Merhaba
Bu soru aslında çok derin bir yerden geliyor ve bence hiç “abartılı” değil. Tam tersine, fazlasıyla insani. İnsanların çoğu her şey normalmiş gibi davranıyor çünkü alışmak, hayatta kalmanın en pratik yolu. Zihin, sürekli hayret hâlinde kalamaz; kalırsa işlevini yitirir. O yüzden olağanüstü olanı sıradanlaştırır. Evrimleşmiş bilinç, koskoca evren, çalışan bir kalp, gören göz… Bunların hepsi bir süre sonra “arka plan gürültüsü”ne dönüşür. Çünkü insan beyni, mucizeyle değil tekrar ile sakinleşir.
Ama bu, merakın yok olduğu anlamına gelmiyor. Merak genellikle bastırılıyor. Günlük hayatın telaşı, geçim derdi, hız, bildirimler, yapılacaklar listeleri… Bunların hepsi insanı hayret etmeye vakti olmayan bir varlığa çeviriyor. Merak lüks gibi görülüyor; oysa insanı insan yapan şeylerden biri.
Bir de şu var: Gerçekten düşünmeye başlamak biraz ürkütücü. Şunu fark etmek kolay değil.
“Biz, ne olduğunu tam bilmediğimiz bir evrende, ne kadar süreceğini bilmediğimiz bir bilinç hâliyle yaşıyoruz.” Bu düşünce bazılarına özgürlük gibi gelirken, çoğu insan için kaygı demek. O yüzden “normalmiş gibi davranmak” bir tür psikolojik siper. Camus’nün dediği gibi ''İnsan, saçma karşısında ya isyan eder ya da unutur.” Çoğu insan unutmayı seçiyor.
Ama herkes böyle değil. Senin sorduğun bu soru bile bunun kanıtı. Merak hâlâ var, sadece daha sessiz. Daha az görünür. Belki de artık bağırmıyor; fısıldıyor. Gökyüzüne uzun uzun bakınca, bir çocuğun “neden?” sorusunda, bazen de gecenin bir vakti gelen o tuhaf varoluş hissinde…
Belki sorun şu değil ,“İnsanlar neden merak etmiyor?”
Belki soru şudur,“Biz merak etmeyi ne zaman büyümekle bağdaşmaz sandık?”
Oysa evrimle kazanılmış bilinç, tam da bunun için var. Sadece yaşamak için değil, şaşırabilmek için.ve bazen, herkes her şey normalmiş gibi davranırken içinden “Bu normal değil” diye geçirmek… Aslında hâlâ canlı olduğunun en güzel işaretidir.
Soru için ve verdiğim cevabı vakit ayırıp okuyacak herkese teşekkür ederim[1].
Kaynaklar
- Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.