Puan Ver
10
Puan Ver

İnsanın yaşam hakkı olduğu gibi yaşamamayı tercih etme hakkıda gayet normal değilmi neden intihar acizlik yada psikolojik bir sıkıntı olarak görülüyor

6
Anonim 10
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
6 Cevap

Merhabalar değerli dostum. Dediğin konuda gayet haklı olabilirdin lakin yaşama hakkı direk doğuştan gelen bir haktır. Yaşamama hakkı ise sonradan elimize geçen bir seçim. Doğuştan gelen hak herkes üzerinde uygulanır ve ayrım yapılmaz. Lakin yaşamama konusuna geldiğimizde yani seçim dediğimiz şeye geldiğimizde zaman, mekan ve olaylara göre değişiklik gösterebilir. Bu da şu demek normalde yaşamayı seçecek bir insan sırf sevgilisinden ayrıldı, ailesini kaybetti, dünyadaki anlamsızlığı fark edip depresyona girdi diye yani duyguları hassas ve muhakeme yeteneği sağlıklı değil diye intaharı seçebilir. Fakat bu seçim meslek seçimi gibi olmaz. Geri alınamaz... Fakat belki bu insan belli bir süre geçtikten ve bu olayları çözdükten veya kabulenmeye başladıktan sonra yaşamaya devam etmek isteyebilir ve kimin gerçekten bu süreçten daha sonra da ölmek isteteceği ölçülüp, nesnel olarak bilinemeyeceğinden yani düzgün bir muhakeme yeteneği ile bu kararı verdiği kesin olmayacağından bu 1-2 kişi göz ardı edilerek binlerce hatta milyonlarca kişinin iyiliği amaçlanır. Fakat burda sorun şu mental yani bir süre sonra atlatılabilecek olan hastalıklar değilde fiziksel olarak acı çeken bir insanı ölmek istemesine rağmen acı çektirerek hayatta tutmak ne kadar doğru? Mesala kemoterapi gören ve hastanede değil huzur içinde ölmek isteyen bir insan...

Favorilerime Ekle
8

Öncelikle bir şeyi yapma hakkınızın olmasının onun acizlik ya da psikolojik sıkıntı olmadığını gösterdiğini belirtelim. Mesela kişiler romantik ilişkilerinde çok sağlıksız, kendi kişiliklerinden dahi feragat etmelerine neden olan kararlar verebilirler. İradelerini diğer kişiye acizce ya da bir akıl hastalığını ima edecek şekillerde teslim edebilirler. Buna hakları olması yaptıkları şeylerin acizce ya da hastalıklı olmadığını göstermezdi. Dolayısıyla bir şeye hakkınız olması o şeyin acizce ya da hastalıklı olmadığını göstermeye tek başına yeterli değil.

İntihar konusunda arka planda yatan varsayım şu olsa gerek: Bilişsel yetileri yerinde çalışan kişiler ölmeyi istemezler. Bizler evrimsel açıdan hayatta kalmayı istemeye programlı varlıklarız. Hayatta kalmayı istememek, özellikle de çok büyük acılardan kaçınmayı istemek gibi bir durum söz konusu değilse, doğamıza o kadar ters ki böyle bir durumda yanlış giden bir şeyler olması gerektiğini düşünüyoruz. Sağlıklı bir psikolojiye sahip bir insanın insan doğası göz önünde bulundurulduğu zaman yaşamaya devam etmeyi istememesi inanılmaz görünüyor. Bu nedenle intihar eden ya da intihar etmeyi isteyen kişilerde arka planda yatan bir bozukluk ya da hastalık arıyoruz. Beyin kimyasında bozukluk, ya da sahip olunan yanlış düşünüş biçimleri gibi. 

Sonuç olarak ölümü tercih etmek yaşamayı tercih etmek kadar normal değil. Tıpkı insanlar paslı çivi yemeyi tercih etmenin meyve/sebze yemekten daha normal olmaması ya da bir sincap için diş macunu yemenin palamut yemekten daha normal olmaması gibi. Bir anlamda doğalarımız, tasarımı itibariyle (burada tasarımı bilinçli bir şekilde tasarlanmış olma anlamında kullanmıyorum) belli şeyleri yapmaya daha uygun, belli şeyleri yapmaya ise uygun değil. Buradaki benzetme açısından söyleyecek olursak intihar etmek elma yemekten çok paslı çivi yemeye benzeyen bir aktivite. Vücudumuzdaki her şeyin uygun şekilde işleyişi bize hayatta tutmaya yönelik. Bu işleyişe tamamen ters bir şey yapmış oluyoruz intiharla. Bu nedenle "normal" bir insan beyninin/bedeninin -kendini feda etme türü istisnaları dışarıda tutarsak- intiharı istememesi gerektiğini düşünmemiz makul görünüyor.

Favorilerime Ekle
7

Tarih boyunca kişinin kendi hayatına son vermesi farklı şekilllerde açıklanmış ve yorumlanmıştır. İntihar, bahsettiğiniz gibi her toplumda ve her inanç sisteminde acizlik veya "depresyondan son kaçış yolu" olarak görülmemektedir. Şüphesiz, bu düşüncenin topluma yerleşmesini sağlayan büyük bir faktör de yıllardır süregelen inanç sistemleridir. Tarihi incelediğimizde, ruhun ölümsüzlüğüne inanan toplumlar ve gruplar intihara karşı çıkmışlardır (Örneğin Pisagorcular). Fakat intihar hakkını destekleyen inanç sistemleri de bulunmaktadır. Bu hakkı savunan ilk kararlı girişim Stoacılara aittir. Onlara göre intihar, ahlaki olarak doğtu veya yanlış değildir, hatta belirli koşullarda yapılması gereklidir. İnsan, ölüm vaktine kendisi karar verebilmelidir. Stoacı bir düşünür olan Seneca, intihar hakkında "İyi insan yaşaması gerektiği kadar yaşar, yaşayabildiği kadar değil." demiştir.Farklı bir örnek olarak da Hegeisas'ı gösterebiliriz. Yunan felsefe tarihinde peisithanatos (ölüme ikna eden) olarak adı geçmektedir. Bu ve daha nice örnekte görebileceğimiz gibi insanın kendi hayatına son vermesi tartışmalı ve farklı şekillerde yorumlanabilecek bir konudur. Din ile felsefenin iç içe olduğu vakitte ise, insan hayatının Tanrı'ya ait oluşu ve ona son verme hakkının da insanın elinde olmaması inancı ile bahsi geçen tartışmalar tarafsız yapılamamaktadır.

Favorilerime Ekle
3

İnhtihar neden psikolojik bir sıkıntı olarak görülüyor:İnsanlar içgüdüsel olarak yaşama isteğine sahiptir, eğer bir insan artık yaşamak istemiyorsa bunun psikolojik bir sıkıntı olduğu açık ve nettir. Bunların yanında, insanların intihar etme istekleri genelde anlık depresyonlarla gerçekleşir ve muhtemelen yaşantısı dengeye girdikten sonra kendisinin intihar etmesini engelleyen kişiye teşekkür edecektir. 

Fakat tüm bunlardan daha önemlisi, insanlar birbirini sever ve birbirine değer verir. Dolayısıyla başkasının ölmesini istemeyiz ve ölmemesi için elimizden geleni yaparız.

Favorilerime Ekle
1

Merhaba kardeşim zihnimi okusaydin eğer ancak bu kadar aynı dusunebilirdik. Ben de aynı şeyi düşünüyorum nasil ki yaşamak hakkı ise yaşamama hakkı da insanın elinde olmalı bazı ülkelerde ki ötenazi gibi fakat malum endüstri gel madem öyle öleceksin biraz bu ilaçlardan kullan biz de yolumuzu bulalım diyor kabaca

Favorilerime Ekle
1

 Benim kanaatimce bir insanın ölmek istemesi fiziksel acı içinde olmadığı durumlarda oldukça mantıksızdır. Kendi hayatını umursamayan sağlıklı bir bireyin başkasının hayatını umursayıp umursamayacağı meçhuldür. Ölümü göze almış bir insan olabilecek en tehlikeli insandır çünkü kendisini en kötüsüne hazırlamıştır. Bu tür bireylerin intihar eylemi devlet tarafından parasız yapılmalıdır ki topluma zarar vermesinler. Bunun yanında işsizliğin önemli bir sorun haline gelmeye başladığı dünyamızda bu tür intihara meyilli kişilerin çalışma veriminin de düşük olacağı varsayımı ile birlikte ötenazi uygulamasının dünyaya yararları azımsanacak gibi değildir.

Favorilerime Ekle
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer beyinlerimiz, onu kolaylıkla anlayabileceğimiz kadar basit yapıda olsaydı, bu defa da biz beynimizi anlayamayacak kadar basit olurduk.”
Ian Stewart
Geri Bildirim Gönder