Paylaşım Yap
Sorulara Dön
1

Makaledeki GRB 090423'ün ışığının dünyamız oluşmadan önceki 9 milyar yıl boyunca kaotik ortamdan sıyrılıp ulaşması nasıl mümkün olmuştur?

2. sorum dünya 4.5 milyar yaşındayken, görülen bu yıldız olaydaki ışık hali hazırda 9.5 milyar yıllık yolu katetmişken (1.sorumdaki gibi dünyanın, henüz yıl tozu ve kopan parçarla oluşamaya başladığı kazandığı hız veya kaybettiği hız neticesindeki belirsiz konum değişikleriyle, daha canlılık bile oluşmamışken), bunun 13 milyar yıl sonra bizim gözlemimize yansıması nasıl mümkün olmuştur ?
483 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Sinancan Kara
Sinancan Kara
1,830 UP
Fizik Yüksek Lisans

Merhaba,

Bize ulaşan görünür ışık değil, GRB 090423'ün yaydığı Gama ışını.

Görünür ışık, toplam ışık tayfının sadece ufak bir kısmı, biraz daha enerjili hali mor ötesi, biraz daha enerjisizi kızılötesi oluyor, biz bunları göremiyoruz. Çünkü gözümüz Güneş'ten gelen ışıkları görecek şekilde evrimleşti ve Güneş çoğunlukla görünür ışık yayıyor.

Tüm Reklamları Kapat

GRB 090423'ün yaydığı Gama ışınları en yüksek enerjiye sahip ışıklar. Vücudumuzu delip geçen (röntgen çekiminde kullanılan) X-ışınlarından bile daha güçlü. Dolayısıyla 13 milyar yıllık yolu geçebilmeyi başarmış, hiçbir şey engelleyememiş. Başka türlü bir ışığın bu mesafeden gelmesi pek mümkün olmazdı.

İkinci sorunuza gelince, GRB rastgele yayabildiği her yere ışığı yayıyor, ışık her yönden dağılıyor. 13 milyar yıl önce yola çıkmaya başlıyor, 8.5 milyar yıl gitmişken Dünya oluşuyor, 4.5 milyar yıl daha yol katediyor. Bugün, yola çıkamsından 13 milyar yıl sonra, Dünya 4.5 milyar yıl yaşındayken de bizim de dahil olduğumuz bir bölgeye ışığı ulaşıyor.

Özetle ışığı Ay'a da, Jüpiter'e de, Plüton'a da ulaşıyor çünkü her yere doğru saçılıyor, Dünya'yı hedefleyen ok gibi değil yani.

204 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Wikipedia. Gama Işınları. (7 Aralık 2020). Alındığı Tarih: 7 Aralık 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Ögetay Kayalı
Astrofizikçi

Olayın Gama ışını olmasıyla doğrudan bir alakası yok, aksi takdirde çok daha düşük enerjili olan mikrodalga ışıması olan kozmik mikrodalga arkaplan ışımasını (CMB) ölçemezdik ki bu bize evrende ölçülebilir en uzak noktadan geliyor. Gözlenebilir tüm nesnelerden en uzak nokta olan son saçılma yüzeyinden. Dolayısıyla bu soruyu biz nasıl oluyor da CMB'yi ölçebiliyoruza genellersek aradığımız cevaba yaklaşabiliriz.

Bu konu aslında göründüğü kadar basit değil o nedenle analizin detaylarına girmeyeceğim lakin en büyük zorluğun Samanyolu düzlemi olduğunu bilmekte fayda var. Doğal olarak Samanyolu galaksisinin içerisinde yer aldığımızdan, gökyüzünün kayda değer bir kısmı bu gaz ve tozla ve birçok noktada yıldızlarla kapatılmış durumda. Bu alan CMB analizinde toplam gözlemden çıkartılıyor.

Özetle bize bu düzlemden ulaşan ışık çeşitli süreçlere (saçılma, soğrulma vb.) maruz kalıyor. Dolayısıyla bir doğrultudan gelen ışığa birçok faktör ekleniyor. Mesele bu faktörlerin bilinip bilinmemesinde. Örneğin Samanyolu'nun herhangi bir doğrultusu için hangi dalga boyunun ne tür etkilere maruz kaldığını bilmek çok önemli. Eğer bunları bilirseniz bu faktörleri hesaba dahil ederek arka plandan gelen ışınımı "gelen toplam ışıktan" ayrıştırmak belirli bir ölçeğe kadar mümkün olabiliyor. Elbette burada anlatıldığı kadar kolay değil.

Tüm Reklamları Kapat

Bunu ölçmenin bir yolu, Samanyolu'nun çeşitli noktalarındaki standart gözlemleri gerçekleştirmek. Ne tür olduğunu bildiğiniz standart bir yıldızın ışığındaki değişimler, yıldızdan gelen ışığın o doğrultuda ne gibi süreçlere maruz kaldığı hakkında bilgi veriyor. Bu tür gözlemlerle bunlar haritalandırılabiliyor.

GRB'lerdeki avantajlı durum ise yayılan ışınımın çok şiddetli olması. Aslında az önce bahsettiğimiz olaydan pek de bir farkı yok. Mesele sinyal-gürültü oranında (SNR - signal to noise ratio). Evrendeki çok az süreç gama ışını üretiyor, dolayısıyla gama ışını dalga boyunda çok fazla gürültü yok (fakat hala var!). Ve bu patlamalar çok anlık ve şiddetli olduğu için sinyal, gürültüye oranla çok daha fazla oluyor. Bu nedenle bu verileri inceleyebiliyoruz. GRB benim hocamın da uzmanlık alanlarından biri ama benim çalışma konum değil. Lakin gördüğüm kadarıyla söyleyebilirim ki yukarıdaki nedenler gibi birçok neden bazı gözlemleri çöpe attırabiliyor.

Bunları gözlenmesi ise mesafe-genişleme ilişkisiyle alakalı. Yeterli uzaklıktaki bir cisimden, evrenin genişlemesi de buna dahil olduğunda, çok uzun bir süre sonra ışık alabiliyoruz. Fakat evren genişlediği için bu ışık çok uzak cisimlerde kayda değer miktarda kırmızıya kayma gösteriyor. Örneğin CMB'nin mikrodalga bölgede olmasının nedeni bu, şu anda 2.73 Kelvin gibi bir kara cisim ışımasına denk düşse de bu aslında orijinalde bunun bin katı mertebelerinde sıcaktı. Fakat evren genişledikçe bu fotonlar da enerjilerini kaybettiler. Yani gelecekte çok daha soğuk görünecekler.

Yukarıda anlattığım CMB gözlemleriyle ilgili detayları lisans bitirme tezimde biraz daha detaylı anlattım. Referanslara ekliyorum.

Kaynaklar

  1. Ö. Kayalı. (2017). Evrenin Gözlemsel Özellikleri. Researchgate. doi: 10.13140/RG.2.2.25466.59847. | Arşiv Bağlantısı
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Sinancan Kara
Sinancan Kara
1,830 UP
Fizik Yüksek Lisans

Merhaba tekrar,

Ögetay Kayal çok güzel açıklamış modelleme sürecini. Gelen ışığın yolda nelere maruz kaldığı, teleskopun kameralarının gelen ışıkla etkileşimi, galaksiden gelen hangi ışıklara maruz kaldığı modelleniyor ki elimizde ışık kaynaktan çıktığı gibi görülebilsin. Biz de sanki kaynağın yanından bakıyormuşçasına ışıktan gelen bilgileri (hangi maddeler var, enerjisi nasıl vs) spektroskopi yöntemi ile elde edebilelim.

Fakat burda sorulan teknik olarak nasıl anlamlı hale getirip ayırt ediyoruzdan ziyade o ışık demeti evrenin içinde nasıl sönüp gitmeden geliyor sanırım, onun için kafa karışıklığı olmasın diye ek yapmak isterim, evrenin her yerinden yola çıkan her ışık bize ulaşamıyor. Işık gelse de, modellenemeyecek kadar sönük olabilir anlamlı hale getirilemeyebilir, bu durum yukarıda açıklanmış. Fakat uzayda 9 milyar ışık yılı boyunca giden bir ışın demetinin sönmeden bize nasıl gelebildiğine bakacak olursak, ışığın yüksek enerjili gamma olması burada önemli oluyor, zira o kadar uzaktan bize ulaşabilecek çok sayıda ışık türü yok. Söz edilen uzaklıktan tutulan bir el feneri ışığını bırakın modellememizi, bize ulaşması mümkün olmaz çünkü tamamen soğrulurdu. Basitçe en büyük faktör yıldızlararası ortam ve yoğun kozmik tozlar tarafından soğrulmaması, ışığın sağa sola saçılmaması (scatter) gerekiyor bize ulaşması için.

Tüm Reklamları Kapat

Görünür ışık, mor ötesi, hatta X-ışınının bir kısmı bu tozlar tarafından soğuruluyor veya çok fazla saçılıyor. Eğer çok çok uzaktaysa bu ışık kaynağı geriye bizim modellememiz için bir şey kalmıyor zira tamamen bastırılıyor. Enerjik X-ışınları (hard x-ray) ve gamma ışınları soğurulmadan geçebiliyor bu tozdan. Tamamen zıt şekilde, CMB gibi radyo ışıkları da dalga boyları çok büyük olduğu için soğrulmadan geçebiliyor. Delip geçmekle, hiç temas etmeden geçmek gibi düşünebilirsiniz. Basitçe o kadar uzaktan bize ulaşmasının iki yolu vardı, ya Gama gibi çok yüksek enerjili olacaktı, ya da gazın tozun içinden etkilenmeden geçip giden radyo-mikrodalga olacaktı. Gama ışını patlamalarının arkasından kızılötesi ışımalar da geliyor, o da örneğin ulaşmış bize sanırım bu örnekte, ama düşük enerjili astronomi hiç yapmadım, ondan çok bildiğim bir alan değil, emin değilim.

Demek istediğim biz sadece yüksek enerjilileri görüyoruz değil, Dünya'da bize ulaşan her dalga boyunu eğer yeterli veri varsa modelleyip ayırt edebiliyoruz, fakat eğer bize ulaştıysa ve ayırt etmeye bir şey kaldıysa. Ulaşması da yukarıdaki etmenlere bağlı.

Kaynaklar

  1. Wikipedia. Sönme. (11 Aralık 2020). Alındığı Tarih: 11 Aralık 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close