Evrim Ağacı Logo Evrim AğacıSoru & Cevap
Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
4
Puan Ver

Oksijen zehirli bir gaz mıdır?

Oksijen insan ve diğer hayvanlari yavas, yavas genetik yapisini bozarak (deriyi ve organları yaşlandirarak) 70 veya 80 yıl sonra ölduren bir gaz mıdir?

6
2,125 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
6 Cevap

Bu bana aralıklarla sorulan bir soru ve oldukça da ilginç aslında, çünkü aynı şeye nasıl farklı açılardan bakılabileceğini gösteriyor. Şu "Yaşam dediğimiz 80 yıl süren bir ölüm sürecidir." tarzı edebi yaklaşımları da andırıyor bu soru. Sonuçta oksijen yaşamımızın temel kaynaklarından birisi; ancak buna rağmen ölüyoruz. Belki de oksijen bizi 80 yılda öldürüyordur?!

İlk etapta mantıklı gibi gözüken bir soru, biraz daha düşününce anlamsızlaşıyor. Çünkü oksijen hayatta kalmak için ihtiyacımız olan tek kimyasal değil. Örneğin su için de aynısını söyleyebilirdik. Belki de H2O bileşiği bizi 80 yılda öldürüyordur? Peki ya karbon olabilir mi? Belki de her birimizin ihtiyaç duyduğu azottur sorumlu? 

Bu şekilde düşününce oksijenin tekil olarak bizi hayatta tutan diğer şeylerden ayıklamanın herhangi bir anlamı kalmadığını görüyoruz.

Buna rağmen oksijenin Dünya'da evrimleşen yaşam için bir noktada zehir etkisine sahip olduğu doğrudur. Kaynaklara bıraktığım yazıya bir bakabilirsiniz bununla ilgili olarak.

1,658 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
8
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
8

Kaynaklar

Teknik olarak evet diyebiliriz bunun cevabına; çünkü bakıldığı zaman yaşlılıkla gelen hastalıklar dahil olmak üzere (alzheimer) bir çok hastalıkta ROS yani reaktif oksijen türlerinin neden olması sayısız çalışmada gösterildi ve bu bir gerçek ki antioksidan kavramının önemi bu yüzden bu kadar önemlidir.

Yukarıda bir çok detaylı ve güzel cevap var aslında ve bu başlı başına bir konu olmalı çünkü vücut sistemimiz oksijenin verdiği zararı engellemek için bir çok mekanizmaya sahip hatta sistemini onun üzerine kurmuş diyecek kadar da iddialiyim bir toksikolog olarak; mesela glutatyon seviyeleri bu konuda size ışık tutabilir ve ben bu konuda daha detaylı bilgiler atabilirim isterseniz.

Bir de olaya çok çok basit bir mantık ile yaklaşacağım; bir elmayı açık havada bıraktığınız zaman çürür ve bozulur bunun olmasında oksijenin payı büyüktür Sebebi elmanin organik olmasıdır. Peki insan nedir ? :)

1,206 görüntülenme
Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
4

cevabı kısmı evet kısmi hayır. oksijen normalde dokuları ve hücreleri tahrip eder ama vücudumuzda buna karşı güçlü koruyucu sistemleri vardır. bu sistemler olmasa nekrozlar, dejenerasyonlar, kanser, yağ dokusunun bozulması ve pek çok sorun ile karşı karşıya kalırdık.

oksijen normalde okside edici yani diğer atomlardan elektron alan bir elementtir. bu enzim doğal olarak vücudumuzdaki hücrelere de zarar verebilir ancak dokularımızda ve hücrelerimizde bunun olmasını önlemek için antioksidanlar vardır. bu antioksidanlar enzim, protein, vitamin formunda olabilirler ve dokulardaki serbest oksijenin dokuları okside etmesini önlerler.

oksijen bizim için olmasa da anaerob canlılar için kesinlikle öldürücüdür. ayrıca anaerobik enfeksiyonlarda yara veya enfeksiyon bölgesine hidrojen peroksit (H2O2) uyguladığımızda anaerob canlıların yanında organizmanın hücrelerinde de nekroz (hücre ölümü) ve dejenerasyon yapar. bunun nedeni hücre ve dokulardaki antioksidanların birden bire bu kadar yoğun bir oksijen temasına çok etkili ve çok hızlı bir yanıt verememesindendir. yani açık bir şekilde oksijen saf halde vücuda zararlı bir maddedir.

bununla ilgili en güzel örneklerden birisi ilk büyük yok oluş evresidir. 2500 milyon yıl önce pretozoic zamanda siyanobakteriler oksijen üretiyordu ancak bunu hemen hücre dışına atıp zarar görmekte  korunuyordu. siyanobakteriler denizde yaşıyorlar ve denizdeki demir, organik moleküller ve diğer mineraller oksijeni tutarak serbest halde gezmesini zorlaştırıyordu. ancak bu maddeler oksijene tamamen doyduğunda oksijen  okyanusta serbest halde gezmeye başlamıştır ve oksijene karşı hiçbir savunma mekanizması olmayan siyanobakteriler okside olarak ölmüşlerdir. konu dışı ama bu oksijen atmosfere ilk defa bu zamanda çıkmıştır ve atmosferdeki metanın miktarını azaltarak ilk buzullaşmayı yani huronian bullaşmasını (2400-2100 myo) tetiklemiştir.

817 görüntülenme
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
2

Kaynaklar

  • Yazar Yok. Oksijen Toksisitesi. (16 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 16 Haziran 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  • Yazar Yok. Insan Plazmasının Total Antioksidan Kapasitesi. (16 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 16 Haziran 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  • Yazar Yok. The Great Oxidation Event. (16 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 16 Haziran 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı

Hayır. Sahte haberlere ve hiçbir dayanağı olmayan teorisyenlere itibar etmeyiniz. dar.vin/CemBarut bu habere bakarak oksijenin bizim için nasıl bir hazine olduğunu anlarsınız. Üstelik 70 80 yıl yaşayan hayvan sayısı çok az, ölümsüzlüğü istiyor olabiliriz ama entropiye karşı koyamayız. Yüzyıllarca yaşayan ağaçlar var, bunu aslında bizim acizliğimiz olarak da değerlendirebiliriz. Ayrıca doğadaki hiçbir madde bir canlıyı öldürmek ya da yaşatmak için oluşmamıştır.

434 görüntülenme
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
2

Kaynaklar

Herhangi bir şeyin toksik olup olmadığını belirleyen şey miktarıdır. Her şey toksik olabilir su da dahil. Su zehirlenmesi ciddi oranda ölümcül olabilen bir durumdur örneğin. Susuz ve oksijensiz insan hayatı olamayacağına göre demek ki belirli oranda oksijen zarardan öte mutlak ihtiyacımızdır. 
361 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Oksijen hem mitokodri vasıtasıyla bizi yaşatır. Hem de yakıcı özelliği ile bizi hızlı yaşlandırıp, ömrü kısaltır.Buna göre oksijenin bol olduğu yağmur ormanlarında ömür kısalır, oksijenin az olduğu yüksek dağlarda yaşayanlarda ömür uzar.

303 görüntülenme
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsan beyni tek seferde sadece bir güçlü duyguyu barındırabilir. İşte o yüzden eğer bilimsel arzu veya merak ile dolu bir beyinde korkuya yer yoktur.”
Arthur Conan Doyle
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol