Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Harun Enes Çelik
Üye
4

Herhangi bir canlıyı sıfırdan yaratmak mümkün mü?

En basit haliyle küçük bir sineği hiçbir ata DNA olmadan yaratmak mümkün müdür?
710 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Görkem Öge
Toprak Mühendisi

Sorunuz, bilimsel olarak cevaplanamaz bir soru. Bu soruya hayır ya da evet diye cevap veren herkes yanılır. Hatta bu yanılgı, birden çok sebepten kaynaklanır.

Birincisi, "sıfırdan" kelimesinin neyi işaret ettiğinin farkında mısınız bilmiyorum ama dna yapımı, dna zincirini oluşturan daha alt yapılara, onları oluşturan daha alt yapılara, bu alt yapı süreci de quarklara, leptonlara, yani direk gözlemlenemeyen, ancak etkileri görülebilen parçalara kadar gider. Onu da geçtik konu karanlık madde, karanlık enerji gibi yapısı henüz bilinmeyen yerlere de varır. Sıfırdan ne demek? Sıfırdan belirtecinin bir tanımı, durduğu bir yer, nokta yok. "Sıfırdan"ı tanımlayamayız ki "bir şeyler sıfırdan yaratılır mı?" sorusuna cevap verelim.

İkincisi "yaratmak" ne demek? Evrende zaten yaratmak diye bir şey yok ki. Evrende, büyük patlama hariç her şey, bir şeyin başka bir şeye dönüşmesi, evrilmesidir. Yani yaratmak der iken, dinlerin ulu yaratıcı olgusuna işaret ediyor iseniz, yani "Bilim her ne yaparsa yapsın onun yaptığı yaratma değildir. Yaratmak Allah'a mahsustur. Çünkü Allah sıfırdan yapar" temelli iddiaya kapı açma ve bilimin gücü ile yaratıcının gücünü kıyas etmek gibi bir yaklaşımda bulunma niyetindeyseniz de konu zaten bilimden tamamen çıkar. Ki çıksa da yine büyük paylama hariç ulu yaratıcının da hiç bir şeyi yaratmadığını, onun da bir şeyleri başka bir şeylere dönüştürme gücünde olduğunu iddia etmek hiç de yanlış olmaz. Çünkü ulu yaratıcının varlığını kabul etsek de onun, sıfırdan bir şey yarattığını iddia edemeyiz. O da bir proton yaratırken quarkları, atom yaratırken protonları, molekül yaratırken atomları, dna yaratırken molekülleri, canlıları yaratırken dnayı kullanmıştır. Yani yaratıcı da bilimin yaptığını yapmıştır. Bu anlamda da eğer konu bu kıyas ise bilim ile yaratıcı benzer güçtedir. Bilim, yaratıcının gücüne erişmektedir ve belki de bir gün ondan daha güçlü olacaktır. Bu iddiaya karşı üretilen "bilim fiziksel olarak bir insan yapabilir ama ona ruh katamaz" iddiası ise tamamen uydurmadır çünkü ruh diye bir şeyin varlığını da iddia etmek mümkün değildir. Bilim çok sayıda yapay hayvan yaptı. Neden insan yapamasın?

Tüm Reklamları Kapat

Üçüncüsü "mümkün mü?" sorusu da zaten tamamen cevaplanamaz bir soru. Yüz, bin, onbin yıl sonra, eğer varlığını sürdürüyor olursa insanlığın neyi yapıp neyi yapamayacağını bugünden düşünemeyiz. Gelecekte nelerin yapılıp yapılamayacağı üzerine sorulan sorular zaten anlamsıza yakın özellikte. "İnsan şunu yapabilir mi?" Bilmiyoruz. Bilemeyiz zaten. 1000 yıl önce, insanlık bir gün gelip Dünyanın tamamı keşfedilecek, dünyanın tüm bölgelerindeki insanlar birbiri ile anlık bağlantı kurup konuşacak, hatta birbirleri görecek deseydiniz buna kim inanırdı? Hatta böyle bir şey kim akıl edebilirdi? Sinema ve edebiyat tarihindeki hiç bir bilimkurgu eserinde sosyal medya yok. Hayalgüçlerinin bizleri şaşkınlığa uğrattığı sayısız yazar, sanatçı, sinemacı, ressam tek bir sosyal medyayı akıl edememiş, düşünememiş. Yüz ya da bin yıl sonraki gelecek ile soracağınız soruya kim nasıl cevap versin? "Mümkün mü?" Her şey ama her şey mümkün arkadaşlar. Bilim şunu bunu yapabilir mi diye sormak gerçekten çok kısa erimli sorular ve bunlar üzerine yorum yapmak ise inanılmaz bir aymazlık. Hatta "Bilim şunu yapamaz" demek alenen dar görüşlülük. Bilmiyoruz. Bugün için bilemeyiz.

Özetle... Evrende yaratmak diye bir şey yok. Sıfırdan diye bir şey de yok. Ve her hangi bir şeyin mümkün olup olmadığı üzerine bir şey söylemek de doğru değil.

Umarım bir pencere açabilmişimdir...

Bu cevabın içeriği ve doğruluğu, Evrim Ağacı editörleri tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır.
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
İlhan Taşlı
Uzay Bilimleri Takipçisi

Bilim veya bilimsel çalışma çok net ve açıktır. Bilim bilmediği şeye "bilmiyorum" der veya üzerinde çalıştığı konu her ne ise bir neticeye ulaşamadıysa "çalışmalar sonuçsuz kaldı" der. Net bir şekilde şunu söyleyebiliriz "bilim; bırakın sineği, an basit bakteriyi bile sıfırdan yaratacak bilgi ve birikime sahip değildir".

DNA molekülünün bugün kabul görmüş yapısı, 65 yıl önce James D. Watson ve Francis Crick tarafından 21 Şubat 1953'te resmen keşfedildi. Sizin anlayacağınız, insanlık bu konuda daha "emekleme aşamasında" diyebiliriz. Tüm yeni keşiflere rağmen bilim; DNA üzerinde yaptığı çalışmalarda hatırı sayılır ilerleme kaydetmiştir. Gelecekte ne olacağını kimse bilemez. Belki sadece bir kaç 10 yıl içinde yapay DNA zincirlerini konuşuyor olacağız.

Tüm Reklamları Kapat

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
179K UP
Bilim ve felsefe okuru

İnsanları çoğu zaman yanıltan şey dil ve dilin kullanımıdır. Siz soruda 'yaratmak' kavramını oluşturmak olarak kullanmışsınız bu açık ama bunu tanrısal bir yaratma olarak anlamak henüz dil ile ilgili yeterince bilgi, deneyim ve sorgulama olmadığını gösterir. Günlük dilde kelimelerin asıl anlamı yanında yan anlamlarda da kullanımı mümkündür. Çünkü zihinlerimiz çağrışımlı işler ve bazı kavramların bazı unsurlarını alıp diğer bir kavramın yerine kullanır. İsimlendirmelerde de aynı durum geçerlidir bu özellikten dolayı. Örneğin 'hücre' kelimesi aynı zamanda zihinlerimiz için 'küçük' kavramını da çağrıştırır ve bu nedenle bir cezaevinde küçük bir odaya da hücre denir. İki kavramın kullanımındaki ortak zihinsel bağlantıyı açıkça gördüğünüzü ümit ediyorum.

Gelelim sorunuza evrendeki tüm iş ve oluş hayal edilemezlikten gelir. Dün olmayan varlıklar bugün ortaya çıkar. Bu ise bizi aşar. Örneğin bizler deneyimsiz herhangi bir olmayan şeyi hayal edemeyiz. Mesela hiç yemedigimiz bir meyvenin tadını veya hiç görmediğimiz rengi. Peki evren bu hayal edilemezliği nasıl hayal edilebilir kılıyor. Bu çok ciddi bir soru. Bu soru bizi evrende yaratıcı bir bilinç var mı ya kadar götürür.

Diğer konu evrende eser maddesi var mı. Eser veya ether denilen madde bir nevi evrenin en temel dokusudur. Bütün varlıklar bu doku üzerinde görünür varlık sahnesine çıkar ve daha sonra kaybolurlar. Bu eser maddesinin varlığı önceleri red edildi büyük tartışmalara neden oldu. Ama şimdilerde yeniden gündemde. Eğer madde ve uzay bizim algıladığımız gibi ayrı değil de bütün ise ki büyük olasılık taşır. O halde evren bir deniz suyu üzerinde var olan varlıklar ise bu su üzerindeki köpük nevinde olur. Yani bu durumda aslolan evrenin bu temel yapısıdır. Dahası da var ki böyle bir durumda evrenin her noktası herşeyi ortaya çıkarma potansiyelini de taşır. Yani bu demek olur ki evrende bir sineğin var oluşu zorunlu değil yada diğer herhangi bir şey hatta fizik yasaları bile. Bu durumda kuantum köpük herşeyi an be an çalkantıları ile ortaya çıkarır. Yani herhangi bir zorunluluktan dolayı değil. Bir sineğin var olma koşullarını bizler zorunlu görürüz. Ama evren bakımından mikrodaki sonsuzluk makrodaki belirliliği nasıl oluşturuyor bilmiyoruz. Bu durumu evrenin nasıl bize tutarlı davrandığı ve tutarlı göründüğünü kadar götürebiliriz. Evrende gözlemlenemeyen mikro seviyede tutarlılık yerine kararsızlık ve belirsizlik var. Ne zaman ki birşeyler gözlemlenebilir seviyede ise biz tutarlı ve kararlı diye düşünüyoruz ama bu mikro seviyedeki kararsızlığı ortadan kaldırmıyor. Bizler çoğunluğun görüntüsündeki kararlılığın yanında azınlıktaki kararsızlığı göremiyoruz. Yani evrende kararlılık mutlak değil ve çoğunluğa ait bir kararlılık. Ancak evrende iş ve oluşu ise azınlığa dayalı kırılma noktaları belirliyor tıpkı kelebek etkisindeki gibi. Tek bir veya bir kaç donimo taşının yıkılması bütün sistemin değişmesine neden olabiliyor. Evrendeki gel gitli salınımlı süreçler denge kurulmasına da engel oluyor. Evrenin bu titrek yapısında gerçekte hiç bir şey önceden yüzde yüz belirli değildir.

Tüm Reklamları Kapat

Son olarak evreni oluşturan enerji yoktan var oldu ise evrenin içinde var olan ve var olacak herşey de yoktan var oldu, oluyor ve olacak demektir. Bunun zamanla veya sürece bağlı oluşması bu sonucu değiştirmez. Bu yüzden yoktan var eden bir yaratıcı düşüncesi için uzay, zaman, fizik yasaları ve herşey yaratılmıştır. Bu açıdan yaratıcı bilinç için bunların hiç biri sınırlayıcı ve tanımlayıcı değildir olmayacaktır.

Peki evren bu kadar titrek ve kararsız yapıda ise kendisinde meydana çıkan iş ve oluş neye göre nasıl yönleniyor. Evrende bir atomun var oluşu bile inanılmaz kararlı bir yapıyı gerektiriyor. Evrenin normalde kararlı yapıdaki maddeyi ortaya çıkarmak yerine bir radrasyon çorbası olmaması için hiç bir neden yoktur. Bu duruma tek verilebilecek cevap sonsuz evrenler içinde bizim evrenimizin tesadüfen bu yapıda olduğu ve buna izin verdiğidir. Ama yukarıda bahsettik evren mikro kararsızlık halinde ve kararlı yapılar bu kararsızlıktan türüyorsa aslında hiç bir şey belki de kararlı bile diyemeyiz.

Son olarak sorunuza dönersek bir gün kuantum köpükle oynamayı ve onu yönetmeyi becerirsek bir sinek oluşturmak sizin deyiminizle yaratmak mümkün olabilir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close