5

İnsanların deri renklerinin farkı nereden kaynaklanıyor?

Farklı deri renklerinin çevre adaptasyonu ile alakalı olduğunu okumuştum. Fakat şuan görüyorum ki her deriden insan her ortamda yaşayabiliyor. Üstelik bu durum modernöncesi dönem için de geçerli görünüyor. Öyleyse farklılığın başka bir nedeni var mı?

8
228 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
8 Cevap
Orijinal Soru: Soğuk bölgelerde insanlar beyaz tenli iken sıcak bölgede insanlar koyu tenli ama güneş ışığı beyaz rengi yansıtıyor koyu rengi emiyor peki nasıl ?

Aslında beyaz ve siyah renkler arasında böyle bir kavramın olduğunu bilsekte ten renklerinde durum farklı oluyor. Yani beyaz güneş ışığını emer siyah yansıtır . Ben bu durumu vüdun terlemesi (soğuması) ile bağdaştırıyorum anlatmak istediğim şey sıcak veya soğuk bölgelerde insanın vücut ısısısını koruması gerek(homeostasi) sıcakta terlemeye ihtiyacı var vücudun soğuması için ; bu yüzden daha çok güneş ışığını yansıtması gerek , soğukta ise vücudun normal sıcaklığını koruması için güneş ışığını emmesi gerekmektedir .

390 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
4
Teşekkür (2)
Paylaş
4
Orijinal Soru: İnsanlardaki ten rengi değişimi evrimsel ise çok güneş alan afrikalıların beyaz tenli olması gerekmez mi?

Normalde güneş bol olduğunda açık renkli giyiniriz çünkü açık renkler güneşi yansıtır ancak derimiz için tam tersi geçerlidir; siyah ten, güneş ışınlarını bloke eder ve vücuda geçirmez. Beyaz renk ise güneş ışınlarını bolca geçirir. Çünkü giysilerinizde biyokimyasal reaksiyonlar gerçekleşmez ve derinize renk veren madde, giysilerinize renk veren sentetik maddeler aksine, organik bir molekül olan melanin'dir; farkı bu yaratır.

Evrim Ağacı sitesinde bu konu ile ilgili çok güzel bir yazı var, okumanı tavsiye ederim.

328 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
2
Teşekkür
Paylaş
2

Kaynaklar

  • Yazar Yok. İnsanlarda Deri Renginin Evrimi Ve Kılların Seyrelmesi Üzerine.... (23 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 23 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı

İnsanların ten rengi, binlerce yıldır süregelen evrimsel süreçte dengeleyici bir tepki olarak ortaya çıktı. Dünya genelinde ten renginin ekvator yakınlarında en koyu, kutuplarda en açık olacak şekilde evrimleşmesinin aslında gayet ikna edici bir açıklaması var. En basit şekilde, koyu renk güneşli bölgelerde avantaj sağlarken, açık ten rengi az güneş alan bölgelerde daha avantajlı.

Hamer Kabilesi üyeleri, Etiyopya’nın Omo Nehri vadisinde günbatımında yürüyor. Araştırmalar, ten renginin ekvatoral Afrika’dan kuzey ve güneye; daha yüksek enlemlere doğru ilerledikçe yeni cilt renklerinin evrimleştiğini gösteriyor. C: Kimberly Petts

Açık tenli insanların plajda güneşe maruz kaldıkları zaman çektikleri sıkıntılar bunun açık bir göstergesi. Fakat, insanların ten rengi skalasının, güneş yanığı veya deri kanseri ile çok az ilgisi var. Aslında, ten rengi iki önemli vitaminin zıtlaşan arzları ile ortaya çıkıyor; folik asit ve D vitamini. Folik asit, güneşin ultraviyole (UV) ışını ile parçalanıp yok olurken, deride D vitamini üretimi sadece güneşe maruz kaldıktan sonra başlıyor.

2000 yılında antropolog Nina Jablonski ve coğrafyacı George Chaplin tarafından ortaya atılan basit fikir bu. Fakat ten renginin detaylı hikayesi için çok daha eskiye, insan vücudunun kılla kaplı olduğu günlere bakmalıyız.

Çıplak teni korumak

Birkaç milyon yıl önce, atalarımızın ten rengi, kaplı oldukları koyu renkli kürkten ötürü görünmüyordu. Evrimsel kuzenlerimiz şempanzeler ve gorillerin koyu renkli kürklerinin altındaki açık tenleri gibi, muhtemelen atalarımızın da kürklerinin altındaki deri açık renkteydi.

Atalarımız, bir noktada üzerlerindeki kürkü kaybedip derilerinde pigmentleşmeye başladılar. Her ne kadar bunun oluş zamanı ve sebepleri hala tartışılıyor olsa da, birçok bilim insanı, insanın kürkünü kaybetmesinin ekvatoral Afrika’da, güneşli açık alanlarda iki ayakları üzerinde avlanırken daha serin kalmalarına yardımcı olduğu üzerine anlaşıyor.

Böylece bahsedilen o dengeleyici tepki ortaya çıkıyor: İnsanlar folik asiti muhafaza ederken D vitamini üretmek durumundalar, yani iki vitaminin de yeterli derecede üretilmesi için orta kararda güneş ışığına maruz kalmak en mantıklısı. UV ışınlarının yoğunluğu coğrafya ile alakalı olsa da, derimize işleyen ışın miktarı derimizin pigmentasyonuna yani deri rengine bağlı.

Yerli halklarda bulunan insan ten rengi enlemlere göre değişir.

Bunun karşılığı olarak, çıplak ten tüm yıl boyunca güneşten yayılan UV ışınlarına karşı savunmasız kalıyor. Bu durumda (neredeyse 1 veya 2 milyon yıl önce) koyu renkteki ten rengi folik asit depolarını korumakta avantaj sağlıyordu.

Folik asit neden bu kadar önemli? DNA aktivitelerinde de rol oynadığı bilinse de asıl etkisi bireyin evrimsel süreçte yaşamda kalma ve üreme becerisi üzerinde. Bunu doğum öncesi gelişim üzerine olan etkisi ile ortaya koyuyor. Hamile kadınlarda yeterli miktarda folik asit bulunmadığı takdirde, bebekte spina bifida gibi sinirsel tüp bozukluklarına sebep olabiliyor. Spina bifida, omurganın omuriliğin çevresine tam birleşmemesinden kaynaklanan bir hastalık. Çoğu sinirsel tüp bozukluğu zayıflatıcı veya ölümcül.

Yapılan deneylerde gösterildiği üzere güneş ışığı folik asidi, kan plazmasında ve deri biyopsisinde izole edilmiş bir molekül iken parçalayabiliyor. Koyu renkli tenin bu durumu engellediği düşünülüyor çünkü koyu renkteki deri daha fazla melanin barındırıyor. Melanin UV ışınlarını emen ve emerken oluşan zararlı yan ürünleri de kimyasal olarak engelleyen koyu kahverengi bir pigment.

Tropik kuşağı terk etmek

Fakat insan ırkı sadece ekvatoral Afrika’da kalmadı. Farklı zamanlarda, insanlar hem güneyi hem kuzeyi etkileri altına aldılar, hatta çok daha az güneş ışığı olan yüksek rakımları da.

Bu noktada D vitamini üretimi probleme dönüştü. Folik asit gibi evrimsel fitlik için önem arz eden D vitamini, kalsiyum emilimini kolaylaştırır, sağlıklı kemik yapısı ve immün sistem için gereklidir, fakat sadece güneşin yaydığı belirli aralıkta dalga boyuna sahip UV ışınlarının etkisi ile başlayan bir süreç ile üretilebilir.

Yılın çoğu zamanı tropiklerden uzakta, D vitamini üretimi için gerekli olan UV ışınları doğru dalga boyuna sahip değil. 1980’lerde yapılan bir deney bunu Boston’da sünnet edilmiş Kafkasyalı bebeklerin derisini kullanarak gösterdi. Araştırmacılar her bir örneği ikiye böldü, daha sonra parçalardan birini gün ortasında üç saat güneşe maruz bırakırken diğerini karanlıkta bıraktı. Bahardan sonbahara kadar güneşe maruz bırakılmış deri sonbaharda hala D vitamini için gerekli ön molekülü hayatta olan insanlarda olduğu gibi sentezlemeye devam ediyordu. Fakat 17 Mart tarihine kadar kış sırasında hiçbir ölçülebilir ön molekül sentezi görülmedi.

Yani, Boston gibi yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan insanlar yıl boyunca yeterli miktarda D vitamini elde etmek için ya yaz aylarında depoladıkları güneş ışığına ya da vitamini elde edebilecekleri yiyeceklere (yağlı balıklar gibi) güvenmek zorundalar. Fakat deri rengi koyulaştıkça, vücutta yeterli miktarda D vitamini tutmak zorlaşıyor. Kuzey şehirlerinde açık ve koyu ten renkli vatandaşlar ile yapılan çalışmalarda, açık renkteki insanların yıl boyunca daha fazla D vitamini seviyesi olduğu görüldü. Daha az pigmente sahip olan derilerinin daha fazla ışınımı absorbe etmiş olduğu anlaşılıyor.

Açıktan koyuya ve değişken

İnsanlar dünya geneline yayıldıkça birçok farklı ten rengi farklı zamanlarda farklı popülasyonlarda evrimleşti. Oluşan bu genetik değişimlerin yanında, insan grupları değişken güneş ışığıyla baş edebilmek için kültürel adaptasyonlar da geliştirdiler. Buna örnek olarak folik asit ve D vitamini miktarı yönünden zengin besinler tüketebilir, barınak kurabilir, UV ışınlarını geçirmeyecek kıyafetler giyebiliriz.

135 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

Orijinal Soru: İnsanların deri renklerinin farkı nereden kaynaklanıyor?

Merhaba!

İnsanlardaki deri renklerinin farklı olmasının neden(ler) ini açıklayalım.

Hepimizin bildiği gibi insan türü içerisinde deri rengi beyazdan siyaha kadar çok geniş bir yelpazede bulunabilir ve kan damarlarının yüzeye uzaklığına göre pembe deri renkleri bile görmek mümkündür. Tabii deri rengi esasında kalıtsal olan bir özelliktir. Dolayısıyla evrimsel kökenleri ile ilgili araştırmalar hala devam etmektedir. Bu geniş deri rengi yelpazesini en çok Sahara-Altı Afrika'da görürüz.

Çok iyi bildiğiniz gibi deri rengimiz, güneşte kalma süresine göre koyulaşmaktadır. Bu modifikasyonun sebebi, güneş ışınlarının fazla artmasının vereceği zararlara veya mor-ötesi ışınların vücudumuzdaki folik asit dengesine vereceği zararlara karşı derimizin adapte olması, uyum sağlamasıdır. Bir de şu bilgiyi aklımızda iyi tutmak gerekli:

Siyah renk, güneş ışınlarını bloke eder ve vücuda geçirmez. Beyaz renk ise güneş ışınlarını bolca geçirir.

Evrimsel perspektiften bakacak olursak;yaklaşık 6 milyon yıl önce, şempanzeler ve insanlar birbirinden ayrılmaya ve türleşmeye ilk başladıklarında, bu iki türün ortak atasının deri rengi açık renkli veya beyazdı ve üzeri siyah kıllarla örtülüydü. Zamanla, bundan 1.2 milyon yıl öncesine kadar olan sürede (yaklaşık 4.8 milyon yıl boyunca), gitgide insansı türler vücutlarındaki kılları dökmeye başladılar. Gördüğünüz gibi burada deri renginin evrimleşmesiyle birlikte kılların da değişim geçirdiğini gözlemliyoruz. Biraz uzun tutmuş olabilirim sizleri. Ancak işin hem fenotipik(çevresel), hem de genetik boyutu var. İki tarafı da değerlendirmek gerekiyor. Son olarak coğrafi deri rengi dağılımından bahsedelim. Ekvatoral bölgelerden kutuplara doğru gittiğimizde, deri renginin koyudan açığa doğru değiştiğini görürüz. Bu da bizim için önemli bir bilgidir. Çünkü Ekvatoral bölgelerde Güneş ışınları, kutup bölgelerine göre çok ama çok daha fazla gelir. Deri renginin de Güneş ışığına bağlı olarak değiştiğini açıklamıştık(fenotipik olarak). Son olarak melanosit hücrelerinden bahsetmek gerekir, melanosit adı verilen hücrelerden salgılanan Melanin adlı pigmentlerden ömelanin ve feomelanin deri renginin oluşmasında rol oynar. Nasıl rol oynar? Şöyle:Ömelanin yoğunluğunun feomelanine göre fazla olması derinin koyu renkte olmasına, feomelaninin daha fazla olması ise deri renginin daha açık olmasına neden olur. Bu anlattığımız bilgilerden yola çıkarak işin fenotipsel boyutunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

Tekrardan gelelim evrimsel boyutuna:Aslında Homo Sapiens henüz Afrika civarından çıkmamışken her insan siyah deri rengine sahipti. Göçlerin başlamasıyla, Neandertaller gibi insansı atalar diğer bölgelere, iklimlere ve bazen daha soğuk iklimlere adapte oldular. Dünyanın eğikliği, yeryüzüne ne kadar Güneş ışınının düşeceğini, dolayısıyla da sıcaklığı ve yere çarpan ultraviyole ışınları belirler, bu çevresel etkilerden az çok bahsettik zaten. Morötesi (UV) ışınlar, mutajen (mutasyona yol açabilen kimyasal ya da fiziksel etken) olarak bilinirler ve türün DNA'sını zamanla değiştirebilirler. İşte bu (kalıtsal olmalıdır muhakkak) mutasyonlar bir sonraki nesil için farklı bir deri rengi sağlayabilir ve çevresel etkilere göre de avantajlı veya dezavantajlı konumda olurlar. Ki burada çevresel etkenlere bağlı olarak uyum sağlayan genler seçildi ve her coğrafyaya göre farklı deri rengine sahip insan türleri zamanla oluşmaya başladı...

Evet, sonrasında şimdiki zaman dilimi ne kadar deri rengi bakımından pek de değişim olmadı çünkü bu bahsettiğimiz UV ışınlar vb. etkenlerin değişmesine bağlıdır.

Biraz karmaşık bir yazı oldu farkındayım. Ama genel olarak deri renklerimizin neden farklı olduğunu gerek genetik, gerek de fenotipik açıdan anlatmaya çalıştım. Umarım sizler için yararlı olmuştur.

1
Teşekkür (2)
Paylaş
1

Kaynaklar

Orijinal Soru: Soğuk bölgelerde insanlar beyaz tenli iken sıcak bölgede insanlar koyu tenli ama güneş ışığı beyaz rengi yansıtıyor koyu rengi emiyor peki nasıl ?

Evrim daha cok adapte olani devam ettirir. Eger her zaman gunes altinda kalinacagini dusunursek sicak bolgelerde beyaz renkli olan daha avantajli gorulsede. Canlilarin gunesten kacinabilecegini dusunursek. Daha cok radyasyon yayan ve boylece enerjisini daha cok bosaltabilen siyah daha cok avantajli olacaktir. Norveclilerin isiyi korumak icin bembeyaz Afrikalilarin isiyi salmak icin koyu renkli olmasi bence bu yuzdendir. Koyu renk tenlilerin cok cabuk usumesinin nedenide buna baglidir.

http://physics.bu.edu/~redner/211-sp06/class23/class23_transfer.html

....

Thermal Radiation

Energy transferred by thermal radiation is transferred in the form of electromagnetic waves. Often this is infrared radiation, but it can also be visible light or radiation of higher energy.

Thermal radiation is relatively safe, and is not the dangerous nuclear radiation associated with nuclear bombs, etc.

We, and everything around us, are continually absorbing radiated energy, and radiating it away again. When everything is at the same temperature, the amount of energy received is equal to the amount given off and no changes in temperature occur. Hotter objects emit more energy than they absorb, and colder objects absorb more than they emit.

The net rate at which an object radiates energy depends strongly on temperature. For an object with a temperature T (in Kelvin) and a surface area A, the net rate of radiated energy is:

Pnet = Prad - Pabs = σεA(T4 - Tenv4)

where Tenv is the temperature of the surrounding environment, and

the Stefan-Boltzmann constant σ = 5.67 x 10-8 W/m2

ε is known as the emissivity. It is a measure of how efficiently an object absorbs and emits radiated energy. Highly reflective objects have emissivities close to zero. Black objects, on the other hand, generally absorb and emit radiation very well, and have emissivities close to 1. An object with ε = 1 is called a perfect blackbody,

The best absorbers are also the best emitters. Black objects heat up faster than shiny ones, but they cool down faster too.

116 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

Orijinal Soru: Soğuk bölgelerde insanlar beyaz tenli iken sıcak bölgede insanlar koyu tenli ama güneş ışığı beyaz rengi yansıtıyor koyu rengi emiyor peki nasıl ?

deri rengini belirliyen sadece vücudumuzda bulunan melanin pigmentinin azlığı ve ya çok olması karar veriyor sıcak bölgelerde güneşden gelen morötesi ışınların daha çok olduğundan melanin pigmenti parçalanıyor ve ten rengimiz değişiyor yani önce sıcak olmalı ki ten rengi değişsin vücudumuz soğumak içinde basit terleme dediğimiz şeyle soyuyor

117 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  • Yazar Yok. Güneşte Kalınca Neden Derimizin Rengi Kararıyor . (09 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: İnsan evrimi aşamasında, siyah ve beyaz tenli olarak ikiye ayrılan insan ırklarının arasındaki bu farklılık nasıl oluşmuştur?

deride bulunan melanin pigmentinin miktarına bağlı gelişen durumdur. ayrıca, bundan 1.2 milyon yıl öncesinden yaklaşık 100.000 yıl öncesine kadar bütün insanlar siyah ten renkliydi ve bu evrim tamamen güneşin UV ışınlarına maruz kalmakla gelişmiştir, yani çok güneşli bir kıtada yaşayanların ten rengi ile, soğuk bir kıtada yaşayan insanların ten rengi farklıdır.

sebebi ve nasıl geliştiği ise;

Atalarımız tüylerini kaybetmeye başladıklarında, Afrika çayırlarındaki yüksek sıcaklık onları cilt kanserine karşı yüksek risk altında bırakacaktı.Ancak yavaş yavaş eumelanin (saça ve deriye kahverengi siyah rengi veren pigment) üretimine doğru evrimleşme olduğunda, UV ışınlarının hasarlarından ve buna bağlı olarak cilt kanserinden korunulmaya başlanmıştı. Eumelanin ayrıca DNA hasarına karşı da doğal bir koruma sağlıyordu. Koyu renkli ilk insanlar daha az cilt kanserine yakalandıkları için, erken ölümler azaldıkça üreme potansiyelleri de önemli ölçüde artmış oluyordu.

Kısacası, derimizin rengi ne olursa olsun, bundan 1.2 milyon yıl öncesine kadar, günümüzde var olan bütün insanların tek bir ortak atası mevcuttu ve Afrika'da yaşayan bu atamızın deri rengi siyahtı. Daha sonradan meydana gelen göçlerle beyaz ten rengi evrimleşti. Düşüncelerimiz, ten renklerimiz, sonradan icat edilen milletlerimiz ve neyimiz farklı olursa olsun, unutmamalıyız ki biz tek bir hayvan türüyüz. Tek bir atadan geliyoruz ve bu kadar farklı olmamızın tek sebebi, ait olduğumuz doğanın farklı şartlarının bizi soktuğu farklı evrimsel yollar. Bundan başka, hiçbir farkımız yok.

1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

Orijinal Soru: İnsanlardaki ten rengi değişimi evrimsel ise çok güneş alan afrikalıların beyaz tenli olması gerekmez mi?

koralp erine katiliyor ve ekleme yapmak istiyorum. Deri altinda biriken melatoninn amaci fazla gelen gunes ışınlarını ic organlara hucrelere vs zarar gelmemesi icin azaltmaktir(sogurmakta denebilir) bu cikarimdan anlayabiliriz ki gunesi bol olan yerde insanlarin tenleri kararıyor. Gunesi az olan yerlerde ise de ihtiyac duyulan gun isini alabilmek ve tehdit edici siddette gunes isigina maruz kalinmadigi icin tenler beyaz olur

130 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku