Değeri Yaratan Yaşanmışlıktır. Fakat dahası da var!
Harika bir soru, teşekkür ederim…
Şöyle bir soru sorsak: Annemiz mi daha değerli yoksa dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir kadın mı? Cevap elbette annemizdir.
Ya ola ki ülkem şehirlerinden birinde, bir sokaktan geçerken kafamıza bir binanın tepesinden bir tuğla düşse ve hafızamızı tamamen kaybetsek, aynı soruya vereceğimiz yanıt değişir mi? Elbette değişir.
İşte bu yüzden “iz” ekli ifadeler kullanırız birine veya bir şeye değer atfederken. Annemiz, arkadaşımız, tanıdığımız, kedimiz, köpeğimiz vb.
Kendimizi ne kadar geliştirisek geliştirelim, bilgi birikimiz bizde ne denli bilgeliğe dönüşürse dönüşsün bu “iz” takısı alan her şey her zaman bir adım ilerde olacak.
Ancak mutlaka bir şeyler değişir de: Soruya yönelik cevabımızda her ne kadar tabi ki insan desek de insana biçeceğimiz değer kediye biçtiğimiz değerden, kediyi değersiz kılacak denli uzak olmaz.
Bu bilgelik aşaması her baba yiğidin harcı değildir. Bunu tarihimizde aşanlar da var. Hem de dünyada bir yıla ismini verecek denli, hem de yüzyıllar sonra hem de hala bize yol göstereninden: Yaratılanı severim yaradandan ötürü diyen Yunus Emre gibi.
Bir el hareketi ile herkesin her an evrene yeniden şekil verebileceğini söyleyen ve fakat ek olarak bunu bir solucanın da yapabildiğini söyleyen; doğa ve evren nazarında kimin ve neyin ne kadar değeri varsa ve birbirine muhtaçsa benim için de nüans farkı ile odur diyen bilge bilim insanları gibi. Sevgiyle…