Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Seda Smokinli Maymun
Üye
5

Ahlak nedir, kişiden kişiye değişebilir mi, nasıl belirlenir?

Ahlak tartışılabilir mi ve ahlak nedir?
3,611 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
5 Cevap
Ufuk Derin
Öğrenci-Okur

Ben ahlakı şu şekilde tanımlıyorum. Kültürel evrim çerçevesinde medeniyetimizi sürdürebilmek için toplum tarafından çevresel koşullara göre evrimleşen kurallar bütünü.

Tanımımdan anlayacağınız üzere ahlakın göreli olduğu görüşündeyim. Toplumsal olarak evrimleşen bir yapı olmasına rağmen kişinin yaşadığı toplum ve maruz kaldığı çevresel koşullar kişinin ahlakını değiştirebildiği için kişiden kişiye bazı anlayışlar değişebilir. Hatta kimi zaman ise bazı temel konularda gerek çevresel etkileşimlerin fazla olması gerek ise aynı çağda bulunmamızdan dolayı dünyanın bazı temel konularda büyük tek bir toplum gibi davranmasına yol açacağından şu an yaşadığımız zamanda bazı ahlak kuralları "genel kabul" görebilir. Yine de farklı çevresel şartlardan etkilenenler olacağı için herkes aynı ahlak kuralını benimsemeyebilir. Farklı zamana, mekana, çevresel şartlara göre değişebilir.

Nasıl belirlendiği konusuna gelecek olursak temel olarak istemeden belirleniyor diyebiliriz. Tıpkı biyolojik evrimde olduğu gibi. Bu konularda da geniş bir çeşitlilik var ve çevresel koşullarda ister istemez bazı eylemlerde bulunacaksınız. Bunların da bazı sonuçları olacaktır. Bu durum da zekası olan ve düşünebilen canlılardan oluşan sosyal bir yapı için bazı davranışları doğru veya yanlış olarak görmeye sebep olacaktır. Böyle gittikçe belki farkında bile olmadan belki farkında olarak bunlardan etkilenecek ve içsel olarak bazı şeyleri istememeye bazı şeyleri doğru veya yanlış bulmaya başlayacaksınız. Toplumun genel ahlak anlayışı ve kişilerin ahlak anlayışı oluşacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Genelde ahlak anlayışı istemsizce yaşanılan olaylar çerçevesinde geliştiği için tartışılabilir ama belli bir süre geçmiş ve çoktan ahlak anlayışı şekillenmişse bu konularda tartışmak çoğu zaman zor, hatta imkansız olabiliyor.

604 görüntülenme
9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Görkem Öge
Toprak Mühendisi
Orijinal Soru: Ahlak nedir, ve göreli midir?

Ahlak bir topluluğun doğru bulduğu değerler bütünüdür.

Toplulukların da hayat görüşleri, inanışları, yaşam dinamikleri değişken olduğu için ahlak da değişken bir kavramdır. Tüm dünya insanlarını kapsayan ortak değerler de vardır ama bu ortak değerleri benimseyen topluluklar arasında, farklı konularda ayrılıklar da vardır. O nedenle tüm dünyanın tüm konularda aynı ahlaki tercihleri benimsediğini iddia edemeyiz.

Tüm Reklamları Kapat

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Koray Yiğit
Koray Yiğit
1,360 UP
Matematik öğretmeniyim

Eğer ahlakı evrim ile açıklamak istersek neresinden tutmalıyız? Ahlakı inşa etme ihtiyacı neden oldu? Evrimsel süreçte aksi daha faydalı olmazmıydı? Yani eğer amaç genlerin aktarımı ise neden empati kurmak zorundayım? Üreme şansımı artırmak için empati kurmama gerek var mı? Aksine üreme yarışında rakiplerimden bir adım önde olmak için empati kurmak yerine ona zarar vermeye çalışmam onu ekarte edip benim şansımı artırmaz mı? Tüm bu sorular ışığında baktığımda ahlak ve ahlaki kurallar bana çok saçma ve gereksiz geliyor. Sanki evrimin temel mantığı ile çelişiyor gibi. Çıkamadım işin içinden. Ya ahlak kuralları yalan ve gereksiz ya da evrim ile açıklayamadığımız bir kavram var insanın gelişiminde.

225 görüntülenme
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
179K UP
Bilim ve felsefe okuru

Ahlak 'insan' (bilinci) için vardır somut gerçekliktir. Nasıl mı? Görelim. Bir başka insana zarar vermek ahlaki değildir. Bu görece bir konu değildir. İnsan zihni zarar kavramını ortaya çıkardığı müddetçe ahlak göreceli olarak algılanmaz. Peki zarar kavramı zihnimiz nasıl ortaya çıkarır. Bunu da irdeleyelim.

Eğer ki kendimiz zarar görecek durumda olmasak yani kendimiz acı çekme hissine sahip olmasak zarar kavramı ortaya çıkmazdı daha doğrusu herhangi bir olay karşısında zarar gören bir canlının zarar gördüğünü algılama kapasitesine sahip olamazdık. Bu durum bizde empati ile tezahür eder. Peki empatinin kaynağı sadece zihinsel mi. Görelim.

Empatinin kaynağı sadece zihinsel değildir. Yapılan çalışmalar ayna nöronların sayesinde karşımızdaki canlının acısını bizzat kendi bedenimizde beyinimizin tetiklemesi yoluyla hissedebildiğimizi göstermiştir. Bu da demektir ki ahlaki kavramlarımızı oluşturan şeyin kökeninde de biyolojik yapı ve mekanizmalar var. Yani kendini başkasının yerine koy güdüsünü veya düşüncesini oluşturan şey bilinçdışı beyin kapsamında kalacak kadar derin bir mekanizmayla biyolojimizde köken taşır. Pragmatik veya faydacılıkla açıklanmaya çalışılan şeylerin bile böylece kökeninde biyolojimiz ve beynimizin işleyiş şekli olduğunu anlıyoruz. Eğer bu mekanizmalar olmasaydı acımasız birer vahşi canlıya dönüşürdük. Kısacası empati gücümüz biyolojik bir mekanizmaya dayanıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bu nedenle eğer ahlak deyince kabile dansı yapan kişilerin zihin esnekliği ile (nöroplastisite) yoluyla kendi toplumlarında kendi zihin dünyalarında sanal oluşturdukları kavramları veya kuralları anlamıyorsınız 'vicdan' (empati) sahibi herkes için ahlak kuralları bellidir. Çünkü empatik beyin (ve bunun biyolojimiz ile bağlantısı nedeniyle) nedeniyle örneğin bir insana zarar vermek empati yapan, yapabilen herkes için ahlaksız bir davranıştır. Yani ahlaki ele alış biçimi sizin ahlaka bakış açınızı ve değerlendirmenizi belirler. Eğer her toplumda uydurulmuş kuralı ahlak diye alırsanız, böyle bir geniş ele alma ile ahlak kavramının sizin için hiç bir anlamı kalmayabilir. Ancak ahlakın gerçek özünün neden ve nasıl ortaya çıkmakta olduğunu kavrarsanız ahlakın özünün aslında bu kadar görece olmadığını anlarsınız.

Biraz da konuyla bağlantısı nedeniyle insan bilincini bu konuda ele alalım. İnsan bilinci varoluşsal felsefe nedeniyle salt bilinç eksenli kavrayışlarıyla o konunun evrenselliğini belirler. Çünkü bilinç sahibi bir uzaylı da söz konusu olsa salt bilince dayalı değerlendirmesi ve kavrayışı o canlı için de aynı biçimde olacaktir zihin dünyasında ele alınmış olacaktır. Yani evrenin hangi köşesinde olursa olsun bilinç devreye girerse bilinçsel kavrayış o konuda aynı yere varır. Tabi bilinç şartlanma veya dogma gibi kendi zihninde yerleşmiş bagajlarından kurtulmuş bir halde kavrayış geliştirmeyi başarırsa. Salt bilinçsel değerlendirme dediğim şey buna dayanır.

Buna bir örnekleme yapalım. Örneğin dünyamızdaki evrim süreci her bilinç için aynı biçimde kavranabilir durumdadır. Yani bir uzaylı da evrimsel süreci bilinçli ise aynı bilgilere ulaşarak keşfeder. Bu nedenle salt bilincin kavrayış geliştirme potansiyelinin evrensel nitelikte olduğunu anlıyoruz. Bu bedende değil başka bir bedende var olan bilinçli gözlemci veya gözlemciler için de bütün evrime dair bilinçsel bilgi ve gözlem aynı biçimde olacaktır. Bu nedenle varoluşu kavrayışın asıl kökeninde bilinçli olmanın ve bilinçli gözlemci olmanın bulunduğunu bu şekilde anlıyoruz. Dolayısıyla insan bilinci dediğim şartlarda evrenselliğin belirleyicisi olma potansiyelini taşımaktadır. Çünkü bilinç kendi bedenimizden bile bağımsızlaşabilmektedir. Bu potansiyel inanılmaz bir şeydir. Bedenden 'kurutulabilen' bu bilinçli hal evrenselliğin kaynağı olacak kadar müthiş bir potansiyeli içinde taşır.

[Ekleme]

Zarar ve fayda tanımlamaları (daha yüksek entropi yani daha fazla düzensizlik) doğal tanımlar olarak ortaya çıktı sürece evrende ahlak göreli değildir. Objektif bir gerçekliktir. Çünkü belirttiğim gibi zarar ve fayda tanımları düşük Entropi ve yüksek entopi ilişkiselliğinden doğal olarak türüyor. Yani bu durumu biz yaratmadık evren yarattı. Ahlak yok diyenler entopi ve fayda zarar kavramları arasındaki ilişkileri kuramayıp da ahlaki soyut bir şekilde anladıkları için böyle bir sonuca varırlar. Oysa ki iş temelde sandıkları gibi değildir.

282 görüntülenme
3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Esat Kudret
Esat Kudret
120K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim.
Orijinal Soru: Ahlak nedir, ve göreli midir?

Hem evet hem hayır.

Olaya nereden baktığımıza, kavramlara ne atfettiğimize ve kavramların kökenine bilimsel sadakatimize bağlı olarak değişir.

Ahlak kelimesi coğrafyamız açısından Arapça kökenli bir kelimedir ve kökü HULK (doğuş) tur. Dilimizdeki halk kelimesi de buradan türemiş ve “DOĞANLAR” anlamına gelir. Ahlak da aynı kökenden ve doğuma, doğumuna (yani genetik kodlarına ve evrimine ) uygunluktur.

Tüm Reklamları Kapat

Bu açıdan baktığımızda ahlak kavramının aslında tüm canlılar için geçerli olduğu ve tek kıstasın söz konusu canlının var oluşu süresince, doğasına uygun (genetik kodlarına ve evrimine) yaşam sürüp sürmediğidir.

“Birine Ahlaksız demek hakaret midir, küfür müdür?” sorusuna çok az da olsa bu minvalde cevap veren vardır.

Ancak ekseriyet, dinlerin doğuşu ile birlikte , ahlak kavramının özünden uzaklaştırılarak, harici bir güç tarafından istenen normlar bütünü olarak insanlık tarihinin sahnesine girişine vesile olan inanç bağlamında cevap verme eğilimindedir ve hakaret, küfür sayar.

Burada iradi veya değil din olgusu ahlak kavramını çarpıtarak, özünden uzaklaştırarak ve fakat aynı anlama geliyormuş gibi, doğuş yerine yaratılış arka planı ile doğma eylemini bir yaratıcıya bağlamıştır.

Tüm Reklamları Kapat

İlk bakışta bu anlamıyla da olsa; doğma ile yaratılma sanki aynı şeymiş gibi algılansa da esasında aralarında asla uzlaşamayacak denli fark vardır. Biri doğanın yasalarını temel alır. Aklı ve bilimi önceler. Buna bağlı olarak evrim der ve bu kavramı ( AHLAK KAVRAMINI) insan ile sınırlamaz.

Diğeri ise inanç temelli bir yaratıcıyı işaret eder ve ahlakı doğuşa değil yaratılışa uygunluk olarak tarif edip “en üstün vasıflı” insan ile sınırlar. Burada ahlaka dair kural ve kaideler artık kutsaldır, tartışılamaz, sorgulanamaz…

Ancak buna rağmen modern toplumlar her yeni konumlanışlarına denk gelecek şekilde ahlakı yeniden tanımlasalar da, toplumdan topluma ve aynı toplum içinde zamanla değişebileceğine kanaat getirseler de son noktada işaret edilen yer yaratılıştır ve dolayısı ile yaratıcıdır.

Ve evet son söz olarak; kavramların doğuş kökenine ( ki kavramlar kaynağını doğadan ve yaşamdan alır. Yaşamdan derlenen karışık verilerin zihnimizdeki derli toplu, alanlarına göre düzenlenmiş bütünlüklü kasaların şifreleridir, çağırdığımızda ilgili kasayı derli toplu önümüze getiren. Tıpkı bir kütüphane ve işinin uzmanı memuru gibi) sadık kalacaksak, ahlak canlılığa ve türe özgüdür, göreli değildir ve ancak evrime paralel değişir.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close