Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
2
Puan Ver

Karanlık bir ortama ilk girildiği anda hiç göremeyip sonradan karanlığa alışmak nasıl mümkün oluyor?

3
139 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
3 Cevap

Göz hem fazla ışığı, hem de yıldızların çok zayıflamış aşığını aynı nitelikte görebilir. Bu uyum insanın beynindeki görme merkezine ve bütün bir görme sistemine verilmiş olan uyum mekanizmalarıyla gerçekleşir.

Gözün yoğun ışıklı ve koyu karanlık ortama belli bir zaman sonra uyum sağlaması, gözbebeğinin (pupilla) açıklığını değiştirmesi, reseptör (ışığa hassas duyu hücreleri) ve sinir uyumu mekanizmaları ile gerçekleşir. Gözbebeğinin etrafında düz kaslarla sarılmış gözün renkli kısmı olan irisin görevi göze giren ışık miktarını düzeltmektir. Fotoğraf makinesinde ise, aynı işi diyafram görür.

Göz şiddetli ışık geldiğinde, refleks olarak gözbebeği daralır ve göze giren ışık miktarı azaltılır. Gözün ışığa duyarlı hücreleri, koni ve çabuk şekiller olmak üzere ikiye ayrılır. Koni şekilliler renkli ve ayrıntılı görmede, çabuk şekilliler ise, karanlıkta ve siyah-beyaz görmede rol alır. Bu iki hücrede bulunan ışığa duyarlı rhodopsin isimli maddelerin yapısında A vitamini bulunur. Bu maddenin azalması ışığa olan duyarlılığı azaltır. Yoğun ışıkta bu madde parçalandığında gözün ışığa duyarlılığı azalır ve karanlık noktalarında görülmesi sağlanır. Karanlıkta A vitamini ile opsinler çok hızlı şekilde bileşerek fotokimyevi maddeyi oluşturur.

Fotokimyevi madde yapımı karanlıkla artırılarak göz ışığa duyarlı hale gelir. Örneğin karanlık bir odada veya gece yıldızları seyrederken bu olay gerçekleşir. Bütün bunlar saniyenin çok küçük birimlerinde oluşur. Fakat beynin bu durumu algılaması biraz daha geç olur.

Eğer 50 yaşın üzerindeyseniz, bu duruma çok da şaşırmamanız gerekir. Örneğin 50 yaşında bir sürücü geceleyin araç kullanırken 30 yaşındaki bir sürücüye göre iki kat daha fazla ışığa ihtiyaç duyar ve bu çok normaldir. Ancak çok az insanın, ilerleyen yaşla birlikte gece görüşünde değişiklik olmaz. Normal, sağlıklı bir gözde, ışık gözbebeğinden girerek göz merceğinden geçer ve gözün arka kısmında görüntülerin biçimlendiği retinaya ulaşır. Retinada koni ve çubuk biçiminde iki çeşit nöron vardır. Kedilerin karanlıkta göz mercekleri çok büyür. Kedigillerin gözünde 'tapetum' adlı bir tabaka vardır. Bu tabaka göz merceğinden geçen ışığı bir kez daha merceğe yansıtır ve var olan ışık miktarını ikiye katlayarak geceleri çok rahat görmelerini sağlar. Ayrıca kedigillerin gözlerindeki görme reseptörlerinin sayısı insanlara göre üç misli fazladır. Yaşla birlikte gözlerimiz de değişime uğrar. Adaptasyon süresi uzar

İristeki kas tellerinin zayıflaması, gözün ışık şiddetindeki değişikliğe adapte olma yeteneğini de etkiler. Yaşlı gözlerde karanlığa adaptasyon süresi daha uzundur. Yaşlı gözlerdeki bir diğer değişim de, göz merceğinin yavaş yavaş matlaşmasıdır. :) :)

Eğer cevabınıza yardımcı olduysa fotoğrafın altındaki yukarı ok tuşuna basarak ve teşekkür butonuna basarak bana destek olabilirsiniz. Bilim ile kalın...

Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
4

Kaynaklar

lise son sınıf öğrencisi olarak cevap verdiğim için yanlışlarım olabilir okulda öğrendiğimiz kadar cevap vericem rhodopsin denilen bir protein vardır ve üretilmesi için a vitamini şarttır hatta eksikliğinde görülen hastalık gece körlüğü ya da tavuk karası gibi isimlerle anılır. Bu protein aydınlıkta parçalanır karanlıkta ise üretilir o yüzden aydınlık ortamdan karanlık ortama girdiğimizde hem bu proteinin üretimi hem de göz bebeğimizin büyümesi için(göze daha çok ışık girmesini sağlamak amacıyla) bir miktar süre geçmesi gerekir nedeni budur

458 görüntülenme
Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (4)
Paylaş
4

Merhabalar

Mekanizmalardan birisi karanlık bir ortamda uzun süre kalınca basil ve konilerde ‘ışığa duyarlı pigmentler’ artar. Tam tersine aydınlıkta uzun süre kalınca ‘ışığa duyarlı pigmentler’ azalır. Bu kimyasalların değişimi için bir süreye ihtiyaç vardır.

İkinci mekanizma ise ışık şiddetine göre pupilin boyutunun değişmesidir aydınlıkta pupil boyutu küçülür, karanlıkta büyür böylece ışıktan sırasıyla daha az ve daha fazla yararlanırız.

Üçüncü mekanizma ise nöronal uyumdur. Karanlıktan aydınlığa geçince bipolar, horizontal, amakrin ve gangliyon hücrelerin (bunlar özel sinir hücreleri gibi şeyler) sinyal iletim hızı en başta fazladır ama sinyaller çeşitli basamaklarda azalır.

Kısaca denilen durumun sebebleri çoktan aza doğru fotokimyasal maddeler, pupil uyumu ve nöronal uyumla açıklanır.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş
1

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Ne yazık ki, kemiklerin aksine, davranışlar fosilleşmemektedir.”
Richard Leakey