Puan Ver
4
Puan Ver

Herhangi̇ zekası veya bi̇li̇nci̇ bulunmayan atomlardan oluşan beyni̇mi̇zi̇n nasıl düşünme yeti̇si̇ ve bi̇li̇nci̇ var?

Hepimiz -eğer suyun hafızası olduğunu düşünen prof. Lardan değilseniz- atomların herhangi bir bilinç,düşünme eyleminin olamdığından eminizdir. Peki nasıl oluyorda düşünebiliyoruz? Nasıl biz bir bilince sahibiz? Biliç nasıl oluşur? Düşünme kimyasal olarak nasıl oluşur? Çok uzun bir soru, özür dilerim.

3
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
3 Cevap

Bu soru ilk etapta muazzam kilit bir detayı soruyormuş gibi gelse de, aslında çok temel bir mantık safsatası olan parça/bütün safsatası dediğimiz bir safsataya düşmektedir. Bu, basitçe şu gerçeği söyler: Bir bütünün bir şeyi yapabilmesi için, parçalarının her birinin o şeyi yapabilmesi gerekmemektedir.

Mesela bir arabanın pistonları kendi başlarına ileri gidemezler; ancak arabanın tamamı "ileri gitme" işini yapabilir. Atomlar ve bilinç için de aynı şey geçerlidir. Hatta atomlar ile her şey için aynı şey geçerlidir: Hiçbir atomun sertliği de yoktur; ancak metal serttir. Hiçbir atomun kokusu yoktur; ancak çiçekler kokar. Hiçbir atomun bilinci yoktur; ama canlıların bilinci vardır.

Bilincin tam olarak nasıl çalıştığını halen anlamaya çalışıyoruz; ancak bütün detayların henüz çözülememiş olması, aklımıza gelen ilk çılgın cevabı gerçek olarak kabul edebileceğimiz anlamına gelmiyor.

Ve evet, soru çok uzun olduğu için tüm detaylarına girmek imkansız; fakat neden hatalı bir yaklaşım olduğunu görürseniz, belki daha ilgi çekici ve  öğretici sorulara sevk edebilir sizi.

Teşekkür Et
11

Kaynaklar

  1. Safsata Kılavuzu

Felsefeci John Cearle, 1980'li yıllarda bu sorunun tam kalbine yönelen bir düşünce deneyi geliştirmişti. Searle, deneye Çin Odası Argümani adını vermişti. Deneyi şöyle açıklayalım: Bir odaya kilitlenmiş durumdayım. Bana kapıdaki küçük bir yarıktan sorular gönderiliyor; yazılanlar ise tümüyle Çince. Çince bilmiyorum ve bu kâğıt parçalarında yazılmış olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok. Ancak odada kitaplarla dolu bir kütüphane simgelere vereceğim yanıtlarla ilgili olarak adım adım izleyebileceğim talimatlar içeriyor. Simge gruplarına bakıyorum ve yanit olarak hangi Çince simgeleri kopyalamam gerektiğini söyleyen kitap talimatlarını bire bir uyguluyorum. Bunları bir kâğıda yazip kapıdaki yarıktan diğer tarafa iletiyorum. Çince bilen karşı taraf yanıtımı aldığında, yazdıklarım ona bir şey ifade ediyor. Onun bakış açısından, odanın içindeki her kimse, sorularına kusursuz biçimde yanıt verdiğine göre Çinceyi anladığı kesin. Onu kandırmiş oluyorum bu durumda; çünkü yaptığım şey, olup bittiğine dair hiç bir şey anlamadan bir dizi talimatı uygulamaktan ibaret. Yeterince zamana ve yeterince büyük bir talimatlar dizisine sahip olduğum sürece, bana Çince sorulmuş neredeyse her tür soruyu yanitlayabilirim. Ama simgeleri bütün gün kurcaladığım halde, anlamları hakkında en ufak bir fikrim yok.

Bilimcim yok ama görünüşte Çinceyi anlayıp düşünebiliyorum.

Teşekkür Et
1

Kaynaklar

  1. Beyin Senin Hikayen, David Eagleman Bilgisayarlar Düşünebilir mi? Sayfa 227
Puan Ver
1
Puan Ver

"Nasıl düşünüyoruz?" sorusu zihin felsefesinin sorusudur. Bizler canlı organizma olduğumuz için soruyu bilim dallarından olan biyoloji kategorisine çekmek daha doğru olacaktır (Beynin oluşumunu sorgulayacağımız için anahtar kelimelerden birisi de "evrimsel süreci"dir.)  Beyin dediğimiz için direkt nöronlar diyebiliriz. Nöronları inceleyen bilim dalı nedir: Nöroloji 

Öncül Analitik Felsefe Dergisi'nin Zihin Felsefesi üzerine önerdiği eserler:

  • Bilinç ve Dil – John Searle
  • Madde ve Bilinç – Paul Churchland
  • Zihin Felsefesi – Jerome Shafer
  • Bilinç Açıklanıyor– Daniel Dennett
  • Aklın G’özü – Daniel Dennett &Douglas Hofstadter
  • Zihin Üzerine Teoriler – Stephen Priest
  • Nörofelsefe – Paul Churchland 

Zihin Felsefesi'yle ilgilenmiş Türk psikiyatr Saffet Murat Tura'nın Zor Problem: Bilinç , Histerik Bilinç ve Beynin Gölgeleri kitaplarını okuyabilirsiniz. 

Teşekkür Et
1
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Tam şu anda hayatın bence en üzücü tarafı, bilimin bilgiyi biriktirme hızının, toplumun bilgelik edinme hızından daha fazla olmasıdır.”
Isaac Asimov
Geri Bildirim Gönder