Bence tükenmişliğin tek bir spesifik nedeni yok; daha çok uzun süre boyunca biriken ve karşılığında yeterince dinlenemediğimiz streslerin sonucu gibi düşünmek daha doğru. Sadece iş yükü değil, sorumlulukların artması, gelecek kaygısı, ekonomik belirsizlik, iş bulma ve geçim endişesi, sürekli bir şeylere yetişme zorunluluğu ve kişinin kendisinden beklentilerinin yükselmesi de zihinsel kaynaklarımızı tüketebiliyor. Özellikle Türkiye gibi ekonomik ve sosyal belirsizliklerin günlük yaşamın önemli bir parçası hâline gelebildiği ortamlarda, insanın zihni yalnızca “bugünün” sorumluluklarıyla değil, sürekli “yarın ne olacak?” sorusuyla da meşgul olabiliyor. Bu da stres sisteminin uzun süre aktif kalmasına ve zamanla enerji tükenmesi, isteksizlik, hiçbir şey yapmak istememe ve yaptıklarımızdan eskisi kadar tatmin olamama gibi bir tabloya dönüşebiliyor. Yani bazen insanın yorulduğu şey yaptığı işten çok, hayatın sürekli kendisinden bir şeyler istemesi oluyor.