Elbette getirebiliriz. Hazar kaplanları filogenetik olarak günümüzde yaşayan Sibirya kaplanları ile ayrılmışlardır ve aralarındaki genetik benzerlik oldukça fazla olmasının yanında hazar kaplanların DNA'sı elimizde bulunuyor. Fakat bunun için Türdiriltimi değil Eko-Türdiriltimi kullanması daha sağlıklıdır ve bunun hakkında çalışmalar ve yürütülen büyük projeler vardır. Özellikle Kazakistan bunların başını çeken bir ülkedir. Sırf bunun için bu ülke büyük bir eko-kalkınma yapmaktadır ve halihazırda zarar görmüş ekosistemleri ile beraber vejetasyonu genişletmek, biyoçeşitliliksel flora ve fauna alemini korumak için önemli de bir adımdır. Üstelik on binlerce ağaç dikilmesi iyi bir başlangıçtır. Bu türler için genellikle bozkır ve ılıman bir ekosistem ile tatlı suyun varlığı, av hayvanlarının varlığı gibi faktörlerin geliştiği yerlerde olmaları onlar için biçilmiş kaftan olması adına bu projenin Colossal gibi bir faicaya sebep olması yerine sağlıklı ve çevre dostu bir biçimde yapılması beni de çok umutlandırıyor. Bu kaplanlar geçmişte ülkemizde de yaşamış olsa da kendi ülkem adına üzülerek söylüyorumki bu projeye dahil olmamız bu canlıların soyunu 2. defa ülkemizde bitirmeye yol açacağı için Orta Asya'daki koruma alanları ve rezervlerde (milli parklar gibi) alanlarda bulunması o türler açısından iyi bir karar olacağına kanaat getiriyorum. Projenin ismi ''Kaplan Yerleştirme Programı'' olmasının yanında Rusya cumhurbaşkanının da projeye destek vermesi adına umudum proje için devam ediyor.[1]
Kaynaklar
- UNDP. Reintroducing Turan Tiger. Alındığı Tarih: 5 Haziran 2026. Alındığı Yer: UNDP | Arşiv Bağlantısı