Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
2
Puan Ver

Konuşma yetisi tıpkı insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da evrilebilir mi? Bunun için neler gereklidir?

1
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Konuşmanın ve dilin nasıl evrimleştiğini açıklamak yeterli olacaktır.

Kısa: İnsan dili çok uzun ve karmaşık yollardan geçerek bugünlerine gelmiştir. Konuşma, sosyal bir toplumun, hele ki insan gibi zekaya ve giderek artan karmaşıklığa dayalı sosyal bir toplumun kaçınılmaz bir sonucu olarak doğmuştur, çevresel baskıların etkisi altında evrimleşmiştir. İnsan türü, sosyal yapısına bağımlı olarak evrimleşmiş bir türdür ve dolayısıyla sosyal yapıyı destekleyecek her unsur, evrimsel açıdan korunacaktır. İşte zaten çok eski atalara dayanan ses çıkarma yetisi, giderek karmaşık bir hal almış ve konuşma olarak, daha karmaşık ses paketleri halinde kendini göstermeye başlamıştır. Bu karmaşıklaşmayı, seslerin tekrarlanması ve belirli kurallara göre dizilmesi takip etmiştir ve sonucunda, günümüzdeki diller evrimleşmiştir.

Biraz Ayrıntı: Konuşmanın Evrimindeki Kilit Noktalar

Bu konu da, uzun zamandır bilim insanlarının merceği altındadır. Her ne kadar araştırmalar, bütün noktaları belirleyip, genel bir teori geliştirebilecek kadar sonuç getirmiş olamasa da, bütün araştırmaların vardığı tek bir nokta vardır: Beynin evrimi!

Yine zekanın evrimiyle ilgili yazımızda açıkladığımız gibi, beynin evrimini tetikleyen belli başlı unsurlar olmuştur. Bu unsurlar, insanların evrimi sırasında çevresel olarak etki etmeseydi, belki de hiçbir zaman insan bu kadar zeki bir tür olamayacaktı. Benzer şekilde, bu unsurlar eğer aynı şekilde (veya benzer şekillerde), başka canlı türlerinin üzerine etki etseydi, günümüzde zeki olan türler başka türler olacaktı (veya hiçbir tür zeki olmayacaktı). Ancak doğal süreçlerin etkisi altında, insanın zekasına etki eden bazı unsurlar bir araya geldi ve insan beyni, hızla evrimleşmeye başladı. Bu süreçte, insanı "insan" yapan birçok özellik kazanıldı. İşte konuşma da, bunlardan biridir.

Konuşmayı sağlayan birincil beyin bölgeleri, en üstte verdiğimiz yazımızda da belirttiğimiz gibi Broca Alanı ve Wernicke Alanı denen iki alandır ve bunlar, beynin en dış kabuğunda, yani özellikle insana "insani" özelliklerini katan kabukta bulunur.

Bu alanların evrimi, konuşmanın gerçekleşmesi için inanılmaz bir öneme sahiptir; zira Broca Alanı ses biçimlerini kontrol ederken, Wernicke Alanı daha gelişmiş boyutta, kelime dizimi ve cümle bazında anlamlı sesler çıkarılmasını sağlar. Eğer ki bir insanın Broca Bölgesi hasar görürse, o kişinin konuşabilmesi imkansızdır. Öte yandan bir kişinin Broca Bölgesi sağlamken, Wernicke Alanı hasar görürse, kişi sesler çıkarır ve konuşabilir; ancak bu konuşma anlamlı olmaz, sorulara anlamlı cevaplar verilemez ve kişi, bu anlamsızlığı bilinçli olarak fark edemez, sorulara mantıklı cevaplar verdiğini sanar. Yani bizim karmaşık konuşmamız, beynin bu iki bölgesinin dansıyla sağlanır.

Tam da beklendiği gibi, Evrimsel Biyoloji açısından incelediğimizde ise, insanın yakın akrabası olan türlerde müthiş bir durumla karşılaşılır: Bu canlıların beyinlerinde, Wernicke Alanı'na karşılık gelen bölge, insanınkinden daha basit yapılıdır ve bu canlıların hemen hiçbirinde insandaki kadar gelişmiş bir Broca Alanı bulunmaz! Bu canlılarda, bunların homologları (eşleri) bulunur; ancak Broca Alanı, oldukça basit yapılıdır (Wernicke Alanı göreceli olarak daha karmaşık ve ileri düzeydir). Yani bu canlıların konuşamaması, beyinlerindeki evrimle, özellikle de Broca Alanı'nın evrimiyle doğrudan alakalıdır diyebiliriz.

Yapılan araştırmalara göre insana giden kolda, konuşmayı ilk başaran türler, iki ayak üzerine kalkmaya başlamalarıyla birlikte Australopithecus cinsleri ve yakın akrabaları olmuştur. Tarih olarak ise 3.5 milyon yıl kadar önce, yani bu cinslerin evriminin en üst noktalarındayken bildiğimiz anlamıyla konuşmaya yakın bir iletişim türünün başladığı düşünülmektedir. Bunun sebebi iki ayak üzerine kalkmanın beraberinde getirdiği kas ve iskelet sistemi değişimlerinin konuşmaya uygun, L şeklindeki ses yolunu evrimleştirmesidir. Ancak yine de bu türlerin konuşma biçimi, asla bizler, yani Homo cinsi kadar ileri düzey olamamıştır. Hatta uzmanlar, oldukça yakın akrabalarımız olan Neandertallerin bile insan kadar karmaşık sesler çıkaramadığı (ve hatta bazı bilim insanları ise konuşamadığı) yönünde veriler sunmaktadırlar. Tüm bu türlerin ses çıkarma ile konuşma arasındaki evrimsel geçişine Hawaii Üniversitesi'nden dilbilim profesörü Derek Bickerton ön-dil adını vermektedir. Bu tanıma göre, tam olarak konuşayan türlerin, tam olarak konuşmak için evrimleştirmesi gereken unsurlar:

  1. Tam gelişmiş bir söz dizimi,
  2. Geçmişe ve geleceğe yönelik referansta bulunabilmek adına çekimler,
  3. Kapalı sistemli bir kelime dağarcığıdır.

Dolayısıyla konuşmanın evrimi gibi soyut gelen bir konuda bile kademeli bir evrimden söz etmek mümkündür.

Yapılan bazı araştırmalar ise, dili tetikleyen olgunun insanların FOXP2 isimli bir alelinde meydana gelen bir mutasyon olduğunu ileri sürmektedir. Ancak sonradan gelen araştırmalar, bu araştırmanın iddialarını biraz sarsmıştır, zira incelemeler, bu mutasyonun Neandertal-Modern İnsan ayrımından önce gerçekleştiğini, dolayısıyla insan konuşmasında doğrudan bir etkisi olamayacağını göstermektedir. 

Daha fazla ayrıntı için makaleye mutlaka bakınız. https://evrimagaci.org/insanlarda-konusmanin-evrimi-uzerine-337

177 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyoloji fizik değildir; çünkü organizmalar fazlasıyla karmaşık fiziksel nesnelerdir. Sosyoloji de biyoloji değildir; çünkü insan toplumları özfarkındalığa sahip organizmalardan oluşur.”
Richard Lewontin