Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
2,000 ATP Ödüllü Soru: Dedem sahura "çemşit ekmeği" diyor, araştırdım ama buna benzer bir kullanım bulamadım. Bunun etimolojik kökeni ne olabilir? Hemen cevapla! Melih Karakuş'un cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Sorulara Dön
Nisa Tümkaya
Nisa Tümkaya
20.0K UP
Üye 6 gün önce
0

Neden insanlar mantıklı olduğunu bildiği halde kaygılanmaya devam eder?

1 Cevap - 236 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
174.7K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 6 gün önce

Merhaba

Ben kendi adıma bu konuyu düşünmeye başladığımda kendimde fark ettiğim küçük ama rahatsız edici bir çelişki vardır. Aklım bana çoğu zaman “gerçek bir tehlike yok” der, ama içimdeki huzursuzluk buna pek aldıramaz .Herkeste böyle mi bilemiyorum. Mantıkla sakinleşmesi gereken bir zihin, neden hâlâ tetikte kalmaya devam ederdi? Bu sorunun peşine düşmek biraz da insanın kendi içinde olup biteni anlamaya çalışmasıyla ilgili olabilir mi? Çok iddialı bir yerden konuştuğumu söyleyemem; ama farklı okumalar yaptıkça şunu fark ettim, kaygı, çoğu zaman zayıflık ya da irrasyonellik değil, insan olmanın derin ve eski bir parçası. Bu yüzden bu konuya yaklaşırken onu “düzeltilmesi gereken bir hata” gibi değil, anlaşılması gereken bir süreç gibi görmeye çalışıyorum.

İnsanların “mantıklı olmadığını bildiği halde” kaygılanmaya devam etmesi aslında bir çelişki değil; aksine insan zihninin nasıl çalıştığına dair oldukça tutarlı bir durum. Çünkü insan yalnızca “mantıkla” değil, evrimsel olarak şekillenmiş daha eski ve hızlı çalışan sistemlerle de karar verir ve hisseder. Evrimsel açıdan bakarsak, kaygı bir hata değil, bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Atalarımız için “yanlış alarm” vermek (örneğin çalıyı yırtıcı sanmak) çoğu zaman zararsızdı; ama gerçek bir tehlikeyi gözden kaçırmak ölümcül olabilirdi. Bu yüzden insan beyni, tehlikeyi olduğundan fazla algılamaya yatkın şekilde evrimleşti. Bu durumu bazı araştırmacılar “duman dedektörü prensibi” olarak açıklar. Sistem hassas ayarlanmıştır, gereksiz yere de çalar ama bu hayatta kalmayı artırır (Nesse, 2001)[1]. Yani bugün mantıksız gibi görünen kaygılar, aslında geçmişte işe yarayan bir sistemin kalıntısıdır. Psikolojik açıdan ise mesele biraz daha karmaşıktır. Beynimizde kabaca iki sistem birlikte çalışır. Hızlı, otomatik ve duygusal olan sistem ile yavaş, analitik ve mantıklı olan sistem. Daniel Kahneman bunu “Sistem 1 ve Sistem 2” olarak açıklar. Kaygı çoğunlukla hızlı ve otomatik olan sistemden gelir; yani refleks gibidir. Mantıklı düşünce ise daha yavaş devreye girer. Bu yüzden “mantıklı olarak bir şey yok” deseniz bile bedeniniz ve duygularınız hâlâ alarmda olabilir. Kahneman’ın ifadesiyle “Duygular hızlıdır, düşünce ise yavaştır” (Kahneman, 2011)[2]. Buna nörobiyolojik olarak bakarsak, amigdala (duygusal alarm sistemi) ile prefrontal korteks (mantık ve kontrol merkezi) arasında bir denge vardır. Tehdit algısı oluştuğunda amigdala çok hızlı çalışır ve bedeninizi hazırlar; kalp hızlanır, kaslar gerilir. Prefrontal korteks ise daha sonra devreye girip “gerçekten tehlike var mı?” diye değerlendirir. Ama çoğu zaman duygusal sistem önce davranır ve etkisini sürdürür. Bu yüzden “biliyorum ama yine de kaygılanıyorum” hissi ortaya çıkar (LeDoux, 1996)[3].

Tüm Reklamları Kapat

Sosyolojik açıdan da kaygı bireysel bir mesele değildir. Modern toplumda belirsizlik, rekabet, gelecek kaygısı ve sürekli karşılaştırma hali kaygıyı besler. Anthony Giddens modern yaşamı “yüksek risk ve belirsizlik ortamı” olarak tanımlar. İnsanlar artık sadece fiziksel tehditlerle değil; iş, statü, sosyal kabul, gelecek gibi soyut tehditlerle de baş etmek zorundadır. Bu da kaygıyı daha sürekli ve kronik hale getirir (Giddens, 1991)[4]. Bir de öğrenilmiş boyutu vardır. İnsan beyni tekrar eden düşünceleri güçlendirir. Eğer bir kişi sık sık “ya kötü bir şey olursa?” diye düşünüyorsa, bu düşünce kalıbı zamanla otomatikleşir. Bu durumu Aaron T. Beck bilişsel çarpıtmalarla açıklarken zihin, olasılıkları abartır ve olumsuza odaklanır der . (Beck, 1976). Yani kaygı sadece bir his değil, aynı zamanda öğrenilmiş bir düşünme biçimidir.

Kısacası, insanın mantıksız olduğunu bilmesine rağmen kaygılanmaya devam etmesi, evrimsel olarak aşırı duyarlı bir alarm sistemine sahip olmasından, beynin duygusal ve mantıksal bölümlerinin farklı hızlarda çalışmasından ve modern toplumun belirsizlik üretmesinden kaynaklanır. Bu yüzden kaygı çoğu zaman “yanlış” değil, sadece “fazla aktif” bir sistem değil midir? sizcede.[5]

Teşekkür ederim.



Kaynaklar

  1. Randolph M. Nesse. (2001). Evolution And The Capacity For Commitment. Yayınevi: Russell Sage Foundation.
  2. Daniel Kahneman. (2012). Thinking, Fast And Slow.
  3. JE LeDoux. (1996). The Emotional Brain: The Mysterious Underpinnings Of Emotional Life. Simon And Schuster.. Yayınevi: Simon and Schuster..
  4. Giddens, A. ve Sutton, P.W., et al. (1991). Modernity And Self-Identity: Self And Society In The Late Modern Age. Yayınevi: Stanford University Press..
  5. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun."
Marie Curie
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)