Kur’an ile modern biyolojik evrim teorisinin özellikle insanın kökeni konusunda ciddi bir gerilim taşıdığı söylenebilir. Bu gerilim, daha çok Hz. Âdem’in yaratılış anlatımından kaynaklanır.
Kur’an’da insanın yaratılışı birçok yerde özel ve doğrudan bir fiil olarak anlatılır. Hicr 26’da insanın “kuru bir çamurdan” yaratıldığı, Sad 72’de Allah’ın Âdem’e ruhundan üflediği belirtilir. Bakara 30–34’te ise Âdem’in meleklere tanıtılması ve ona secde edilmesi anlatılır. Bu anlatım, klasik İslam tefsir geleneğinde ilk insanın doğrudan ve özel yaratıldığı şeklinde anlaşılmıştır. Ayrıca Âl-i İmran 59’da Âdem’in yaratılışı, babasız yaratılan İsa’ya benzetilir; bu da mucizevi ve doğrudan bir yaratım vurgusu olarak yorumlanır.
Modern evrim teorisi ise insanın, diğer canlılarla ortak ataya sahip olduğunu ve doğal seçilim gibi biyolojik mekanizmalarla uzun bir süreçte ortaya çıktığını savunur. İnsan, bu modele göre ayrı ve özel bir başlangıçla değil; biyolojik süreklilik içinde evrimleşmiştir. Bu noktada temel farklılık şudur: Kur’an’ın klasik yorumunda insan ontolojik olarak ayrı ve özel bir yaratımken, evrimsel biyolojide insan diğer canlı türlerinin devamı olan bir türdür.
Bazı ayetlerde geçen “sizi evrelerden geçirerek yarattı” (Nuh 14) veya “her canlıyı sudan yarattı” (Nur 45) ifadeleri evrimle uyumlu şekilde yorumlanabilir. Ancak bağlam incelendiğinde bu ayetlerin doğrudan türler arası evrim mekanizmasına işaret ettiği açık değildir. Klasik tefsir literatüründe de bu ayetler Darwinci evrim anlamında yorumlanmamıştır. Bu nedenle modern evrim teorisini doğrudan Kur’an’dan çıkarmak yorum genişletmesi olur.
Sonuç olarak, Kur’an metni modern biyolojik evrimi açıkça tartışmaz; ancak Hz. Âdem’in özel ve doğrudan yaratıldığı yönündeki geleneksel anlayış esas alındığında, insanın başka canlılardan evrimleştiğini savunan teoriyle teolojik bir çelişki ortaya çıkar. Bu çelişki özellikle insanın kökeni meselesinde belirgindir[1]
Kaynaklar
- E. M. H. Yazır. (2008). Açıklamalı Kur'anı-I Kerim Meali (Cep Boy). Yayınevi: Huzur Yayınevi.