Tesadüf!
Yıldız tozuyduk. Sonra kümelenip katılaştık. Ardından kimimiz kaya, kimimiz su, kimimiz bu kaya üstünde, suyun içinde, farklı farklı malzemenin oluşturduğu bir çorbada hayat buldu.
Sonrası evrimin işi. Bu zengin çorbada çeşitlendik, benzerlerimizle bir araya gelip çok daha karmaşık yapılar oluşturduk (Hücreler, dokular, organlar, organizmalar).
Kimimiz okyanuslarda kalıp evrimini sürdürür iken kimimiz karaya çıktı. Karaya çıkanlardan evrimleşe evrimleşe bize kadar geldik. Bizleri oluşturan atomlar ve atom altı parçacıklar çok daha farklı bir araya gelişler ile sayısız emsalimizi az bir farkla yarattı, yaratamaya da devam ediyor.
Devinen bir evrendeyiz ve bizden sonra bizden arta kalanlar yine ve yeniden farklı zaman ve zeminde yine farklı farklı bir araya gelişlere gebe. Bu bir kayaç da olabileceği gibi, bir çiçeğin besini, bir kelebeğin kanadı da olabilir ve hepsi tesadüf.
Tesadüfün kendisi, makro evrende oluşların neden sonuç ilişkisini kavrayacak donanıma sahip olamayışımızın bir neticesi iken, bu donanıma-yeteneklere sahip olsak bile mikro evrende, temel inşanın ustaları (atom altı dünya ve olasılık çerçevesinde) yine tesadüfler.
Bunu kabullenmek cidden zor olabilir fakat gerçek bu: Tesadüf…Sevgiyle…
Kaynaklar
- Charles Darwin. (1968). İnsanın Türeyişi. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 307.
- Friedrich Engels. (2017). Doğanın Diyalektiği. Yayınevi: Sol yayınları. sf: 415.