Evrim Ağacı Logo Evrim AğacıSoru & Cevap
Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
2
Puan Ver

Beyinde bilgi nasıl depolanır ve hafıza nasıl oluşur?

1
205 görüntülenme
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Öğrenilen bilgilerin saklanması ve gerektiğinde geri çağrılması yetisine bellek denir. Bellek öğrenmenin ve öğrenilen şeyleri biriktirmenin ön koşuludur. Bellek sayesinde insanlık, zengin bir bilgi birikimini nesilden nesile aktarmaktadır. Platon, belleği anıların kalıbının çıkarıldığı balmumu tabletlere benzetir. Bugün tabletlerin yerini kitaplar ve bilgisayarlar almıştır. Kütüphanelerde ve bilgisayarlarda depolama işlemi belli bir sisteme göre yapıldığı için istenen şeyi bulmak daha kolay olur. Bellekte de buna benzer bir sistem mevcuttur. Ad, adres, okulda öğrenilenler hatta bilgisayarın nasıl kullanılacağı bellek sayesinde hatırlanır. İnsan, bilgi işleme sürecinde çeşitli bellek türlerini kullanır.

Bellek Türlerini 3 başlıkta inceleyebiliriz:

  1. Duyumsal Bellek: Duyu organlarından giren bilginin kısa süreli olarak tutulduğu yerdir. Bilgi ya işlenmeye devam edilir ya da yok edilir. Duyusal bellek sınırsız kapasitede olmasına rağmen bilgi çok hızlı biçimde kaybolur. Bazı girdilerin seçilmesi ve işlenmeye devam edilmesi için “dikkat” süreci gereklidir.
  2. Kısa Süreli Bellek: Çalışma belleği olarak da adlandırılır. “Dikkat” sonucu bazı bilgiler bu belleğe aktarılır. Kısa süreli belleğin kapasitesi sınırlıdır. Yalnızca 1,5-2 saniye arasında tekrarlanabilecek ve 5-10 birimlik bilgileri tutabileceği bilinmektedir.
  3. Uzun Süreli Bellek: Muhafaza edilmiş bilgilerimizin saklandığı yerdir. Kapasitesi sınırsızdır. Buradaki bilgiler kalıcıdır ve çabucak geri çağrılabilir niteliktedir. İşlemsel, anısal ve anlamsal bellek olmak üzere kendi içinde üçe ayrılır. İşlemsel bellek; Bir işlemin nasıl yapıldığıyla ilgili bilgilerin bulunduğu bellektir. Tekrar ederek, yaparak kazanılır. Bisiklete binmek,on parmak klavye kullanmak, dans etmek gibi psikomotor beceriler bu bellek içindedir. Bu bellek, bilinçli olarak geri çağrılamayan ancak ihtiyaç halinde otomatik olarak ortaya çıkan bilgileri kapsar. Prosedürel bellekte bir işi yapmak, o işi sözel olarak anlatmaktan daha kolaydır. Örneğin bir müzik aletini çalmak, nasıl çalındığını anlatmaktan daha kolaydır. Anlamsal bellek; Bilginin anlamlı hale gelmesini sağlayan bellektir. Anlamsal bellek okul başarısı için önemlidir çünkü akademik bilgiler, kavramlar, olgular bu bellekte saklanır. Anısal bellek; Kişisel yaşantıların depolandığı, otobiyografik bilgilerin bulunduğu bellektir. Bu bellekte genellikle önemli olan anılar saklanır çünkü sürekli tekrarlanan olağan olayların saklanması ve hatırlanması daha zordur. Anısal bellek anlamsal belleğe göre daha güçlüdür.

Beynin dış kabuğu tarafından algılanan bilgiler ilk olarak hipokampus komşuluğundaki bölümlere gönderilir.Beynin iç-orta kısmında bulunan bu bölgelerde meydana gelen hasarlarda kişinin nesne tanıma hafızasında kayıplar olur.Daha sonra buradaki bilgiler hipokampusa gönderilir.Sağ hipokampustaki hasar yön bulma hafızasına,sol hipokampustaki hasarsa kelimeler,nesneler ve insanlarla ilgili hafızaya zarar verir.Ancak her iki durumda da kısa süreli hafıza etkilenir,uzun süreli hafızaya zarar gelmez.Bu nedenle,hipokampusun uzun süreli hafızanın ilk basamaklarında görev aldığı düşünülmektedir.Hipokampusta değerlendirilen bilgiler eğer uzun süreli hafızada saklanacaksa,beynin dış kabuğuna,yani kortekse gönderilir.Beynin dış kabuğunda ön tarafta yer alan düşünceden sorumlu bölgeyle,yan ve arka taraflarda bulunan işitme ve görme alanları hafızayla yakın ilişkili bölgelerdir. Algılanan bilgiler bazı basamaklardan geçerek açık hafızaya atılır.

Hafızanın oluşmasında ilk adım kodlamadır. Kodlama seçici dikkatle başlar. Beyin ve düşünce sistemimiz dışarıdan gelen sınırsız sayıda uyarıya açık olmasına rağmen bu verileri kodlarken her veriye aynı işlemi yapmaz. Bilim insanları hafızayı hiç silinmeyecek biçimde kodlamak için her şeyden önce çok dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Bir şeye ne kadar yoğunlaşırsak onun beynimize kodlanması da o kadar sağlam olur.

Diğer bir nokta da bilginin tekrarlanmasıdır. Bilgi ne kadar sık tekrarlanır ya da kullanılırsa hafızada kalıcı bir yer etmesi o kadar kolaylaşır. Uzun süreli hafızamız, sınırsız ölçüde bilgiyi çok uzun süre saklayabilir. Fakat tam tersine eğer karşımıza çıkan bilgilere, insanlara, nesnelere ait bir merakımız, özel bir ilgimiz yoksa bilgiler kısa süreli bellekte otuz saniye kadar durup yok olur. Çok kullanılan bağlantılar hatırlamayı kolaylaştırır. Ama konudan uzaklaştığımızda -dolayısıyla bağlantılar arası sinyal alışverişi durduğunda- beynimiz bir süre önce çok iyi bildiği bir şeyi unutmaya başlar. Kullanılmayan bağlantılar zayıflayarak kopar. Hatırlamakta güçlük çektiğimiz bilgiler, büyük oranda biz onları gündelik hayatımızda canlı tutmadığımız, yeterince kullanmadığımız için silinmeye başlamışlardır.

  • Duygularımız hafızamızın çimentosudur. Yoğun duygularla eşleşen insanlar, olaylar, bilgiler, mesajlar hafızamızda kalıcı yer eder. Kişisel bir ilgi duymadığımız, duygularımızı harekete geçirmeyen olayları ise hatırlamayız. Daha dün ne yaptığımızı hatırlamakta zorlanırken 11 Eylül saldırısını televizyonda gördüğünde nerede olduğunu hatırlamayan çok az insan vardır.
  • Hafıza üzerine yapılan çalışmalar, hatırlamanın bilgilerin içinde bulunduğumuz ortamla (context) doğrudan ilişkili olduğunu söylüyorlar. Özellikle fazla çaba sarf etmeden, kendiliğinden aklımıza gelen bilgiler içinde bulunduğumuz ortamla ilgilidir.
  • Zihninizin somut olanı tercih eder. Somut olanı akılda tutmak soyut kavramlara kıyasla daha az zihinsel çaba gerektirir; bu yüzden görsellikle ilişkilendiren her şey daha kolay öğrenilir ve hatırlanır. Hafızamızda kalıcı olmasını istediğimiz verileri ne kadar görsel benzetmeler ile kodlarsak hatırlamak da o kadar kolay olur.
  • Belleğimiz bir taraftan kırılgan, diğer taraftan da oldukça dirençlidir. Memnuniyet yaratan duygular, negatif duygulardan daha kalıcıdır. Freud’dan sonra birçok nörolog da negatif duyguların etkisinin zamanla azaldığını, pozitif duyguların daha uzun süre canlı kaldığını kanıtlayan çalışmalar yapmışlardır.

242 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
3

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilimde, kendimizin hatalı olduğunu olabildiğince çabuk kanıtlamaya çalışırız. Çünkü ilerlemenin tek yolu budur.”
Richard Feynman
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol