Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
77.5K UP
Üye 12 Ekim
7

Neden karanlık, kasvetli havalar insanları depresif yapıyor, bu atalarımızdan kalma bir duygu mu?

8 Cevap - 855 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
8 Cevap
Mehmet  Ali Baştürk
Uzman Psikolojik Danışman 13 Ekim

Ah, karanlık ve kasvetli havalar! İnsan ruhu üzerinde o kadar korkunç bir etki yaratıyor ki, sanki bir kış uykusuna yatmışız da, güneş ışığına hasret kalmışız gibi hissediyoruz. Özellikle sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının kaybolması, ruh halimizi öyle bir değiştiriyor ki, sanki bir hayvan küspesi gibi hissediyoruz. Bu yazıda, karanlık havaların neden insanları depresif hissettirdiğine ve bu durumun atalarımızdan kalma bir duygu olup olmadığına biraz eğlenceli bir bakış atacağız.[1]

Mevsimsel Depresyon

Sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının azalmasıyla birlikte, birçok insan mevsimsel depresyon denilen o korkunç duruma yakalanıyor. Bu durum, özellikle güneş ışığına duyarlı olanlar için daha da belirgin hale geliyor. Mevsimsel depresyonun başlıca belirtileri arasında, tam bir motivasyon eksikliği, odaklanma sorunları ve duygusal dalgalanmalar yer alıyor. Karanlık günlerde, günlük aktivitelerimize karşı o kadar isteksiziz ki, sanki birer hayvan gibi köşeye çekilip uyumak istiyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

D Vitamini Eksikliği

Kış aylarında güneş ışığının azalması, D vitamini eksikliğine yol açıyor. D vitamini, ruh sağlığımız üzerinde o kadar önemli bir etkiye sahip ki, eksikliği depresyon belirtilerini tetikleyebiliyor. Araştırmalar, D vitamini seviyeleri düşük olan bireylerde depresyon riskinin arttığını gösteriyor. Yani, güneş ışığına hasret kalmak, ruh halimizi daha da kötüleştiriyor.

Sosyal İzolasyon

Karanlık ve soğuk havalar, sosyal etkileşimlerimizi de o kadar olumsuz etkiliyor ki, dışarı çıkma isteğimiz kalmıyor. Bu isteksizlik, sosyal ortamlardan uzaklaşmamıza neden oluyor ve yalnızlık hissini artırarak ruhsal sağlığımızı daha da kötüleştiriyor. Sosyal bağlantıların azalması, ruh halimizi daha da dibe çekiyor. Sanki karanlık bir kuyunun dibinde yalnız başımıza kalmışız gibi!

Tüm Reklamları Kapat

Atalarımızdan Kalma Bir Duygu mu?

Karanlık havaların insan psikolojisi üzerindeki etkileri, evrimsel bir perspektiften de incelenebilir. Atalarımız, avcı-toplayıcı yaşam tarzında güneş ışığına bağımlıydılar. Güneş ışığının azalması, yiyecek bulma ve hayatta kalma şanslarını etkileyebilirdi. Bu nedenle, karanlık ve kasvetli havalar, atalarımızda bir tür kaygı ve depresyon hissi yaratmış olabilir. Günümüzde de bu duygular, genetik ve kültürel mirasımızın bir parçası olarak devam ediyor.[1]

Sonuç

Karanlık ve kasvetli havaların insan ruhu üzerindeki etkileri, hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerden kaynaklanıyor. Mevsimsel depresyon, D vitamini eksikliği ve sosyal izolasyon gibi etkenler, bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, bu duyguların atalarımızdan kalma bir miras olabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda, ruh sağlığımızı korumak için karanlık havalarda daha fazla sosyal etkileşimde bulunmamız ve D vitamini alımına dikkat etmemiz şart!

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet  Ali Baştürk
Uzman Psikolojik Danışman 13 Ekim

Ah, karanlık ve kasvetli havalar! İnsan ruhu üzerinde o kadar korkunç bir etki yaratıyor ki, sanki bir kış uykusuna yatmışız da, güneş ışığına hasret kalmışız gibi hissediyoruz. Özellikle sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının kaybolması, ruh halimizi öyle bir değiştiriyor ki, sanki bir hayvan küspesi gibi hissediyoruz. Bu yazıda, karanlık havaların neden insanları depresif hissettirdiğine ve bu durumun atalarımızdan kalma bir duygu olup olmadığına biraz eğlenceli bir bakış atacağız.[1]

Mevsimsel Depresyon

Sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının azalmasıyla birlikte, birçok insan mevsimsel depresyon denilen o korkunç duruma yakalanıyor. Bu durum, özellikle güneş ışığına duyarlı olanlar için daha da belirgin hale geliyor. Mevsimsel depresyonun başlıca belirtileri arasında, tam bir motivasyon eksikliği, odaklanma sorunları ve duygusal dalgalanmalar yer alıyor. Karanlık günlerde, günlük aktivitelerimize karşı o kadar isteksiziz ki, sanki birer hayvan gibi köşeye çekilip uyumak istiyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

D Vitamini Eksikliği

Kış aylarında güneş ışığının azalması, D vitamini eksikliğine yol açıyor. D vitamini, ruh sağlığımız üzerinde o kadar önemli bir etkiye sahip ki, eksikliği depresyon belirtilerini tetikleyebiliyor. Araştırmalar, D vitamini seviyeleri düşük olan bireylerde depresyon riskinin arttığını gösteriyor. Yani, güneş ışığına hasret kalmak, ruh halimizi daha da kötüleştiriyor.

Sosyal İzolasyon

Karanlık ve soğuk havalar, sosyal etkileşimlerimizi de o kadar olumsuz etkiliyor ki, dışarı çıkma isteğimiz kalmıyor. Bu isteksizlik, sosyal ortamlardan uzaklaşmamıza neden oluyor ve yalnızlık hissini artırarak ruhsal sağlığımızı daha da kötüleştiriyor. Sosyal bağlantıların azalması, ruh halimizi daha da dibe çekiyor. Sanki karanlık bir kuyunun dibinde yalnız başımıza kalmışız gibi!

Tüm Reklamları Kapat

Atalarımızdan Kalma Bir Duygu mu?

Karanlık havaların insan psikolojisi üzerindeki etkileri, evrimsel bir perspektiften de incelenebilir. Atalarımız, avcı-toplayıcı yaşam tarzında güneş ışığına bağımlıydılar. Güneş ışığının azalması, yiyecek bulma ve hayatta kalma şanslarını etkileyebilirdi. Bu nedenle, karanlık ve kasvetli havalar, atalarımızda bir tür kaygı ve depresyon hissi yaratmış olabilir. Günümüzde de bu duygular, genetik ve kültürel mirasımızın bir parçası olarak devam ediyor.[1]

Sonuç

Karanlık ve kasvetli havaların insan ruhu üzerindeki etkileri, hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerden kaynaklanıyor. Mevsimsel depresyon, D vitamini eksikliği ve sosyal izolasyon gibi etkenler, bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, bu duyguların atalarımızdan kalma bir miras olabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda, ruh sağlığımızı korumak için karanlık havalarda daha fazla sosyal etkileşimde bulunmamız ve D vitamini alımına dikkat etmemiz şart![1]

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet  Ali Baştürk
Uzman Psikolojik Danışman 13 Ekim

Ah, karanlık ve kasvetli havalar! İnsan ruhu üzerinde o kadar korkunç bir etki yaratıyor ki, sanki bir kış uykusuna yatmışız da, güneş ışığına hasret kalmışız gibi hissediyoruz. Özellikle sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının kaybolması, ruh halimizi öyle bir değiştiriyor ki, sanki bir hayvan küspesi gibi hissediyoruz. Bu yazıda, karanlık havaların neden insanları depresif hissettirdiğine ve bu durumun atalarımızdan kalma bir duygu olup olmadığına biraz eğlenceli bir bakış atacağız.[1]

Mevsimsel Depresyon

Sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının azalmasıyla birlikte, birçok insan mevsimsel depresyon denilen o korkunç duruma yakalanıyor. Bu durum, özellikle güneş ışığına duyarlı olanlar için daha da belirgin hale geliyor. Mevsimsel depresyonun başlıca belirtileri arasında, tam bir motivasyon eksikliği, odaklanma sorunları ve duygusal dalgalanmalar yer alıyor. Karanlık günlerde, günlük aktivitelerimize karşı o kadar isteksiziz ki, sanki birer hayvan gibi köşeye çekilip uyumak istiyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

D Vitamini Eksikliği

Kış aylarında güneş ışığının azalması, D vitamini eksikliğine yol açıyor. D vitamini, ruh sağlığımız üzerinde o kadar önemli bir etkiye sahip ki, eksikliği depresyon belirtilerini tetikleyebiliyor. Araştırmalar, D vitamini seviyeleri düşük olan bireylerde depresyon riskinin arttığını gösteriyor. Yani, güneş ışığına hasret kalmak, ruh halimizi daha da kötüleştiriyor.

Sosyal İzolasyon

Karanlık ve soğuk havalar, sosyal etkileşimlerimizi de o kadar olumsuz etkiliyor ki, dışarı çıkma isteğimiz kalmıyor. Bu isteksizlik, sosyal ortamlardan uzaklaşmamıza neden oluyor ve yalnızlık hissini artırarak ruhsal sağlığımızı daha da kötüleştiriyor. Sosyal bağlantıların azalması, ruh halimizi daha da dibe çekiyor. Sanki karanlık bir kuyunun dibinde yalnız başımıza kalmışız gibi!

Tüm Reklamları Kapat

Atalarımızdan Kalma Bir Duygu mu?

Karanlık havaların insan psikolojisi üzerindeki etkileri, evrimsel bir perspektiften de incelenebilir. Atalarımız, avcı-toplayıcı yaşam tarzında güneş ışığına bağımlıydılar. Güneş ışığının azalması, yiyecek bulma ve hayatta kalma şanslarını etkileyebilirdi. Bu nedenle, karanlık ve kasvetli havalar, atalarımızda bir tür kaygı ve depresyon hissi yaratmış olabilir. Günümüzde de bu duygular, genetik ve kültürel mirasımızın bir parçası olarak devam ediyor.[1]

Sonuç

Karanlık ve kasvetli havaların insan ruhu üzerindeki etkileri, hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerden kaynaklanıyor. Mevsimsel depresyon, D vitamini eksikliği ve sosyal izolasyon gibi etkenler, bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, bu duyguların atalarımızdan kalma bir miras olabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda, ruh sağlığımızı korumak için karanlık havalarda daha fazla sosyal etkileşimde bulunmamız ve D vitamini alımına dikkat etmemiz şart![1]

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet  Ali Baştürk
Uzman Psikolojik Danışman 13 Ekim

Ah, karanlık ve kasvetli havalar! İnsan ruhu üzerinde o kadar korkunç bir etki yaratıyor ki, sanki bir kış uykusuna yatmışız da, güneş ışığına hasret kalmışız gibi hissediyoruz. Özellikle sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının kaybolması, ruh halimizi öyle bir değiştiriyor ki, sanki bir hayvan küspesi gibi hissediyoruz. Bu yazıda, karanlık havaların neden insanları depresif hissettirdiğine ve bu durumun atalarımızdan kalma bir duygu olup olmadığına biraz eğlenceli bir bakış atacağız.[1]

Mevsimsel Depresyon

Sonbahar ve kış aylarında, güneş ışığının azalmasıyla birlikte, birçok insan mevsimsel depresyon denilen o korkunç duruma yakalanıyor. Bu durum, özellikle güneş ışığına duyarlı olanlar için daha da belirgin hale geliyor. Mevsimsel depresyonun başlıca belirtileri arasında, tam bir motivasyon eksikliği, odaklanma sorunları ve duygusal dalgalanmalar yer alıyor. Karanlık günlerde, günlük aktivitelerimize karşı o kadar isteksiziz ki, sanki birer hayvan gibi köşeye çekilip uyumak istiyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

D Vitamini Eksikliği

Kış aylarında güneş ışığının azalması, D vitamini eksikliğine yol açıyor. D vitamini, ruh sağlığımız üzerinde o kadar önemli bir etkiye sahip ki, eksikliği depresyon belirtilerini tetikleyebiliyor. Araştırmalar, D vitamini seviyeleri düşük olan bireylerde depresyon riskinin arttığını gösteriyor. Yani, güneş ışığına hasret kalmak, ruh halimizi daha da kötüleştiriyor.

Sosyal İzolasyon

Karanlık ve soğuk havalar, sosyal etkileşimlerimizi de o kadar olumsuz etkiliyor ki, dışarı çıkma isteğimiz kalmıyor. Bu isteksizlik, sosyal ortamlardan uzaklaşmamıza neden oluyor ve yalnızlık hissini artırarak ruhsal sağlığımızı daha da kötüleştiriyor. Sosyal bağlantıların azalması, ruh halimizi daha da dibe çekiyor. Sanki karanlık bir kuyunun dibinde yalnız başımıza kalmışız gibi!

Tüm Reklamları Kapat

Atalarımızdan Kalma Bir Duygu mu?

Karanlık havaların insan psikolojisi üzerindeki etkileri, evrimsel bir perspektiften de incelenebilir. Atalarımız, avcı-toplayıcı yaşam tarzında güneş ışığına bağımlıydılar. Güneş ışığının azalması, yiyecek bulma ve hayatta kalma şanslarını etkileyebilirdi. Bu nedenle, karanlık ve kasvetli havalar, atalarımızda bir tür kaygı ve depresyon hissi yaratmış olabilir. Günümüzde de bu duygular, genetik ve kültürel mirasımızın bir parçası olarak devam ediyor.[1]

Sonuç

Karanlık ve kasvetli havaların insan ruhu üzerindeki etkileri, hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerden kaynaklanıyor. Mevsimsel depresyon, D vitamini eksikliği ve sosyal izolasyon gibi etkenler, bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, bu duyguların atalarımızdan kalma bir miras olabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda, ruh sağlığımızı korumak için karanlık havalarda daha fazla sosyal etkileşimde bulunmamız ve D vitamini alımına dikkat etmemiz şart![1]

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Asım Özmen
Asım Özmen
32.0K UP
Öğrenciyim 31 Ekim

Genel olarak "karanlık havalar" bizi depresif yapmaz normal olmayan sıcaklıklar bizi rahatsız eder bu da bizi hareketsiz kalmaya iter.Yapılan araştırmalarda sıcak olarak değerlendirdiğimiz ortamlarda bulunmanın kısmi de olsa kortizol hormonu seviyelerini arttırabildiği ve kişiyi daha agresif ve stresli yaptığı belirlenmiştir.Yani vücut özellikle sıcak ya da soğuk diye tepki vermiyor genellikle dış tepkiler ters olsa da beyin içerisinde cevap genellikle aynıdır her zaman "stres" tepkileri verilir.

Soğuk için konuşmak gerekirse genel olarak soğuk havalarda vücut kendisini tasarruf moduna alıp enerjiyi saklama amacı hedefleyebilir bu da bizim bildiğimiz depresyon ile benzer bir tepkidir.Tabii ki bunun tek sebebi bu değildir.Örnek vermek gerekirse kapalı havalarda yaşanan melatonin hormonu eksikliği dolaylı da olsa depresyona girmeye sebep olabilir fakat genel olarak bu havalarda depresif olmak kişinin tecrübelerine dayalıdır yani çocukken güneşli havalarda koşup eğlendiğimizi yağmurlu havalarda ise evde kapalı kaldığımızı düşünürsek vücudumuz kapalı havaları "eğlencesiz" olarak düşünüyor olabilir.Bunun en kolay örneği olarak kendimi verebilirim kendimi bildim bileli yağmurlu havalarda dışarı çıkıp su birikintilerinde zıplamayı çok severim bu yüzden kapalı havalar kendimi bildim bileli benim içimde bir neşe doğuruyor.

Yani özetin de özeti olarak bulutlu havalarda depresif olmak,kapalı havaları "eğlencesiz" olarak kodlamamızdan kaynaklanıyor olabilir.Bu düşüncemi güçlendirmek için kendinize sormanızı istiyorum hiç arkadaşınız olmadığını düşünün,güneşli günler yine de sizi mutlu eder miydi?

Tüm Reklamları Kapat

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close