Puan Ver
3
Puan Ver

Oksijen zehirli bir gaz mıdır?

Oksijen insan ve diğer hayvanlari yavas, yavas genetik yapisini bozarak (deriyi ve organları yaşlandirarak) 70 veya 80 yıl sonra ölduren bir gaz mıdir?

6
6 Cevap

Bu bana aralıklarla sorulan bir soru ve oldukça da ilginç aslında, çünkü aynı şeye nasıl farklı açılardan bakılabileceğini gösteriyor. Şu "Yaşam dediğimiz 80 yıl süren bir ölüm sürecidir." tarzı edebi yaklaşımları da andırıyor bu soru. Sonuçta oksijen yaşamımızın temel kaynaklarından birisi; ancak buna rağmen ölüyoruz. Belki de oksijen bizi 80 yılda öldürüyordur?!

İlk etapta mantıklı gibi gözüken bir soru, biraz daha düşününce anlamsızlaşıyor. Çünkü oksijen hayatta kalmak için ihtiyacımız olan tek kimyasal değil. Örneğin su için de aynısını söyleyebilirdik. Belki de H2O bileşiği bizi 80 yılda öldürüyordur? Peki ya karbon olabilir mi? Belki de her birimizin ihtiyaç duyduğu azottur sorumlu? 

Bu şekilde düşününce oksijenin tekil olarak bizi hayatta tutan diğer şeylerden ayıklamanın herhangi bir anlamı kalmadığını görüyoruz.

Buna rağmen oksijenin Dünya'da evrimleşen yaşam için bir noktada zehir etkisine sahip olduğu doğrudur. Kaynaklara bıraktığım yazıya bir bakabilirsiniz bununla ilgili olarak.

6

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Oksijenle ilgili bir yazı.
  2. Evrim Ağacı Bakterilerde Fotosentezin Evrimi ve Sonuçları (3 - 2.5 Milyar Yıl Önce)

Teknik olarak evet diyebiliriz bunun cevabına; çünkü bakıldığı zaman yaşlılıkla gelen hastalıklar dahil olmak üzere (alzheimer) bir çok hastalıkta ROS yani reaktif oksijen türlerinin neden olması sayısız çalışmada gösterildi ve bu bir gerçek ki antioksidan kavramının önemi bu yüzden bu kadar önemlidir.

Yukarıda bir çok detaylı ve güzel cevap var aslında ve bu başlı başına bir konu olmalı çünkü vücut sistemimiz oksijenin verdiği zararı engellemek için bir çok mekanizmaya sahip hatta sistemini onun üzerine kurmuş diyecek kadar da iddialiyim bir toksikolog olarak; mesela glutatyon seviyeleri bu konuda size ışık tutabilir ve ben bu konuda daha detaylı bilgiler atabilirim isterseniz.

Bir de olaya çok çok basit bir mantık ile yaklaşacağım; bir elmayı açık havada bıraktığınız zaman çürür ve bozulur bunun olmasında oksijenin payı büyüktür Sebebi elmanin organik olmasıdır. Peki insan nedir ? :)

3

cevabı kısmı evet kısmi hayır. oksijen normalde dokuları ve hücreleri tahrip eder ama vücudumuzda buna karşı güçlü koruyucu sistemleri vardır. bu sistemler olmasa nekrozlar, dejenerasyonlar, kanser, yağ dokusunun bozulması ve pek çok sorun ile karşı karşıya kalırdık.

oksijen normalde okside edici yani diğer atomlardan elektron alan bir elementtir. bu enzim doğal olarak vücudumuzdaki hücrelere de zarar verebilir ancak dokularımızda ve hücrelerimizde bunun olmasını önlemek için antioksidanlar vardır. bu antioksidanlar enzim, protein, vitamin formunda olabilirler ve dokulardaki serbest oksijenin dokuları okside etmesini önlerler.

oksijen bizim için olmasa da anaerob canlılar için kesinlikle öldürücüdür. ayrıca anaerobik enfeksiyonlarda yara veya enfeksiyon bölgesine hidrojen peroksit (H2O2) uyguladığımızda anaerob canlıların yanında organizmanın hücrelerinde de nekroz (hücre ölümü) ve dejenerasyon yapar. bunun nedeni hücre ve dokulardaki antioksidanların birden bire bu kadar yoğun bir oksijen temasına çok etkili ve çok hızlı bir yanıt verememesindendir. yani açık bir şekilde oksijen saf halde vücuda zararlı bir maddedir.

bununla ilgili en güzel örneklerden birisi ilk büyük yok oluş evresidir. 2500 milyon yıl önce pretozoic zamanda siyanobakteriler oksijen üretiyordu ancak bunu hemen hücre dışına atıp zarar görmekte  korunuyordu. siyanobakteriler denizde yaşıyorlar ve denizdeki demir, organik moleküller ve diğer mineraller oksijeni tutarak serbest halde gezmesini zorlaştırıyordu. ancak bu maddeler oksijene tamamen doyduğunda oksijen  okyanusta serbest halde gezmeye başlamıştır ve oksijene karşı hiçbir savunma mekanizması olmayan siyanobakteriler okside olarak ölmüşlerdir. konu dışı ama bu oksijen atmosfere ilk defa bu zamanda çıkmıştır ve atmosferdeki metanın miktarını azaltarak ilk buzullaşmayı yani huronian bullaşmasını (2400-2100 myo) tetiklemiştir.

1

Kaynaklar

  1. oksijen toksisitesi burada oksijenin zararlı olabileceğini görüyoruz.
  2. insan plazmasının total antioksidan kapasitesi burada serbest oksijenin nasıl tutulduğunu ve komponentleri görüyoruz
  3. the great oxidation event oksijenin türleri nasıl tükettiğini gösteriyor.

Hayır. Sahte haberlere ve hiçbir dayanağı olmayan teorisyenlere itibar etmeyiniz. dar.vin/CemBarut bu habere bakarak oksijenin bizim için nasıl bir hazine olduğunu anlarsınız. Üstelik 70 80 yıl yaşayan hayvan sayısı çok az, ölümsüzlüğü istiyor olabiliriz ama entropiye karşı koyamayız. Yüzyıllarca yaşayan ağaçlar var, bunu aslında bizim acizliğimiz olarak da değerlendirebiliriz. Ayrıca doğadaki hiçbir madde bir canlıyı öldürmek ya da yaşatmak için oluşmamıştır.

1

Kaynaklar

  1. Örnek Sahte Haber Bunun gibi sayısız haber var, bu tamamen bilimi yanlış yönde popülerleştirmeye çalışmaktır.
Herhangi bir şeyin toksik olup olmadığını belirleyen şey miktarıdır. Her şey toksik olabilir su da dahil. Su zehirlenmesi ciddi oranda ölümcül olabilen bir durumdur örneğin. Susuz ve oksijensiz insan hayatı olamayacağına göre demek ki belirli oranda oksijen zarardan öte mutlak ihtiyacımızdır. 
0

Oksijen hem mitokodri vasıtasıyla bizi yaşatır. Hem de yakıcı özelliği ile bizi hızlı yaşlandırıp, ömrü kısaltır.Buna göre oksijenin bol olduğu yağmur ormanlarında ömür kısalır, oksijenin az olduğu yüksek dağlarda yaşayanlarda ömür uzar.

0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Günümüzde bilim insanları dilenciler gibi görülmektedir. Ellerindeki teneke kutular, devletin fon ajanslarına ısrarla doğrultulmuştur.”
J. Doyne Farmer
Geri Bildirim Gönder