[1]Merhaba
Bir çok kimsenin aklına gelmeyen ve alışılmış bir davranış şekli bu :)) samimi olmak gerekirse hiç aklıma gelip sorgulamamıştım .Soğuk bir zemine bastığımızda çoğumuz aynı şeyi yaparız ya tabanımızı gerip parmak ucuna kalkarız ya da tam tersi, ayağı sertleştirip kısa kısa basarız. İlginç olan şudur bunu yaptığımız anda soğuk hâlâ oradadır ama biz artık onu eskisi kadar hissetmeyiz. Bu bir “alışma” değil; hem biyolojik hem de evrimsel bir refleks.
Önce işin en temel kısmıyla başlayalım. Ayağın tabanı, normalde soğuğu hisseden çok sayıda sinir ucuna sahiptir. Ama bu sinirler yalnız başına çalışmaz; beynin neyi öncelikli saydığına göre algı değişir. Ayağı parmak ucuna kaldırdığımızda ya da tabanı kasarak bastığımızda, temas eden yüzey alanı azalır. Fiziksel olarak daha az deri soğukla temas eder. Beyin için bu çok nettir ,“Tehlike azaldı.”
Ama mesele sadece yüzey alanı değildir. Ayağı parmak ucuna kaldırdığımızda kaslar gerilir, proprioseptif sistem (yani bedenin kendi konumunu algılama sistemi) devreye girer. Beyin aynı anda iki güçlü sinyal alır. Soğuk ve kas gerginliği , denge. Bu durumda beyin, dengeyi ve hareketi öncelikli kabul eder. Duyusal sistemler arasında bir tür “öncelik sıralaması” yapılır. Bu durumu bilişsel sinirbilim çok net tanımlar. Melzack ve Wall’un ünlü Kapı Kontrol Kuramı’na göre, “Yoğun mekanik ve kas duyuları, ağrı ve sıcaklık algısını baskılayabilir.” Yani beyin şunu söyler “Şu an dengede kalmak daha önemli, soğuk sonra. Evrimsel açıdan bakınca bu çok mantıklıdır. Soğuk bir zeminde duran bir canlı için asıl risk, üşümekten çok hareketsiz kalmaktır. Hareketsiz kalan canlı donar. Bu yüzden beden, kas aktivitesini artırarak hem ısı üretir hem de algıyı değiştirir. Ayağı kasmak, parmak ucuna kalkmak sadece bir duruş değil; hayatta kalma davranışıdır.
Burada flamingolar mükemmel bir örnek. Flamingolar soğuk suda tek ayak üzerinde durur. Bunun nedeni “soğuğu hissetmemeleri” değil; ısı kaybını minimuma indirmeleridir. Yapılan çalışmalar flamingoların tek ayak davranışının pasif bir denge mekanizması olduğunu gösterir. Anderson bu durumu şöyle açıklar, “Flamingolar tek ayak üzerinde durarak vücut ısısı kaybını azaltır ve enerji harcamadan denge sağlar. ”Yani flamingo da aslında bizim yaptığımızın daha gelişmiş bir versiyonunu yapar ve teması azaltır, kas ve iskelet sistemini kilitler, algıyı ikinci plana atar. Bu refleksi sadece insan ve flamingo üzerinden düşünmek eksik kalır. Aslında soğukla temas azaltma ve algıyı bastırma, evrimsel olarak çok eski ve çok yaygın bir hayatta kalma stratejisidir. Biraz daha genişten bakalım. Kuşların bacaklarında “karşı akım ısı değişimi ” görülür bir çok kuş (martılar, penguenler, ördekler) buzun üzerinde saatlerce durabilir. Çünkü bacaklarında countercurrent heat exchange denilen bir sistem vardır. Atardamarla gelen sıcak kan, toplardamarla dönen soğuk kanla yan yana akar ve ısısını geri kazanır. Böylece ayak neredeyse çevre sıcaklığında kalır. Bu şu anlama gelir ; ayak üşüyebilir ama vücut donmaz. Evrim burada algıyı değil, fizyolojiyi kısmıştır. Bizim parmak ucuna kalkmamız ise aynı mantığın davranışsal versiyonudur. Ren geyiklerine baktığımızda donmuş zeminde yürüyebilme konusunda ,Ren geyiklerinin ayaklarında çok yoğun sinir ağı yoktur. Bunun nedeni “hissetmemeleri” değil, hissetmeye gerek duymamalarıdır. Aşırı duyarlılık, soğuk coğrafyada dezavantajdır. Evrim, sinir yoğunluğunu azaltarak soğuk stresini minimize etmiştir. Yani bazen çözüm ,algıyı bastırmak değil, algıyı hiç geliştirmemektir. Kutup ayılarında ise Yağ tabakası ve düşük temas alanı vardır.
Kutup ayıları yürürken ayak tabanlarını tam basmaz; ağırlığı dağıtarak, kısa temaslarla yürür. Kalın yağ tabakası ve kürk izolasyonu sayesinde sinirler soğuğu daha geç iletir.
Buda bize şunu gösterir evrim, soğukla mücadelede “daha az hisset” stratejisini sıkça seçmiştir.
İnsan için de durum benzerdir. Ayağı parmak ucuna kaldırdığımızda; soğukla temas azalır, kaslar aktifleşir ,kan akışı yeniden düzenlenir ve beyin dengeyi ve hareketi önceliklindedir. Bu yüzden soğuğu “kesilmiş” gibi hissederiz. Aslında soğuk hâlâ vardır, ama beyin onu önem sıralamasında aşağıya atmıştır.
Kısacası bu davranış bilinçli bir numara değil. Bedenin şunu söyler ; “Şu an hissetmekten çok, hayatta kalmam gerekiyor.” evrimsel olarak bakıldığında bu çok tanıdıktır. Atalarımız soğuk toprakta, karda, taşta yürürken durup “üşüyorum” deme lüksüne sahip değildi. Hareket eden yaşadı. Bugün biz bunu mutfak fayansında yaşıyoruz. Flamingo ise gölde ama mantık aynı ,teması azalt, kası devreye sok, algıyı bastır.
Cevabı okumak için vakit ayıran herkese teşekkür ederim.[1]
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (2026). Kişisel Yorum Ve Aldığım Eğitim.