Ne yazık ki, söz konusu uyku miktarı olduğunda, herkes için tek bir sayı vermek mümkün değil. İhtiyaç duyulan uyku miktarı kişiden kişiye ciddi anlamda değişebiliyor.
Uyku ihtiyacı aynı zamanda yaşa bağlı olarak da değişir. Daha yaşlı insanlar genellikle gençlerden daha az uyurlar. Yaşa bağlı olarak bu ihtiyacın değişmesinin de sirkadyen ritim ile homeostatik süreçler arasındaki ilişkinin değişmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Kişiden kişiye uyku ihtiyacının çok fazla değişiyor olması, yetişkinlerin genel olarak kaç saat uyuması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmayı güçleştirmektedir. Ancak tüm uyku araştırmalarının 7 ila 9 saat arasını en uygun olarak tespit etmesi, bizlerin gerçek uyku ihtiyacı ile ilgili en azından genel bir çerçeve sunmaktadır.
7 saatten daha az alınan uykunun bireylerin tepki süresini düşürdüğü, karar alma yetisini bozduğu, konsantrasyonu azalttığı, hafızayı zayıflattığı ve psikolojik denge halini dengesizleştirdiğini göstermektedir. Aynı zamanda az uykunun daha bariz etkileri, gün içerisindeki uykusuzluk, yorgunluk, bitkinlik ve bazı fizyolojik fonksiyonlarda aksama ile kendini gösterir. Ancak yapılan araştırmalar, 8-9 saat uyuyan insanlarda bu etkiler üzerinde olumlu veya olumsuz hiçbir etki tespit edememiştir. Dolayısıyla 8-9 saatlik bir uyku, yetişkinlerin en iyi şekilde işlev görebilmesi için gerekli uyku miktarı olarak belirlenmektedir.
1. Uykularınızın bir günlüğünü tutun. Yatağa gittiğiniz ve uyandığınız saatleri tam olarak yazın. Ortalama bir yetişkinin başını uyumak üzere yastığa koyduktan sonra ortalamada 14 dakika içerisinde uykuya daldığını unutmayın. Ayrıca uyandığınızda nasıl hissettiğinizi ve gün içerisinde o miktardaki uykuyla genel olarak nasıl hissettiğinizi not alın.
2. Kendinizi yorgun ve uyumaya hazır hissettiğiniz anda yatağa gidin. Uyku saatlerinizi esnetmeyin.
3. Eğer başarabilirseniz, uyanmak için bir alarm kullanmayın! Mümkünse, bırakın beyniniz yeterli hissettiğinde uyansın. Alarm, adından da anlaşılabileceği gibi, bir "tehlike sinyali"dir ve beyni bir anda tetikleyerek uyandırır. Bu, normalde bir savunma mekanizmasıdır; ancak modern insan tarafından günlük yaşamın sıradan bir parçası haline getirilmiştir.
4. Gün içerisinde yeterli miktarda Güneş ışığı aldığınızdan ve odanızın, çalıştığınız ofisin, bulunduğunuz yerlerin olabildiğince Güneş aldığından emin olun. Sirkadyen ritminiz, çok büyük oranda Güneş'in konumuna ve miktarına göre belirlenir. Bu sebeple karanlık zindanlarda tutulanlar zaman algılarını yitirirler.
5. Her gün eşit miktarda uyumaya çalışın. Bazı günler uzun, bazı günler kısa uyumak iyi bir çözüm değildir.
Uyku ile ilgili daha detaylı bilgi için kaynağa bakabilirsiniz.
Tabii ki vardır :)
Aşağıya Evrim ağacının uyku ve yapısı ile ilgili makalesini bırakacağım, orada bol bol açıklamalar mecut ancak iki kelam de ben edeyim: Uyku dediğimiz hadise, "temizlik" gibi düşünülebilir.Beynimiz gün içerisinde bir dükkanın vitrini gibidir tabiri caiz ise.Nasıl yani? Şöyle ki; beyin her an, saniyenin binde birinde bile işlev görür ve biz hiçbir şey yapmıyor zannetsek bile aslında çok iş yapar.Gelen doneleri analizler,karaciğer'de bir sıkıntı var mı, bağırsaklarda var mı gelen giden, her an bunları denetler.Ve bu kadar girdinin elbetteki hepsi işlenmez.Bilgisayar gibi düşünün ya,işlenmeyen data'lar artık bilgi oluşturur.Yani vitrindeki toz gibi.Beyin uyuduğu zaman default sistemi aktive olur.Default sistemi zannediyorum insan hayatının olmazsa olmazı ! Default sırasında, gün içerisinde ne kadar gerkesiz bilgi reseptörlerle algılanmışsa onlar temizlenir.Ancak şöyle bir sıknıtısı var default sisteminin; mesela diyelim akşam muhteşem bir motiasyon kaynağı buldunuz bir yerden ve acayip motive oldunuz.Uyuduğunuz an, default sistemi bu motivasyon halini de siler.Bir işe koyulurkenki motivasyonumuzla birkaç gün geçtikten sonraki motivasyonumuzun aynı olmamasının sebebi budur.Tabii, uyku dediğimiz hadise ve yapısı hala araştırma konusudur.Gizemleri çok fazla ! Uyku ve yapısına dair birazcık fikir oluştuysa eğer,yoksunluğunun zararlarından biraz dem vuralım.Uyku dediğimiz olay bir "temizlik" hadisesi ise yoksunluğunda "kirlilik" hali ortaya çıkar.Nedir bu kirlilik? Beyne sürekli uyarı geliyor,kan akışı sağlandı mı,dediğim gibi organlardan var mı bir haber,hatta kadınlarda yumurtalar erkeklerde spremler taze mi değil mi her şey ama her şey ana makinede denetleniyor; denetim orası.Dolayısıyla tüm uyaranların ardı arkası kesilmezse(yani uyku haline geçilmezse) beyin maalesef her şeye yetişemiyor; bazı denetlenmesi geren kısımlar eksik kalıp,hayat kalitemizi düşürebilir.İleride olacak çocuklarımızın zeka seviyesi normalden daha düşük olabilir sperm taze olmazsa ya da yumurta taze olmazsa,bilinçli kararlar vermede zorlanabiliriz vesaire uzayıp gider liste.Ve tabii ki uyku süresi denen bir şey var.Kişiden kişiye değişir ama standart bir süre 8 saattir.Azı da çoğu da tehlikelidir. Sevgiler :)
Merhaba, yapılan bazı araştırmalara göre uyku düzeninin insan sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu kanıtlanmış. Örneğin: Birkaç gece bile kötü bir uyku çekmemiz, kan şekeri kontrolümüzle oynayarak bizim daha çok yememize sebep olabilir. Az uyumak dikkat seviyemizin düşmesine neden olabilir, uykusuzluk sonucunda yaşadığımız agresiflik sosyal yaşantımızı etkileyebilir. Sosyal yaşantımız etkilenecektir çünkü uyku, tahammül seviyemizi de etkileyebilir. Buna ek olarak Oxford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre uyku sorunu çekmeyen 4 gönüllü ile çalışılmış ve bu gönüllülerin ilk üç gün, sekiz saat uyumalarına izin verilmiş. Sonraki üç gece ise uyku saatleri yarı yarıya düşürülmüş. Araştırma sürecinde gönüllüler video kayıtlar ve anketler doldurmuş. Araştırmanın sonucunda gönüllülerle ilgili şöyle bir sonuç ortaya çıkmış: "Endişelerinde, depresyon ve stres seviyelerinde artış belirdi; aynı zamanda paranoya ve diğer kişilere yönelik güven kaybının yaşandığı görüldü. Sadece üç gece az uyuyunca bunların görülmesi gerçekten etkileyici"1
Kısacası uykusuz kalmanın zihinsel olarak insanları olumsuz etkileyebileceği bir gerçektir. Çünkü uykusuzluk yaşanması sonucunda insanların düşüncelerinde donuklaşma olabilir, karar vermekte zorlanmalar yaşanabilir ve konsantrasyon seviyesi düşebilir. Ayrıca kişi bir işte çalışıyorsa, işte göstereceği verim de az uyumaktan dolayı olumsuz etkilenecektir. Dikkat seviyesi düşeceği için yaralanmalar da meydana gelebilir2.
Tüm bunlara ek olarak Teksas Üniversitesi’nin yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, uyunması gereken minimum saat uykuyu, üst üste yedi gün uyumayan insanlarda obezite, kalp hastalıkları, hafıza kaybı ve benzeri ciddi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir3.
Tüm yazdıklarıma ek olarak bir zamanlar bende uyku problemi çekiyordum ve psikolojik anlamda bu durumun beni olumsuz etkilediğini fark ettim. Uykusuzluk anksiyetemi yükseltiyordu, anksiyetem yükseldikçe uyuyamıyordum. Kaygı düzeyimin yüksek olması da günlük hayatta karşılaştığım bazı durumlara normalin dışında tepki vermeme neden oluyordu. Neyse ki kendime aktiviteler, uğraşacak işler buldum ve uykumla birlikte anksiyetem de bir nebze düzene girdi.
Sağlıklı günler dilerim ⭐
ABD Ulusal Uyku Vakfı, uyku ihtiyacının belirlenmesinde bireysel hayat tarzlarının kilit öneme sahip olduğunu söylüyor ve yaş gruplarına göre genel tavsiyelerde bulunuyor.
Yeni doğanlar (0-3 ay): İdeal olan, yeni doğan bir bebeğin her gün 14 ila 17 saat uyuması fakat 11 ila 13 saat arası da yeterli olabilir. Yeni doğanların 19 saatten fazla uyumamaları tavsiye ediliyor
Bebekler (4-11 ay): Tavsiye edilen süre 12-15 saat arası. En az 10 saat uyku da yeterli olabilir. Bebekler asla 18 saatten fazla uyumamalı
Yürümeye yeni başlayan çocuklar (1-2 yaş): Bu yaş grubunda olan çocukların 11-14 saat uyumaları tavsiye ediliyor fakat kabul edilen aralık 9-16 saat
Okul öncesi dönem (3-5 yaş): Uzmanlar bu grup için 10-13 saat aralığını öneriyor. 8 saatten az, 14 saatten fazla uyku ise uygun görülmüyor
Okul dönemi (6-13 yaş): Uyku Vakfı, 9 ila 11 saat arası uykuyu tavsiye ediyor. 7 saatten az veya 12 saatten fazla uyku ise sağlıklı görülmüyor
Ergenlik dönemi (14-17 yaş): Tavsiye edilen uyku süresi 8 ila 10 saat arası. Uyku Vakfı, 11 saatten fazla ve 7 saatten az olmaması gerektiği görüşünde
Genç yetişkinler (18-25 yaş): BU yaş grubuna 7-9 saat uyku tavsiye ediliyor ve uyku süresinin 6 saatten az, 11 saatten fazla olmaması gerektiği belirtiliyor
Yetişkinler (24-64 yaş): Bu yaş grubuna genç yetişkinlerle aynı uyku süresi tavsiye ediliyor
İleri yaş grubu (65 yaş ve üstü): Sağlıklı görülen uyku süresi günde 7-8 saat fakat bu sürenin 5 saatten az olmaması ve 9 saati de aşmaması tavsiye ediliyor.[1]
Günlük uyku süremiz bedenimizin ve zihnimizin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Uyurken sadece fiziki açıdan dinlenmeyiz. Aynı zamanda bedenimiz ihtiyacı olan bakımı da bu saatlerde yapar. Ek olarak uyurken beynimiz de dinlenir ve o da gerekli bakımları yapar. Tüm bedenimizi bir sistem gibi düşünebilirsiniz. Uyurken tüm sistem hem dinlenir hemde gerekli bakımlar yapılır. Bu yüzden ideal uyku süresi de kişiden kişiye değişir. Fakat ortalama gerekli uyku sürelerine internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu konuda sıkılmadan biraz daha hikayesi bir anlatımla bilgi edinmek için "Sadece aptallar 8 saat uyur" adlı kitabı da okuyabilirsiniz. Fazla sıkmadan olağanüstü hikayesel bir anlatışla size bu konu hakkında bilgi vericektir. Fakat kitabın içerdiği tüm bilgilerin doğru olmadığını da unutmayınız okurken. Faydalı olduysa ne mutlu bana[1]