Puan Ver
0
Puan Ver

Aksan/şive ses telleri tarafından mi, yoksa dil (organ olarak) tarafından mi belirleniyor?

2
Teşekkür
Hatırla
Takip
2 Cevap

Merhaba Uzay,

Öncelikle aksan ve şive kavramlarının farkını açıklayarak başlayalım. Aksan, farklı bir dili konuşurken hedef dildeki telaffuzunun kendi ana diline benzemesidir. Örneğin Türkiye'nin doğu bölgesinde konuşulan Türkçe, anadili Kürtçe olan insanlar sebebiyle aksanlı konuşulmaktadır. Şive ise, bir dilin, konuşulanların birbirlerinden uzak bölgelerde yaşaması sonucu geliştirdiği, ses ve anlam, kimi zaman ise kelime ve dilbilgisi kuralları açısından değişmiş sürümleridir. Örnek vermek gerekirse, Türkçe, Azerice, Kazakça gibi diller aslında aynı dilin şiveleridir. Günümüzde şive kelimesini kullanırken anlatmaya çalıştığımız şey ise aslında ağızdır. Ağız, bir dilin, farklı bölgelerde, yalnızca ses değişimine uğrayarak kullanılan sürümleridir. Örneğin Karadeniz bölgesinde konuşulan Türkçe, Türkçe'nin bir ağızıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe, resmi ağzı ise İstanbul Ağzı'dır.

Anlattığım şeylerden de anlaşılacağı üzere, bir kişinin aksan, şive ve ağzı, biyolojik özelliklerden ziyade doğup büyüdüğü, ana dilini veya dillerini edindiği çevre ile alakalıdır. Konuşma bozukluklarını saymazsak, ağız, aksan ve şive anatomiden ziyade dilin edinilme şekli ile alakalı bir süreçtir.

Diğer cevapta verilen bazı bilgilere karşı eleştirilerimi de dile getirmek isterim.

  1. Konuşma sırasında kullanılan organların anatomisi deneyime göre şekillenmez, az çok tüm insanlarda aynı olan organlara sahibiz ve bu organların şekli genetik faktörlerle belirlenir, deneyim ile değil.
  2. İnsanlar küçük yaşta dil öğrenmezler, dil edinirler. Öğrenme süreci bilinçli bir süreçtir, edinme süreci ise bilinçli bir süreç değildir. Kendiliğinden, tüm insan bebeklerinde aynı zamanlarda başlayan ve aynı aşamalardan geçen bir süreçtir.
  3. Anatomi, edinilen dile göre şekillenmez. Zihnimizde yer alan, gerçek hayattaki sesleri (phone) üretmemizi sağlayan phoneme'ler, dil edinimi sürecinde şekillenir. Dolayısıyla kişilerin farklı aksanlara sahip olmasının sebebi anatomileri değil, zihinlerindeki phoneme'lerin kendi ana dillerine uygun olarak şekillenmesidir.
  4. Dil merkezi diye bir bölge yoktur. Beyinde dil ile çok yakından ilişkili olduğunu bildiğimiz temel iki bölge vardır. Brocha's Area ve Wenicke's Area. Bu bölgeler asla kapanmaz fakat ergenliğin başlangıcına denk gelen dönemde eskiden sahip olduğu esnekliğin çoğunu kaybetmiş olur.

Sevgilerimle.

Son olarak konunun Dilbilim kategorisine taşınmasının daha iyi olacağını düşünüyorum.

Teşekkür
1

Kaynaklar

  1. Chomsky's Language Acquisition Device Dil edinimi ile ilgili bir kaynak.

Konuşma biçimi, aksan, deneyim yoluyla anatominin şekillenmesinin sonucu oluşur. Kişi gırtlak, ses telleri dil gibi organlarını kullanmaya başladığında, etrafındaki konuşma biçimini kopyalar aslında yüksek oranda. Bu kullanma ile biçimlenen yapılar, yetişkinliğe geçerken artık biçimlenmeleri neredeyse tamamlanmıştır. Nasıl karadenizde büyümüş kişi, ya da doğu anadoluda büyümüş birinin konuşmasından çok hızlı bir şekilde memleketini tahmin edebiliyorsak, aslında diyoruz ki, ses anatomisinin geliştiği yer şurasıdır. Kişinin farklı dilleri küçük yaşta öğrenmesi, ve MARUZ KALMASI bu nedenle önemli. Tek bir ana dile göre şekillenen anatomi, diğer dillere ait artikülasyon, aksana uyumlanmakta zorlanır. Bunu ne kadar erken kullanmaya başlarsa, o derece ana dili gibi doğal kullanabilir. Dil merkezi çok küçük yaşta kapandığı için, sonradan öğrenilen diller, beynin diğer kısımları tarafından tutulur, bu nedenle de zor elde edilir. Yeni araştırmalar, çok uzun ve yoğun kullanımda nöronal yapının dil merkezine kaydığını göstermiştir hayret verici biçimde. Beyin nöroplastisitesi, buna izin verecek kadar geniş bir potansiyele sahip. Ancak anatomik oluşumun değişimi için evrimsel mekanizmaları da düşünürsek, bireyin göremeyeceği zaman aralıklarında oluşur değişim. Tabii ki kişi bunu aşamaz demek değil bu. Sadece hayata hazır hale gelmenin geleneksel yöntemleri dışında da olasılıklar olabileceğine açık olmamız gerekir.

Teşekkür
3

Kaynaklar

  1. Ses Fizyolojisi
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsanlar nadiren gerçeklerle yüz yüze gelirler; ancak birçoğu hemen pılını pırtını toplayıp hiçbir şey olmamış gibi oradan uzaklaşırlar.”
Winston Churchill
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder