Sonsuza Dek Yaşamak İster misiniz? Milyarderlerin Uzun Yaşam Arayışı ve Bilimsel Gerçekler!
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Biyoloji
- Sağlık Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Zenginlerin uzun yaşam için kullandığı metformin, parabiyoz ve kriyoterapi gibi tedavilerin insanlarda etkisi bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ve riskler içerebilir.
- Uzun yaşamın sırrı sigara içmemek, sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stres yönetimi ve iyi sağlık hizmeti almak gibi herkesin uygulayabileceği basit alışkanlıklardadır.
- Yaşlanma karşıtı etkili tedaviler ancak yeterli bilimsel araştırma ve yatırımla geliştirilebilir; milyarderlerin çoğu bu alana yeterince yatırım yapmamaktadır.
Sonsuza dek yaşamak ister misiniz? Bunun için iki aşamalı bir planımız var. Önce Silikon Vadisi'nde milyarlarca dolar kazanın. Sonra bu milyarları tuhaf uzun yaşam tedavilerine harcayın ve ölümsüzlüğün gelmesini bekleyin.
En azından belirli bir teknoloji milyarderi sınıfı arasında geçerli olan çalışma teorisi bu gibi görünüyor. Örneğin ChatGPT'nin arkasındaki şirket olan OpenAI'ın CEO'su Sam Altman, sabahları e-postalarını yanıtlarken parlak bir LED ışığına bakıyor. Altman ayrıca günde 15 saat aralıklı oruç tutuyor ve bir diyabet ilacı olan metformin kullanıyor. Bu ilacın yaşlanma karşıtı olduğu iddia edilen faydaları, sağlıklı insanlarda henüz büyük ölçüde test edilmemiştir. Nitekim ChatGPT'ye uzun bir yaşam için bu ilacı kullanmanın iyi bir fikir olup olmadığını sorduğumuzda, program "Kısa cevap: İyi bir fikir değil." şeklinde yanıt vermektedir.
Bir de PayPal'ın milyarder kurucu ortağı Peter Thiel var. Thiel, verdiği bir röportajda "parabiyozla ilgili şeyleri araştırdığını" söylemişti. Parabiyoz, genç kanının yaşlı hayvanları ve belki de bir gün insanları gençleştirmek için kullanıldığı tartışmalı bir araştırma alanıdır. Thiel daha sonra bu söylentilerle ilgili doğrudan sıkıştırıldığında, "Ben bir vampir değilim." şeklinde yanıt vermiştir.
Diğer taraftan Bryan Johnson yalnızca bir "yüz milyoneri" olabilir. Kendisi yaklaşık 200 milyon dolarlık bir servete sahip olduğunu iddia ediyor. Ancak net servetindeki bu eksiği, devasa sosyal medya içerikleriyle fazlasıyla kapatıyor.
Johnson, sauna protokolünden tutun da gece ereksiyonlarını ölçmek için kullandığı cihaza kadar her şey hakkında paylaşımlar yapıyor. Uyguladığı "Blueprint" protokolünün biyolojik yaşını tersine çevirdiğini ve kendisini "gezegendeki en sağlıklı insan" haline getirdiğini iddia ediyor. Bu protokol; aşırı bir diyet, takıntılı düzeyde egzersiz ve uyku düzeni, onlarca takviye ve hatta gen tedavisinin birleşiminden oluşuyor. Tabii gezegendeki en sağlıklı insan olmanın tam olarak ne anlama geldiği oldukça tartışmalıdır.
Üstelik bu durum sadece Kaliforniyalı teknoloji devleriyle sınırlı değil. Milyarder basketbolcu LeBron James'in, evindeki basınçlı oksijen tankında geçirdiği seanslar ve eksi 160 santigrat derecede uygulanan kriyoterapi seansları da dahil olmak üzere, sağlığı için yılda yaklaşık 1,5 milyon dolar harcadığı bildiriliyor.
Kardashian ailesi ise kanseri ve diğer sorunları erken teşhis ettiği iddia edilen, ancak tıbbi kuruluşlar tarafından pek önerilmeyen tam vücut MR taramaları yaptırmaktadır.
Rus milyarder Dmitry Itskov, insan beyinlerini bilgisayarlara yüklemeyi amaçlayan "2045 Girişimi"ni kurmuştur.
Doksan yedi yaşındaki Çinli milyarder Li Ka-shing ise nikotinamid ribozit adı verilen ve yaşlanma karşıtı olduğu varsayılan bir takviyeye son derece güveniyor. Hatta bu takviyeyi üreten bir şirkete 25 milyon dolar yatırım yapmıştır.
Peki, tüm bu çeşitli uzun yaşam protokollerinin ve bunları uygulayan aşırı zengin kişilerin ortak noktası nedir? Aslında bu tedavilerin hiçbirinin, kullanıcılarının ortalama bir insandan çok daha uzun yaşamasına yardımcı olma ihtimali yoktur.
Zengin insanların daha uzun yaşamasına yardımcı olduğu kanıtlanan şeyler, neyse ki herkesin daha uzun yaşamasına yardımcı olan şeylerle tamamen aynıdır. Bunlar arasında sigara içmemek, daha iyi bir beslenme düzeni, daha fazla egzersiz yapmak, stres seviyesini düşük tutmak ve iyi bir sağlık hizmeti almak yer alır. Şanslıyız ki bu alışkanlıkların hiçbiri yılda milyonlarca dolara mal olmamaktadır.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Ayrıca henüz var olmayan ve yaşamı gerçekten uzatacak olan tıbbi atılımlar, kendi üzerlerinde deney yapan milyarderlerden gelmeyecektir. Bu atılımlar büyük olasılıkla düzgün bir şekilde finanse edilen bilimsel araştırmalardan ortaya çıkacaktır. İlginçtir ki çoğu aşırı zengin insanın yatırım yapmaktan kaçındığı şey de tam olarak bu bilimsel araştırmalardır.
Gerçek Bir Tedavi için Parayı Takip Etmek
Gerçeklerle başlayalım. Zengin insanların kesinlikle daha uzun yaşadığı bilinen bir gerçektir. Örneğin ABD'de en zengin yüzde 1'lik kesim, en yoksul yüzde 1'lik kesimden 10 ila 15 yıl daha uzun yaşamaktadır. Ancak bunun nedeni onların kullandığı soğuk terapi odaları, metformin veya parabiyoz değildir. Bu durum, az önce bahsettiğimiz çok daha sıradan ve çok daha kolay erişilebilir olan alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır.
Sınırsız paranız olsa bile, mevcut tıbbi teknoloji ile çok daha uzun bir yaşam sürmek için yapabileceğiniz ekstra pek bir şey yoktur. Bilim insanlarının solucanlarda, sineklerde ve farelerde işe yarayan pek çok ilgi çekici yaşlanma karşıtı fikri bulunuyor. Ancak insan yaşlanmasını anlamlı bir şekilde yavaşlatıp yavaşlatamayacağını bulmak için bugüne kadar hiçbir tedavi klinik bir deney aşamasına dahi ulaşmamıştır.
Başka bir deyişle, Sam Altman metformin aldığı için daha uzun yaşayabilir ya da yaşamayabilir. Ancak şu anda her iki durumu da destekleyen sağlam bir kanıt bulunmamaktadır. Metforminin faydaları belirsizliğini korurken, bazı biyokorsanların kendilerini maruz bıraktıkları yöntemlerin aktif olarak zararlı olma ihtimali bile vardır. Örneğin ABD Gıda ve İlaç Dairesi, 2019 yılında kan nakli yaptırmanın enfeksiyonlardan ciddi alerjik reaksiyonlara kadar uzanan riskleri hakkında uyarılarda bulunmuştur.
Benzer şekilde, aşırı diyet kısıtlamalarının da geri teptiği ve ilerleyen yaşlarda kemikleri zayıflatarak bağışıklık sistemine zarar verdiği gösterilmiştir.
Bir de adı çıkmış "takviye yığınları" adı verilen bir kavram vardır. Bu yığınlar, uzun bir yaşama katkı sağlayacağı umuduyla tek seferde alınan haplar, tozlar ve deneysel bileşiklerin devasa kombinasyonlarından oluşur. Bu tür takviyeler ömrünüzü uzatmak yerine, genellikle kirlenmiş içerikler, karaciğer hasarı ve son derece tehlikeli yan etkilerle ilişkilendirilmektedir.
Üstelik onlarca müdahaleyi bir araya getirmek, tamamen farklı bir sorun daha yaratmaktadır. Eşzamanlı olarak kullanılan birden fazla tedavinin birbiriyle etkileşime girebileceğini biliyoruz. Yani tek başına işe yarayabilecek içerikler, birlikte alındığında durumu aktif olarak çok daha kötü bir hale getirebilmektedir. Tıpta bilinen en klasik örneklerden biri, Viagra ile bazı kalp ilaçlarının birlikte kullanımının tansiyonu tehlikeli derecede düşürerek ölüme neden olabilmesidir.
İnsan biyolojisi son derece karmaşıktır ve bir şeyleri bozmak, onları düzeltmekten çok daha kolaydır. Tıpkı bir araba motorundaki rastgele bir parçayı değiştirmenin, performansı artırmaktan ziyade kötüleştirme ihtimalinin çok daha yüksek olması gibi. Nelerin gerçekten işe yaradığını bulmak için sadece milyonlarca dolara sahip olmak yetmez. Aynı zamanda doğru ve güvenilir insan deneylerine ihtiyaç vardır.
Ölümsüzlüğün Bedeli ve Yatırım Eksikliği
Bizler spor salonu üyeliklerine, iyi bir uyku çekmeye ve sebze yemeye odaklanırken milyarderlerin gizlice ölümsüzlüğe erişim satın aldığından endişeleniyorsanız içinizi rahatlatacak bir gerçeği hatırlatmak isteriz. Çoğu aşırı zengin insan, aslında ufukta devrim niteliğinde yaşlanma karşıtı tedaviler varmış gibi davranmamaktadır. Hatta davranışlarına bakıldığında, uzun yaşama şaşırtıcı derecede takıntısız oldukları bile söylenebilir.
Haber değeri taşıyan ve oldukça tuhaf şeyler yapan bir avuç milyarder olsa da en bilinen örnekleri geçtikten sonra bu tür insanların sayısı epey azalmaktadır. Dünyada birkaç bin milyarder olduğu göz önüne alındığında, çılgınca uzun yaşam müdahalelerine dair çok daha fazla hikaye duymayı bekleyebilirsiniz. Ancak durum pek de öyle değildir.
Hatta çok yüksek profilli bazı karşıt örnekler de mevcuttur. Örneğin Elon Musk, daha uzun yaşamların aslında kötü bir haber olacağını defalarca dile getirmiş ve 2024 yılında Cannes'da bir izleyici kitlesine hitaben bu konudaki düşüncelerini şöyle ifade etmiştir:
Uzun yaşam alanında hiçbir yatırımım bulunmuyor. Eğer çok uzun süre yaşarsak, bunun toplumu kemikleştireceğini ve yenilikleri engelleyeceğini düşünüyorum.
Fakat Elon Musk dışındaki her aşırı zengin kişi üst düzey uzun yaşam terapilerini gizlice stokluyor ve medyada bununla övünmüyor olsa bile, yine de oldukça emin olabileceğimiz bir şey vardır. Eğer uzun yaşamayı gerçekten önemsiyor olsalardı yapacakları en temel şeyi, yani bu alana yatırım yapmayı kesinlikle ihmal etmezlerdi.
Biyoteknoloji girişimlerinin geniş çapta duyurulan bağış toplama turları ve üniversitelerinden ayrıldığını hemen fark edebileceğimiz en iyi bilim insanlarını işe alma ihtiyaçları göz önüne alındığında, devasa yatırımları gizlemek hiç de kolay değildir.
Elbette bu alana yatırım yapan birkaç kişi de bulunuyor. Bunlardan belki de en yüksek profilli olanı Altos Labs adlı girişimdir. Gizemli bir uzun yaşam girişimi olan Altos Labs, söylentilere göre kısmen Amazon'un kurucusu Jeff Bezos tarafından finanse edilen 3 milyar dolarlık bir başlangıç yatırımı almıştır. Şirket, yetişkin hücrelerinin gelişimin erken dönemlerinde bulunanlara benzeyen kök hücre benzeri durumlara nasıl yeniden programlanabileceğini araştıran Nobel ödüllü bilim insanı Shinya Yamanaka'yı işe almasıyla büyük bir dikkat çekmişti.
Ancak kulağa çok fazla para gibi gelse de bu miktar aslında şaşırtıcı derecede küçüktür. Bezos'un net servetinin 2026 yılında yaklaşık 270 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bu da Altos Labs'i tek başına finanse etmiş olsa bile (ki etmedi), bu miktarın servetinin yalnızca yüzde 1'ine denk geldiği anlamına gelmektedir. Bu yatırım aynı zamanda, kendi roket şirketi olan Blue Origin'e her yıl akıttığı parayla hemen hemen aynı seviyededir.
Altmış iki yaşındaki Bezos'un muhtemelen 20 ila 30 yıllık bir ömrü daha kaldığı düşünülürse, eğer uzun yaşam biliminin ölümsüzlük biletleri olduğuna gerçekten inansaydı, servetinin yüzde 1'inden çok daha fazlasını bu alana yatırmasını beklerdiniz.
Gerçek Yaşlanma Tedavisi Bilimde Yatıyor
İşin büyük ironisi, gerçekten daha uzun yaşamak isteyen milyarderlerin, kanıtlanmamış tedavilerle kendi üzerlerinde deney yapmak yerine büyük ölçekli bilimsel deneyleri finanse ederek çok daha fazla fayda sağlayabilecek olmalarıdır. Ancak şu anda bu tür araştırmalar şaşırtıcı derecede yetersiz finanse edilmektedir. Örneğin ABD'de yaşlanmayı anlamaya yönelik çalışmalar, kanser araştırmalarına kıyasla yaklaşık 20 kat daha az devlet fonu almaktadır. Oysa kanserlerin çok büyük bir kısmı doğrudan yaşlanmadan kaynaklanmaktadır.
Altos Labs gibi şirketlere yapılan ve manşetleri süsleyen yatırımlara rağmen, uzun yaşam araştırmaları toplam biyoteknoloji yatırımlarının hala sadece çok küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bazı anketlere göre aşırı zengin kişilerin on yıllık ekstra sağlıklı bir yaşam için servetlerinin neredeyse yarısını vereceği düşünüldüğünde, bu durum özellikle çarpıcıdır. Günümüzde dünyadaki milyarderlerin toplam servetinin yaklaşık 20 trilyon dolar olduğu tahmin edilmektedir.
Bu servetin yarısı 10 trilyon dolar yapar ki bu miktar, insan türünün tüm tarihi boyunca sağlık araştırmalarına yaptığımız yatırımdan bile daha fazla olabilir. Sonuç olarak dünyadaki milyarderlerin sadece küçük bir kısmının uzun yaşam bilimini finanse etmeye karar vermesi, hem kendilerine hem de geri kalanımıza o sağlıklı on ekstra yılı kazandırmak için oldukça iyi bir şans verebilirdi.
Zaten asıl kilit nokta da budur. Yaşlanma karşıtı tedaviler bir kez geliştirildiğinde sadece zenginlerin erişimine açık olmayacaktır.
Son bir kez Sam Altman'ın metformin alışkanlığına dönecek olursak, bu ilaç yılda 1 milyon dolara mal olan egzotik ve kişiselleştirilmiş bir tedavi değildir. Sadece hap başına birkaç kuruşa mal olan ucuz ve jenerik bir tablettir. Bu ilacı herkese vermememizin nedeni maliyeti değil; hiç kimsenin, ilacın gerçekten uzun bir yaşam sağlayıp sağlamadığını anlamak için gereken klinik deneylere 45 ila 70 milyon dolar civarında bir fon sağlamamış olmasıdır.
Bunun nedeninin bir kısmı da ilacın gerçekten ne kadar ucuz olduğuyla ilgilidir. İnsan ömrüne yıllar eklese bile, hiç kimse seri üretilen ve son derece ucuz olan bir ilaçtan para kazanmayı bekleyemez.
Eğer hükûmetler ya da bir avuç hayırsever milyarder ceplerindeki bozuklukları dahi bir araya getirebilseydi, birkaç on milyon dolarlık tek seferlik bir yatırım, dünya çapında milyarlarca insanın hayatına sağlıklı yıllar ekleyebilirdi. Üstelik buna deneyleri finanse eden milyarder bağışçılar da dahil olurdu.
Yaklaşık 1 milyar dolarlık bir bütçeyle metformin gibi ilaçların 10 ila 20 denemesini gerçekleştirebilirdik. Umut vadeden diğer adaylar arasında rapamisin, akarboz ve kanagliflozin gibi diyabet ilaçları ile yaşlanmış hücreleri temizleyen senolitik ilaçlar bulunmaktadır. Elimizde yeterli veri olmasa da bu ilaçlardan en azından bazılarının insanların daha uzun ve daha sağlıklı yaşamasına yardımcı olması kuvvetle muhtemel görünmektedir.
Söz konusu ilaçların birçoğunu farelerde keşfeden veya doğrulayan ABD Müdahale Test Programı, Bryan Johnson'ın sağlığı için her yıl harcadığı miktarın sadece iki katı civarında bir yıllık bütçeyle çalışmaktadır.
Dolayısıyla, eğer bu yazıyı okuyan bir milyarder ya da yüz milyoneriyseniz, o kriyoterapi odasından yavaşça uzaklaşın. Kendiniz de dahil olmak üzere milyonlarca insanın gerçekten daha uzun ve daha sağlıklı yaşamasını sağlayabilecek olan bu bilimsel araştırmaları finanse etmek için çek defterinizi açmayı mutlaka düşünün.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/07/2026 16:34:40 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23447
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.