Sorulara Dön
0
Sanat & Edebiyat

Necip fazıl'ın destan şiiri ne anlatıyor?

1
410 görüntülenme
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak;

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,

Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;

Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir lâf var, buyurun size durum;

Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!

Yukarıdaki mısralar Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in 1947’de yazdığı ‘Destan’ isimli şiirin ilk iki kıt’asıdır. Necip Fazıl, 26 Mayıs 1904’te İstanbul’da büyük bir konakta dünyaya geldi. Baba tarafından Maraşlı olan Necip Fazıl, Heybeliada Bahriye mektebinden sonra İstanbul Dârülfünûn’u (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü bitirdi. Avrupa’ya tahsile gönderilen ilk Cumhuriyet talebeleri arasında yer aldı ve Paris’e gitti. Sorbon Üniversitesi Felsefe bölümüne girdi. Sorbon’daki eğitimini yarıda bırakarak yurda döndü.

İlk şiirleri, 1923’de Yeni Mecmua’da yayınladı.1928 yılında, henüz 24 yaşındayken ikinci şiir kitabı ‘Kaldırımlar’ın yayınlanmasıyla birlikte, birden şöhretin zirvesine çıktı. Çeşitli bankalarda çalıştı ve müfettişliğe kadar yükseldi. Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet konservatuarı, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Robert Kolej’de hocalık yaptı. 1934 yılında, otuz yaşını daha yeni doldurmuş bir genç iken yolu, mürşidi Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ne uğradı. Onu tanıdıktan sonra dünyası değişti. Geçmiş hayatına bir sünger çekerek kendisine yeni bir yol çizdi. İrşad olayını, efendisinin diriltici ve oldurucu ‘nazarı’nı (bakışını) iki mısra ile şöyle şiirleştirdi:

Bana, yakan gözlerle bir kerecik baktınız;

Ruhuma, büyük temel çivisi çaktınız!

Mürşidini tanıdıktan sonra hayatı değişen Necip Fazıl, kendini Hak ve Hakikat dâvâsına vakfetti. Yazdığı ‘Çile’ şiiri ile ebedî olanın dışında her şeyi reddettiğini ilan etti. Çıkardığı ‘Büyük Doğu’ mecmuası ile Türkiye’de yeni bir nefes ve yeni bir soluk meydana getirdi. Fikir sahasına uzandığı ve kendi deyişiyle ‘sosyal mücadele’ye atıldığı 1943’den ölümüne kadar ‘anlaşılmadan benimsenmek’le ‘tanınmadan dışlanmak’ arasına sıkışan bir yalnızlık kesitinde yaşarken, her iktidar döneminde suçlandı, sorgulandı, yargılandı, defalarca hapis yattı.

1960 ihtilali öncesinde hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararları toplam 101 yıla ulaştı. Siz değerli okuyucularıma Hüseyin Yorulmaz’ın yazdığı ‘Bir Neslin Üstadı Necip Fazıl Kısakürek’ isimli kitabı okumanızı tavsiye ederim. Elinize alınca bir nefeste okuyacaksınız inşâallah. Okuyunca da bana duâ edeceksiniz.

Uçuruma doğru giden kalabalıkların önünde kollarını makas gibi açarak ‘durun!’ diyen Üstat Necip Fazıl, sadece şiir ve yazı yazarak vakit geçirmemiş; inandığı dâvânın mücadelesini vermiştir. Onu, inananların gözünde ‘üstat’ kılan da işte bu mücadelesidir. Bir ömür boyu hem yazmış hem konuşmuş hem de ülkeyi bir baştan bir başa adım adım gezmiştir. Durun, deyip önüne geçtiği kalabalıklara ne tarafa gideceklerini göstermiş ve gelecek hakkında onlara umut vermiştir. Özellikle de gençleri muhâtab almış ve onlarla ilgilenmiştir.

İşte bütün meselem her meselenin başı

Ben bir genç arıyorum, gençlikte köprübaşı!

Tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden,

Daha keskin eliyle, başını ensesinden,

Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;

Yerleştirse başını iki diz kapağına;

Soruverse: ben neyim ve bu hal neyin nesi!

Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!

Ey genç adam, yolumu adım adım bilirsin!

Erken gel! Beni evde bulamayabilirsin!

Necip Fazıl Kısakürek, çökmüş bir cemiyeti kurtarmak için devamlı çığlıklar atan bir muzdariptir. İçinde yaşadığı toplumun durumundan dolayı dev sancılar taşıyan bir muzdariptir. Toplumun durumunu dert edinen Üstad, bu durumdan kurtulmanın yolunu da gösterir ve der ki:

Yaram var, havanlar dövemez merhem;

Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.

Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;

Yollar ki, Allah’a çıkar, bendedir.

Şiirlerinde muhatab aldığı ve Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yoğurmaya çalıştığı gençler için kaleme aldığı ‘Gençliğe Hitabe’ bir destandır, gençlere bir mesajdır. Gençler için hava, ekmek ve sudan daha önemli bir gıdadır. Bizim neslimiz bu gıda ile beslendi. Her birimizin yatakhanemizdeki dolabımızın kapısının iç ve dış kapağında bu hitabe yer alırdı. Herkes bu hitabeyi ezbere okurdu. Bizim nesil (altmışlı ve yetmişli yılların gençliği) böyle yetişti. Üstad, bu Hitabede bize bir hedef gösterdi ve şöyle dedi:

“Genç adam! Senden beklediğim: Manevi babanın tabutunu musallâ taşına, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâvâ taşını da gediğine koymandır.” Onun bizzat ağzından bu komutu alan bizler, artık yerimizde duramazdık ve duramadık da; gece-gündüz çalıştık. Şimdi ise, sohbet halkalarımızdaki gençlere bu hitabeyi ezberletmek şöyle dursun, yüzüne okutamıyoruz; kekeleyerek okuyorlar. Bütün bunları gördükten sonra ‘Durun kalabalıklar!’ demeyelim de ne diyelim? Her şeyden önce kendi insanımıza, derdini ve dâvâsını unutan, hafif bir rüzgâr karşısında savrulan, beraber yola çıktığımız halde yarı yolda kalan kardeşlerimize haykıracağız. ‘Durun kalabalıklar!’

‘Benim, bu dünyaya söyleyecek sözüm var’ diyen siz değerli ve dertli okuyucularımıza ilk planda yukarıda ismini verdiğim kitabı, devamında da Üstad’ın eserlerini hazmederek okumanızı tavsiye ederim. Her akşam olmasa bile haftanın belli akşamlarında evde ev halkına ve özellikle çocuklarınıza Üstad’ın Çile, Muhâsebe, Zindandan Mehmed’e Mektup, Sakarya Türküsü, O Erler ki, Kaldırımlar, Destan isimli şiirlerini okumanızı ve Üstad’ın dünyasına girmenizi tavsiye ederim. Onu dünyasına girerseniz bu yolda geri dönmeden yürümeye devam edersiniz. O, şöyle der:

Rahminde cemiyetin ben doğum sancısıyım!

Mukaddes emânetin dönmez dâvâcısıyım.

Ömrünü ‘eskimeyen yeni, solmayan renk ve pörsümeyen hakikat’ uğrunda mücadelelerle geçiren Üstad, zindanda iken bile bize umut verdi ve şöyle dedi:

Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Ele avuca gelmeyen Necip Fazıl Kısakürek, bir Allah dostunun ‘nazarı’ (diriltici bakışı) ile dirildi ve birçok insanı diriltti. Hz. Peygamber’i öldürmeye giderken dirilen Hz. Ömer gibi dirildi. Şimdilerde bu diriltici ‘nazar’a ve ele avuca gelmeyen insanlara ne de çok ihtiyacımız var.

Öyle ise niye duruyorsunuz? ‘Durun kalabalıklar!’ deyip de çıksanız ya ortaya, belki de aradıklarımız kalabalıkların içindedir.

364 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın