Sadece hızlanınca veya hızla ilgili görmeyin durumu. Kütle çekim alanları da aynı etkiye sahip. Buna eş değerlik ilkesi denir. Yani kütle çekimin cisimler üzerindeki etkisi ile ivmelenme uzay zamanda aynı etkiyi doğurur. Cisimler kütle çekim alanında sürekli bir çekim etkisi altındadırlar. Bu da sanki yörüngede sürekli bir 'düşüş' halidir.
Kısacası burada hız değil aslında uzay zaman dokusunu bükülmesi yada çarpıklaşması zamanı yavaşlatıyor. (Hızlanan cisimler içinde uzay zaman bükülür ve çarpıklaşır. Işık hızında ise uzay zaman 'kendi üstüne tamamen kıvrılır ve kapanmaya' başlar ve zaman tamamen durur. Bu durum bir nevi hareketin bitmesi yani hareketin (ve hızın) aslında sınırına ulaşıp 'dışına çıkmak' gibi inanılmaz bir durumdur. Kısacası hareketin ve akışın sonu hareketsizlikle biter. Bunu daha önce aklımdan geçen gönderilerinde açıklamıştım.
Bu dürülmenin yada büzüşmenin gerçekte ne olduğunu yani bizim bildiğimiz klasik fizikteki fiziksel bir bükülme olup olmadığını bilmiyoruz.
Şunu bilmek gerekir ki uzay zaman dokusu dalgalanabilen yapıdadır. Bu dokunun kıvrılmasını da bununla bağlantılı düşünmek gerekir. Yani burada kıvrılma aslında uzay zaman dokusunun kıvrılıp 'skışması' gibi bir durumdur. Nitekim ışık hızına doğru cisimlerin hareket yönüne doğru büzüşmesi ve sıkışmaya başlaması da bununla ilgili görünmektedir.