Evrim Ağacı Soru & Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Karanlık bir ortama ilk girildiği anda hiç göremeyip sonradan karanlığa alışmak nasıl mümkün oluyor?

3
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
3 Cevap

Göz hem fazla ışığı, hem de yıldızların çok zayıflamış aşığını aynı nitelikte görebilir. Bu uyum insanın beynindeki görme merkezine ve bütün bir görme sistemine verilmiş olan uyum mekanizmalarıyla gerçekleşir.

Gözün yoğun ışıklı ve koyu karanlık ortama belli bir zaman sonra uyum sağlaması, gözbebeğinin (pupilla) açıklığını değiştirmesi, reseptör (ışığa hassas duyu hücreleri) ve sinir uyumu mekanizmaları ile gerçekleşir. Gözbebeğinin etrafında düz kaslarla sarılmış gözün renkli kısmı olan irisin görevi göze giren ışık miktarını düzeltmektir. Fotoğraf makinesinde ise, aynı işi diyafram görür.

Göz şiddetli ışık geldiğinde, refleks olarak gözbebeği daralır ve göze giren ışık miktarı azaltılır. Gözün ışığa duyarlı hücreleri, koni ve çabuk şekiller olmak üzere ikiye ayrılır. Koni şekilliler renkli ve ayrıntılı görmede, çabuk şekilliler ise, karanlıkta ve siyah-beyaz görmede rol alır. Bu iki hücrede bulunan ışığa duyarlı rhodopsin isimli maddelerin yapısında A vitamini bulunur. Bu maddenin azalması ışığa olan duyarlılığı azaltır. Yoğun ışıkta bu madde parçalandığında gözün ışığa duyarlılığı azalır ve karanlık noktalarında görülmesi sağlanır. Karanlıkta A vitamini ile opsinler çok hızlı şekilde bileşerek fotokimyevi maddeyi oluşturur.

Fotokimyevi madde yapımı karanlıkla artırılarak göz ışığa duyarlı hale gelir. Örneğin karanlık bir odada veya gece yıldızları seyrederken bu olay gerçekleşir. Bütün bunlar saniyenin çok küçük birimlerinde oluşur. Fakat beynin bu durumu algılaması biraz daha geç olur.

Eğer 50 yaşın üzerindeyseniz, bu duruma çok da şaşırmamanız gerekir. Örneğin 50 yaşında bir sürücü geceleyin araç kullanırken 30 yaşındaki bir sürücüye göre iki kat daha fazla ışığa ihtiyaç duyar ve bu çok normaldir. Ancak çok az insanın, ilerleyen yaşla birlikte gece görüşünde değişiklik olmaz. Normal, sağlıklı bir gözde, ışık gözbebeğinden girerek göz merceğinden geçer ve gözün arka kısmında görüntülerin biçimlendiği retinaya ulaşır. Retinada koni ve çubuk biçiminde iki çeşit nöron vardır. Kedilerin karanlıkta göz mercekleri çok büyür. Kedigillerin gözünde 'tapetum' adlı bir tabaka vardır. Bu tabaka göz merceğinden geçen ışığı bir kez daha merceğe yansıtır ve var olan ışık miktarını ikiye katlayarak geceleri çok rahat görmelerini sağlar. Ayrıca kedigillerin gözlerindeki görme reseptörlerinin sayısı insanlara göre üç misli fazladır. Yaşla birlikte gözlerimiz de değişime uğrar. Adaptasyon süresi uzar

İristeki kas tellerinin zayıflaması, gözün ışık şiddetindeki değişikliğe adapte olma yeteneğini de etkiler. Yaşlı gözlerde karanlığa adaptasyon süresi daha uzundur. Yaşlı gözlerdeki bir diğer değişim de, göz merceğinin yavaş yavaş matlaşmasıdır. :) :)

Eğer cevabınıza yardımcı olduysa fotoğrafın altındaki yukarı ok tuşuna basarak ve teşekkür butonuna basarak bana destek olabilirsiniz. Bilim ile kalın...

Teşekkür (2)
Paylaş
3

Kaynaklar

  1. NewYork Times

lise son sınıf öğrencisi olarak cevap verdiğim için yanlışlarım olabilir okulda öğrendiğimiz kadar cevap vericem rhodopsin denilen bir protein vardır ve üretilmesi için a vitamini şarttır hatta eksikliğinde görülen hastalık gece körlüğü ya da tavuk karası gibi isimlerle anılır. Bu protein aydınlıkta parçalanır karanlıkta ise üretilir o yüzden aydınlık ortamdan karanlık ortama girdiğimizde hem bu proteinin üretimi hem de göz bebeğimizin büyümesi için(göze daha çok ışık girmesini sağlamak amacıyla) bir miktar süre geçmesi gerekir nedeni budur

Teşekkür (3)
Paylaş
3

Merhabalar

Mekanizmalardan birisi karanlık bir ortamda uzun süre kalınca basil ve konilerde ‘ışığa duyarlı pigmentler’ artar. Tam tersine aydınlıkta uzun süre kalınca ‘ışığa duyarlı pigmentler’ azalır. Bu kimyasalların değişimi için bir süreye ihtiyaç vardır.

İkinci mekanizma ise ışık şiddetine göre pupilin boyutunun değişmesidir aydınlıkta pupil boyutu küçülür, karanlıkta büyür böylece ışıktan sırasıyla daha az ve daha fazla yararlanırız.

Üçüncü mekanizma ise nöronal uyumdur. Karanlıktan aydınlığa geçince bipolar, horizontal, amakrin ve gangliyon hücrelerin (bunlar özel sinir hücreleri gibi şeyler) sinyal iletim hızı en başta fazladır ama sinyaller çeşitli basamaklarda azalır.

Kısaca denilen durumun sebebleri çoktan aza doğru fotokimyasal maddeler, pupil uyumu ve nöronal uyumla açıklanır.

Teşekkür (1)
Paylaş
0

Kaynaklar

  1. Guyton Hall Tıbbi Fizyoloji Sayfa 653 Karanlık ve Aydınlık Uyumu
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yapmadığınız atışların yüzde yüzünü ıskalarsınız.”
Wayne Gretzky
Geri Bildirim Gönder