Gıdıklanma kızın sebebi aslında vücudumuzun belirli bölgelerindeki yoğun sinir uçları ve mekana reseptörlerin hassasiyetlerinden kaynaklanır. Özellikle ayak tabanı, Koltuk altı, boyun ve yan, gövde gibi bölgelerde bu reseptörler yani mekana reseptörler daha yoğun bulunduğu için gıdıklanma hissi çok daha belirgin olur. Bu bölgeler evrimsel olarak hem korunması güç hem de savunma açısından kritik alanlardır. Bu yüzden gıdıklanma refleksi, potansiyel tehditleri ve zararlı uyarıları erken fark etmeye yarayan bir savunma mekanizması olarak yorumlanır. Ayrıca şunu da eklemek istiyorum, vücudunuzun kol gibi, bacak gibi diz gibi bölgelerine yani aslında mekana reseptörlerin fazla olmadığı, Gıdıklanma aldığınızı düşündüğünüz bölgelere de uzun süre belli şiddette bir dokunuş yaparsanız bu da sizde bi huylanma gibi etki yapacaktır. Bir kişiden sürekli bilek içlerinize parmak ucuyla Hafif dokunuşlar yapmasını isteyin mesela. Birkaç dakika sonra bundan da etkileneceksinizdir. Kol veya sırt gibi alanlarda sinir uçları daha az yoğun ve mekanik hassasiyet daha düşük olduğundan aynı uyaran gıdıklanma değil, basınç ya da hafif dokunma olarak algılanır. Fizyolojik olarak gıdıklanma sırasında somatosensoriyel korteks, insula ve özellikle anterior singulat korteks aktif hale gelirken; beyincik de (cerebellum) kendi dokunuşumuzu gıdıklama hissiyle başkasınınkini ayırt etmede rol oynar. Sadece insanlar değil, şempanzeler ve sıçanlar gibi bazı hayvanlarda da gıdıklanma ve buna eşlik eden kahkaha benzeri lokalizasyon lar gözlemlenmiştir. Bu da mekanizmanın sosyal bağlanma ve oyun davranışlarıyla da ilişkili olduğunu düşündürür[1][2][3][4][5][6]