Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
1

Elektrikli arabaların küresel ısınmaya etkisinin olmadığı doğru mu?

Elektrikli arabaların elektrik enerjisinin bir kısmının fosil yakıtlardan alındığı için küresel ısınmaya etkisinin çok az olacağını savunan arkadaşlar var bu konu doğru mu ne derecede doğru açıklayabilir misiniz?
428 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Moderatör Uyarısı
Yetersiz Kaynak 1 moderatör tarafından eklendi
Akademik veya güvenilir kaynaklar sunulmamıştır.
0
Çağanalp Sarıkaya
Zevk için günde 5-6 saate kadar bir şeyler öğreniyorum.

Elektrikli araçlar çevreci olduğu doğrudur. Elektrik enerjisinin bir kısmı fosil yakıtlardır ancak yenilenebilir enerjiden de üretildiği için çevreye daha az zararlıdır.

Ancak çevreye hiç zararı olmayan hidrojen yakıtlı arabalar icat edildi.Avrupa'da satın alabileceğini yalnızca iki hidrojen yakıtlı araç bulunuyor. Bunlar da Hyundai'nin Nexo SUV ve Toyota'nın Mirai modelleri. Bunlar atmosfere sadece su buharı bırakır.

Karşılaştırma

Elektrikli arabalar:

Tüm Reklamları Kapat

Güç kaynağı: Elektrikli arabalar, batarya tarafından sağlanan elektrikle çalışır. Bataryalar genellikle lityum-iyon veya lityum-polimer gibi kimyasal bileşenlerden oluşur.

Şarj altyapısı: Elektrikli araçlar, elektrik şebekesine bağlanarak veya şarj istasyonlarında şarj edilir. Elektrikli araçların şarj altyapısı, hidrojen yakıtlı araçlara göre daha yaygın ve gelişmiştir.

Menzil: Elektrikli araçların menzili, batarya teknolojisi ve aracın tasarımına bağlı olarak değişir, ancak genellikle hidrojen yakıtlı araçlardan daha kısa menzile sahiptir.

Hızlı şarj: Elektrikli araçlar, hızlı şarj teknolojisi sayesinde daha kısa sürede şarj edilebilirler. Ancak, hızlı şarj, bataryanın ömrünü etkileyebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Maliyet: Elektrikli araçlar, satın alma maliyeti ve işletme maliyeti açısından genellikle daha düşük maliyetlidir.

Hidrojen yakıtlı arabalar:

Güç kaynağı: Hidrojen yakıtlı arabalar, hidrojen yakıt hücresi tarafından üretilen elektrikle çalışır. Bu sistem, hidrojen ve oksijen gazını reaksiyona sokarak elektrik üretir ve su buharı dışında hiçbir yan ürün oluşturmaz.

Yakıt altyapısı: Hidrojen yakıtlı araçlar için hidrojen yakıt altyapısı, elektrikli araçlara göre daha az gelişmiş ve daha az yaygındır. Ancak, hidrojen yakıt altyapısı giderek büyümekte ve gelişmektedir.

Menzil: Hidrojen yakıtlı araçlar, elektrikli araçlara kıyasla daha uzun menzile sahip olabilirler.

Şarj süresi: Hidrojen yakıtlı araçlar, elektrikli araçlara kıyasla daha hızlı dolum sürelerine sahiptirler. Hidrojen tankları, yakıt pompasında doldurulduğunda elektrikli araçların bataryalarını doldurmaktan daha hızlıdır.

Maliyet: Hidrojen yakıtlı araçlar, satın alma maliyeti ve yakıt maliyeti açısından genellikle daha yüksektir. Ancak, hidrojen teknolojisinin gelişmesiyle maliyetlerin azalması beklenmektedir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Moderatör Uyarısı
Yetersiz Kaynak 1 moderatör tarafından eklendi
Akademik veya güvenilir kaynaklar sunulmamıştır.
0
Egemen Sak
Egemen Sak
40K UP
Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Öncelikle kısa ve net cevap vereyim. Elektrikli araçların küresel ısınmaya etki edeceğini olumlu veya olumsuz olarak beklemek tamamen zırvalıktan başka bir şey değil. Çünkü nereden tutsanız elimizde kalan bir konu.

Otomativlerin çoğu artık yakıt tipi olarak benzin. Benzinin karbon salınımı zaten oldukça düşük kaldı ki yeni nesil otomativler şehir içi kullanımı 100km de (motoruna göre değişmekle birlikte) 6 ile 10 lt arasında. Bu şehir içi tüketimi. Şehirler arasında 4 ile 8 lt civarında. Bir tır 100 km de 27 lt dizel yakıt yakıyor o da şehirler arası tüketimde. 1 otomobilin yakıtığı yakıtın neredeyse 5 katı. Lojistik ağını engelleyemeyeceğimize göre kabahati otomobillere atmanın da bir manası yok. Kaldı ki tüm akaryakıtla çalışan araçların saldığı emisyon birkaç fabrika ve santralin saldığından az.

Dünyanın fabrikası haline gelen güney ve güneydoğu asya dünyadaki karbon emisyonunun %50 sine yakın. Çin tek başınasa %30 Buna Amerika da dahil olduğunda %55 leri geçen bir oran var. Ve Çinli yetkililer açıkça diyor ki "İmkansız değil ama 2060 a kadar emisyonu yarıya indirmek çok çok zor" adamlar açıkça emisyonu düşürmeyeceklerini söylüyorlar. Ki kim olsa söyler. Bugün biz dahil hangi "medeniyet" fabrikasını kapamayı göze alır ? Heleki bu küresel ekonomik krizde. Kim bir fabrikasına emisyonu düşür dese anında binlerce kişi işsiz kalacak herkes farkında ki Avrupa sadece otomobillerden dizeli kısıtlamaya kalktı binlerce kişi sadece Almayanda işi sonlandırıldı. Haliyle hiçkimse fabrikaya ayar çekmeyeceği için elektrikli otomobiller tamamen bir farklı ticari amaç ve strateji üzerine kurulu. Bu da Doğu bloğunu köşeye sıkıştırmak için olduğu kanaatindeyim.

Tüm Reklamları Kapat

Tüm bunlardan bağımsız olarak elektrikli araçların bataryaları masum olmadığı gibi uzun ömürlü de değil. Haliyle ilerleyen zamanlarda bizler daha açıkça farklı durumlar göreceğiz diye düşünüyorum.

Ayrıca "Küresel Isınma" gerçeğinden biz dünyaca oldukça radikal ve saçma şekilde ya kaçıyoruz ya da objektif değerlendiremiyor, anlatamıyoruz.

Çünkü konu ozon tabakası değil. "Yahu ozon tabakası en ince noktası kutuplar. Orası donarken burası niye ısınıyor ?" diye soran yok. Çoğu da bunu bilmiyor zaten. Ayrıca ozon tabakası dediğimiz kısım stratosferde. Biz troposferdeyiz. Stratosferde dikey hava akımı yok ki. Burada saldığımız gazların neredeyse hiçbiri üst tabakaya erişmiyor. Üstüne üstlük atmosferdeki gazların %75 troposferde. Yani saldığın gazların da çoğu bu katta.

Küresel ısınmaya ve karbon salınımı meselesi ciddi ve gerçek mesele. Ama konu yaşadığımız troposferle alakalı. Peki İnsan etkisi ? Çok da yok. Biz küreyi ısıtmaktan ziyade canlıların canına okuduk. İnanın insan şuanda en güçlü döneminde. Doğaya en çok müdahale edebildiğimiz dönemdeyiz ve ona rağmen bir hiçiz. Bir yağmurda boğularak ölecek kadar aciziz.

Tüm Reklamları Kapat

Peki ne yapmalıyız ?

Öncelikle aptalca şeylere korkunç paralar harcamaktansan sosyal bilimlere ve özellikle Coğrafyaya yeterli bütçeler ayırarak konuyu anlamamız için ciddi araştırmalar yapmalıyız. İnanın tüm hükümetler seyahat için harcadıkları paranın %10 unu bu işe ayırsalar değil coğrafya, tüm sosyal bilimlere yetecek bütçe ortaya çıkar.

Ki doğanın önünde yine de duramıyoruz, bir volkan patlamasında yanıyor dediğimiz dünya muazzam soğuyabiliyor. O yüzde biraz daha absürt dediğimiz bilim insanlarında "kükürtdioksit salınımı" ile (ki bu stratosferde olacak) dünyayı muazzam bir hızla soğutabiliriz. Ama burada kontorolü kaybetmekten korkuyoruz. İklim bir sebep değil sonuç. Haliyle sonuca bakarak pek bir şey anlamanız beklenmez. Nedeni bulmak önemlidir.

Bizim bu ısınmanın temelini ve nedenini en başından araştırmamız lazım. Daha sonra insan etkisini üstüne koyarak ilerlememiz lazım. Daha sonra neler yapabileceğimizi düşünmemiz lazım. Şuan kürel ısınmadan ziyade en başta mevsim değişimi ve radikal hava olaylarının artışını incelememiz lazım. Yıllık ortalama sıcaklığın artmasına karşın kışları yaşadığımız soğuk günler fazlasıyla derecesel olarak farklılaşmaya başladı. Kışlar daha soğuk yazlar daha sıcak geçiyor artık. Tüm dünya bu yüzden çölleşebilir.

Her yıl bir yerleri fırtına ve yağmurlar yıkıp geçiyor. Su taşkınları beklenmedik ve orantısız şekilde dağılıyor. Bunları önlemek için de doğayı anlamamız lazım. Bu hayatta gördüğüm kadarıyla hiçbir şey canlı veya cansız hiçbir şey dilsiz ve konuşamayan değil. Sadece hepsinin dili farklı. Doğanın dili de coğrafya. Yaşadığınız evin sesini duymazsanız size o ev mezar olur.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close