Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
1

Neden ölülere yaşayanlardan daha çok saygı duyarız , neden ölülere karşı böylesiye bir tutumumuz var ?

Yaşadığımız toplumda bazı kalıplaşmış ifadeler var özellikle ''ölünün arkasından konuşulmaz , ölen ölmüştür saygı duy'' gibi kalıplaşmış ifadeler bulunuyor.Bu ifadeler nasıl oluştu.Toplumsal içgüdülerin bizi itkilemesi mi , yoksa bireysel bir içgüdüsel tutum mu ? bunu merak ediyorum
1,440 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Mustafa Ozan
Mustafa Ozan
61K UP
Öğrenci

Bu aslında toplumsal bir iç güdüdür. Yaşarken iyi şeyler yapmış insanların arkasından öldükten sonra konuşulması toplum tarafından ayıplanır.çünkü yaşarken kendisine söylenemeyenlerin ölüsüne söylenmesi gibi algılanır bu olay. Ancak bu konuda dinlerin de etkisi vardır. Çünkü dinler de ölü insana saygı duyulması gerektiğini söylerler. Toplumumuzun %99'u Müslüman olduğundan en azından bizim toplumumuzda oluşan ölüye saygı kavramını dinlere bağlıyabiliriz.

Yani ölüye saygı düşüncesi toplumsal bir iç güdüdür. Ama bizim toplumumuza bu iç güdüyü empoze eden en büyük etken din dir.

Tüm Reklamları Kapat

277 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Din De Ölüye Saygı. (28 Eylül 2019). Alındığı Tarih: 28 Eylül 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Goodlife Isalie
Goodlife Isalie
4,780 UP
ofseveN

İlkel topluluklarda ölülere dair bir çiftduygululuk/çiftanlamlılık, daha doğrusu çift değerli duygu durumu söz konusu idi. İnsanlar ölülere dair üzüntü duyuyor, ama aynı zamanda içten içe seviniyorlardı da. Bu yüzden ölülere dair bir tabu vardı. Arkalarından konuşulmaz, isminden söz edilmezdi. Bu dünyanın bir çok yerindeki ilkel topluluklarda görülebiliyor.

Gel zaman git zaman insanoğlu sağduyulu, aklı selim bir canlı olmaya başladı. Lakin tabularından tamamen kurtulamadı. Freud, bahsettiğiniz tutum/düşünceyi nevrozlu/hastalıklı bir düşünce olarak tanımlıyor. Çünkü günümüzde bu tarz tutumlar artık ilkel topluluklardaki gibi değil. İnsanlar (en azından Batı topluluklarında) ilkel toplumlardaki gibi çift değerli duygularından ötürü tabu yaratmıyor, daha sağduyulu davranıyorlar. Aksi takdirde hastaymış gibi düşünülüyor. Bu konu hakkında Freud 'Totem ve Tabu' adlı kitabının ilk yarısında bundan uzun uzun bahsediyor. Eğer elinizde yok ise bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum.

"Zorlama nevrozluları da adlara karşı tıpkı ilkeller gibi davranır. Bazı adların söylenmesine veya işitilmesine karşın (diğer nevrozluların yaptığı gibi) aynı duyarlılık kompleksini gösterir ve kendi adlarına karşı alınan tavırdan birçok ve çoğunlukla ciddi yasaklamalar çıkarırlar. Bu tabu hastalarından tanıdığım bir kadın, kendi adının başka birisinin eline geçmesiyle kendi kişiliğinin çalınacağından korktuğu için adını yazmaktan sakınıyordu. Düşleminin heveslerinden kendini korumak için gerekli gördüğü bu çılgınca bağlılık, ona kişiliğinden hiçbir şey kaptırmamasını buyuruyordu. Önceleri adı, kişiliğinin bir parçasıydı, sonra el yazısını kişiliğinin bir parçası sayarak sonunda yazı yazmayı bile bırakmıştı.

Tüm Reklamları Kapat

Bu yolla ilkellerin, ölmüş bir adamın adını onun kişiliğinin bi parçası sayması ve onun da ölmüş kimsenin bağımlı olduğu tabuya tutulması bize artık garip görünmez. (tabi bunu yazmadan önceki sayfalarda ilkel topluluklarda ölen kişinin isminin bir daha asla ağıza alınmadığını, hatta o isme benzeyen adlar var ise onların adı değişiyordu. Mesela muasa diye biri ölmüş ise 'masa', onu çağrıştırdığı için masaya artık masa demiyorlardı. Bu tarz tabuların çok çeşitli bir şekilde ilkel toplumlarda görülüyor. Kitapta detaylı incelenmiş.) Ölmüş bir adamı adıyla çağırmak, aynı zamanda onunla ilişki durumunda olmak da demektir; öyleyse daha genel bir anlatımıyla, ölüyle ilişkinin niçin bu kadar şiddetli bir tabuyla karşılaştığı sorusuna geliyoruz.

....

Çünkü ilkeller ölmüş kimsenin ruhunun geri gelmesinden korktuklarını gizleyememekte, bundan kendilerini koruyacak, onu uzaklaştıracak birçok tören yapmaktadırlar. Onun adının anılması ölümün derhal gelmesiyle sonuçlanacak bir yıkım sayılmaktadır.

...tabunun içeriğini şeytan korkusunda gören Wundt'un anlayışına yaklaşıyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Bu kurama göre, ölümden sonra bir ailenin sevgili bir bireyi derhal bir şeytan olmaktadır. Yaşayan akrabaları bu şeytandan kötülükten başka bir şey bekleyemez, onun için ruhun kötü isteklerine karşı her çareye başvurarak kendilerini korumak zorunda kalmaktadırlar. Bu görüş ilk anda inanılmak istemeyeceğimiz kadar gariptir. Bununla birlikte bütün uzmanlar bu görüşte birleşmektedirler."

Nedeni hakkında çok detaylı bir şekilde işliyor. Bu alıntıları mevzubahis kitabın Mutena Yayınları 91/92/93'üncü sayfadan alıntıladım.

457 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Totem Ve Tabu - Sigmund Freud. (7 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 7 Ekim 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close