renkleri temsil etme yorumlarınız hep değişken iddialar. Renklilik iyi midir? Buradaki renklilik ne demek ve bunun iyiliği, kötülüğü ne demek? Bunlar çok uzun ve ayrıntılı açıklamalar gerektiren, değişken yorumlar. Bunlar üzerine bir doğru, yanlış, evet, hayır belirlemek çok zor. Bunlar üzerine her kim size cevap verecekse kendi fikirlerini ve yorumlarını sıralayacaktır. Ama burada esas yapmamız gereken, felsefe tarihinden süzülüp gelen bilgileri paylaşmak olmalı ki felsefe de esnekliğe sahip bir alan olsa da filozofların herhangi bir konu üzerine yaptıkları yorumlar, biraz daha güvenilir olsa gerek. Yoksa ben şimdi size "ne demek kadın ve erkek eşit değildir. Elbette eşitlerdir" de diyebilirim. Buna inanıyor olabilirim ama bu fikir sizin için cevap teşkil etmez.

Tüm Reklamları Kapat

En kısa haliyle şöyle bir yorum yapabilirim: Çağlar boyu kadın ve erkek arasındaki görev bölümü ve hiyerarşik ilişki çoğunlukla kadının erkeğe göre daha zarif, güzel, estetik, erkeğin ise kadına göre fiziksel olarak daha güçlü olması ve bu yolla da erkeğin kadına cinsel olarak meyil etmesi, bu etkileşim sonucu kurulan cinsel birliktelik ile kadının çocuk doğurma ve uzun bir süre bebeğine bakmanın verdiği sorumluluk nedeni ile ortaya çıkan, erkek tarafından korunma ve beslenme gerekliliği doğrultusunda biçimlenmiş.

Türkçesini söyleyeyim: Kadın çocuk doğurma yeterliliğinde. Bu yeterlilik erkek için cezbedici. Erkek bundan etkilenip kadına yöneliyor ve onu cinsel partneri olarak seçtiğinde başka bir genin kendi genine karışmasını engellemek için onu sahipleniyor. Bu ilk ayrım. İkinci ayrım kadının çocuk doğurma ve uzun bir süre bebeğine bakmasının verdiği sorumluluk nedeni ile ortaya çıkan, erkek tarafından korunma ve beslenme gerekliliği. Kadın yuvada, koruma altında. Erkek ise dış dünyada. Buna göre erkeğin mücadelesi daha çetin. Bu nedenle de erkek kadından daha göz önünde görünüyor. Kadın ve erkeğin evrimi bu yönde. Hem fiziksel evrim, hem sosyal, kültürel ve hiyerarşik evrim bu doğrultuda ilerledi. Bu nedenle de ilerleyen çağlarda hem avlanma, doğa ve düşmanlarla rekabet etme görevi erkekte oldu, hem de tarımın icadı ile kurulan sosyal yapılarda erkek genelde daha sosyal ve yönetici durumunda oldu. Erkek yönetici, kadın da takipçi.

Ama çok kaba ve genel bir durum. Çünkü kadın erkek ayrımı gözetmeksizin bir insanın doğa ile, düşmanlarla, rakiplerle, çevresel her türlü etki ile mücadeleye girmesini ve bu mücadeleden başarı ile çıkmasını etkileyen çok fazla değişken var. Kadının bir rahminin ve süt veren memelerinin olması, yani hem zamanının, hem enerjisinin önemli bir kısmını çocuk doğurmaya, doğan bebeğini beslemeye ve büyütmeye ayırmak zorunda kalması (zorundalık da zaten şüpheli bir iddia) bu konuda erkekten daha geride olduğu anlamına gelmez. Kaba yaklaşımla erkeğin evrimsel görev ve konumu, sosyal dünyada kadından daha önde olmasına olanak sağlamıştır ama bu ayrımı tüm bireylere uygulayamayız. Sayısız kadın, sayısız erkekten dış dünyada daha başarılıdır, güçlüdür. Herhangi bir erkeğin, bir kadına, "sana düşen evrimsel görev ve konum bu, bunu kabul etmelisin" demesi, insanlık tarihinin en haksız iddiası ve en çirkin baskısıdır. Ama bu yüzyıllar boyunca dile getirilmiş bir iddia ve uygulanmış bir baskıdır. Artık bu baskı öylesine kurumlaşmıştır ki felsefi ve dini metinlerden tutun da anayasalara kadar yazılmıştır. Bugün, hâlen, 21. yüzyılda, kadının eşinden habersiz sokağa çıkmasını bile yanlış gören, bunu da yasalarla kurumlaştıran topluluklar var. Kadının örtünmesini yasalarla şart koşan topluluklar var.

Özetle... Popüler toplumlarda, kadın erkek farklılıklarına karşı çıkılmasının temel nedeni, bu farklılıkların, bambaşka amaçlarla kullanılmaya çok uygun olması. Kadın yuvada bebeği emziriyor iken erkeğin ormanda avlanması evrimsel bir görev. Adaletsiz gibi görünse de bu böyle. Ama erkeğin, bir tavşan avlayıp eve gelip kadına "seni ben doyuruyorum, ne dersem yapacaksın" demesi bir haksızlık. Buna itiraz eden kadına da şiddetle karşılık verilmesi ise artık... Bilemiyorum. Ama bugün hâlen erkeğin kadını dövmesinin haklı ve normal bir tepki olduğunu düşünen milyonlarca insan var. İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'da buna açıkça izin verilmiş örneğin. Aristoteles kadını "eksik erkek" olarak görüyordu. 1800'lere kadar sanat camiası, kadınların, sanat yapamayacağını düşünüyordu. Neyse ki felsefe ve sanat değişen ve gelişen bir disiplinler. Buna izin veriyorlar. Ama din öyle değil. Biz burada bunu konuşurken eşini dövme, ona baskı yapma hakkını kendisinde gören, onun yeteneklerini, becerilerini zerre kadar önemsemeyip kendisini ondan üstün gören milyonlarca erkek var. Bu düzende, bir kadının, olağanüstü bir resim yeteneğine sahip olduğunu düşünün. O kadının kocası bunu zerre kadar önemsemeyebilir. Ben resim yapmak istiyor dediğinde karısını dövebilir ve onu zorla hamile bırakıp annelik yapmaya, evinde oturmaya mecbur bırakabilir. Bunlar oldu, oluyor ve olmaya devam edecek.

Tüm Reklamları Kapat

Şahsi fikrime göre kadın erkek eşit değildir. Ve bu harika bir şeydir. Böyle olmalıdır zaten. Aslında size katılıyorum. Ama bu eşitsizlik, çağlar boyunca ve bugün öylesine yanlış anlaşılmış, öylesine sömürülmüş, öylesine yapı bozumuna uğramış durumda ki artık kadınların, doğruluğuna dahi inanmadıkları eşitlik iddiasını savunmaları gayet normal.

Umarım yazdıklarım cevap teşkil etmiştir. Sağlıcakla...

124 görüntülenme
7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Merve Arıcıbaşı
PhD Veterinary Sciences

Kadının erkeğin tahakkümünden çıkarılması hedefleniyor. Bunun da uzun bir arka planı var, yani babalık kurumu genlerimizde olan birşey değil. kültürel evrimin safhalarından birisi olmuş, değişip dönüşmeye açık bir mevhum.

Ilk nüveleri, ailenin idealize edilişi Antik Yunan'dan günümüze kalan mitlerde görülüyor. Annesi ile evlenmesi en büyük felaket olan Ödipus, Truva savaşından ailesine dönebilmek için her türlü badireyi atlatan Odiseus, savaşı kazanmak için kızını kurban etmekte beis görmeyen Agamemnon gibi örneklerle bir aile ve ahlk kuralları idealize ediliyor. Takiben tek tanrılı dinlere geçişte Tanrı bir esas baba, daha sonra da Isa ile baba-oğul ilişkisi olarak erkek egemen ahlak temelleri zirveye ulaşıyor. Ta ki 1. ve 2. Dünya Savaşları ile yaşanan yıkımlara değin.. bu yıkımlar ile önce zaten savaşlarda erkekler ölüyor ve aileler dağılıyor, daha sonra krallıklar, çarlıklar bir bir yıkılıp demokrasi, sosyalizm gibi yeni rejimler yükseliyor. Bu rejimler artık ne ekonomik ne de kültürel olarak tek bir babayı yüceltemez. Neden, çünkü fabrikalarda çalışacak işçi lazım ve artık erkek sayısı yeterli değil, kadın gücü de lazım ve ortada savaş sonrası öksüz, yetim çocuklar dolu. Böyle böyle işte "Tanrı öldü" diyor Nietsche ile birlikte kültürel gelişim.

Kadın erkek eşitliğinden kasıt; birisi diğerinin hükmüne bağlanamaz.

Tüm Reklamları Kapat

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close