Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Siyasi Partiler, Gerçeklik Algımızı ve İnançlarımızı Nasıl Etkiliyor? Bu Konuda Neler Yapabiliriz?

Siyasi Partiler, Gerçeklik Algımızı ve İnançlarımızı Nasıl Etkiliyor? Bu Konuda Neler Yapabiliriz? New Statesman
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Sahte haberler her yerde fakat neden hala bunlara inandığımız belirsiz. Psikologlar, kimliğimize doğruluğumuzdan daha fazla değer vermenin bizi, siyasi partimizin inançlarıyla uyumlu yanlış bilgileri kabul etmeye götürdüğünü söylüyor. Bu değer uyuşmazlığı, yüksek kaliteli haber kaynaklarının neden artık yeterli olmadığını açıklayabilir - ve bunun anlaşılması politik bölünmeyi onarmak için stratejiler bulmamıza yardımcı olabilir.

Bu yazı, Science Daily isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Sahte haberler her yerde; fakat bunlara neden hala inandığımız belirsiz. Bilişsel Bilimlerdeki Trendler (Trends in Cognitive Science) dergisinde yayınlanan bir makalede psikologlar, nöroekonomi alanında yaptıkları bir araştırmaya dayanarak, politik kimliklerimize verdiğimiz değerin, doğruluğa verdiğimiz değerden daha yüksek olmasının, bizi gönül verdiğimiz siyasi partinin inançlarıyla uyumlu ama gerçekte yanlış olan bilgileri kabul etmeye ittiğini söylüyor.

Bu değer uyuşmazlığı, yüksek güvenilirlikli haber kaynakları tarafından verilen haberlerin gerçeğin halka ulaşması konusunda artık neden yeterli olmadığını açıklayabilir. Bunun arkasında yatan sebeplerin anlaşılmasının da, politik bölünmeyi onarmak için stratejiler bulmamıza yardımcı olabileceğini söylüyorlar. New York Üniversitesi'nden psikolog ve makalenin baş yazarı Jay Van Bavel şöyle anlatıyor:

Nöroekonomi, "değer" kavramını nasıl hesapladığımız konusundaki giderek daha isabetli hale geliyor. Sabahları hangi gazeteyi alacağımızdan tutun da kahvaltıda ne yiyeceğimize kadar her konuda, bizler için neyin önemli olduğunu ve dünyayla nasıl ilişki kuracağımızı biz seçiyoruz. Bundan yola çıkarak şunu düşündük: Belli gruplarla uyum sağlamamıza katkı sağlayan hedefler seçme motivasyonu, hatasız olma motivasyonlarımızdan daha güçlü olduğunda, gerçeklerden sapmaya daha çok meyilli oluyoruz.

Bu, "kimliğe dayanan inanç modeli" denilen kavramdır. Bunun altında yatan ana düşünce şudur: Halihazırda bizim için en önemli şeylerin neler olduğuna bakar ve farklı fikirlere değerler atarız. Sonrasında, hangi fikrin doğru olduğuna karar vermek için bu değerleri birbiriyle kıyaslarız.

Siyasi partilerimiz bize bir ”ait olma” duygusu sağlayabildiği ve kendimizi tanımlamamıza yardımcı olabildiği için, onlarla aynı fikirde olmak da benlik bilincimizi güçlendirebilir. Ve sırf bu nedenle, normalde gerçeklere önem veren biri olsak da, bazen bizim için bir konuda partimizin ne düşündüğü, gerçeğin kendisinden daha önemli olabilir. Bu gibi durumlarda, gerçekliğe yakınlığından bağımsız olarak partimizin görüşleriyle uyumlu olan fikirlere inanmaya meylederiz. Bu, görüşlerimizi biçimlendirmek için normalde güvendiğimiz bilgi kaynaklarının daha da az bir etkiye sahip olmasına neden olur. Van Bavel şöyle söylüyor:

Eğer bir haberi üreten insanların bizden farklı bir gruba ait olduğuna inanıyorsak, o kaynağın gerçekten de yüksek güvenilirlikli bir haber kaynağı olması bizim için o kadar da önemli olmamaya başlar. Bu kaynak en iyi yazarlara, en iyi araştırmacı gazetecilere, en iyi editoryal standartlara, normalde önem verdiğimiz her şeye sahip olabilirler. Ancak normalde bizi yüksek bir doğruluğa götürmesi mümkün bu şeylere değer vermekten vazgeçeriz ve bunun yerine haberleriyle uyumlu olduğunu düşündüğümüz gruba odaklanırız.

Yine de Van Bavel, modelinin siyasi bölünmeyi aşmaya yardımcı olabilecek stratejiler sunduğuna inanıyor:

Bizim modelimiz o veya bu tarafı seçmiyor. Modelin savunduğu şu: Ya hakikatin değerini artırmamız gerekiyor ya da gerek sol, gerek sağ görüşlü kişilerin kimliklerinin etkilerini azaltmanın yollarını bulmak gerekiyor.

Örneğin mahkeme jürisi görevi için çağrılmak gibi, bir kişinin özen göstererek doğruyu bulmasını gerektiren bir rol üstlenmek, bilgiyi değerlendirme ve eleştirel düşünme gibi konularda kişilerin kendilerini geliştirmelerini sağlayabilir. Van Bavel, doğru inançların değerini arttırmanın daha da basit bir yolunu sunuyor: Bunların öneminden bahsetmek yerine, onlara gerçekten maddi değer biçebiliriz:

Bir uzlaşmazlık yaşadığınızda karşınızdakine "Bahse girer misin?" diye sorun. Bu durumda karşınızdakinin doğruyu bulma motivasyonu artacaktır. Ve siz, bu kişinin anında daha akla dayalı bir mantıklama yoluna girdiğini görürsünüz. Artık ortada kaybedilebilecek bir 20 dolar vardır ve bu kişi, iddiasının çürütülmesini istemeyecektir.

Kimliğin etki gücünü azaltmak için de çalışabiliriz. Bunun bir yolu, bir üst kimlik oluşturmaktır: İnsanların kendilerini bir siyasi partinin üyeleri yerine bir ulusun veya dünyanın vatandaşları olarak düşünmelerini sağlamak... Ancak farklı siyasi inançlara sahip insanlarla nasıl ilişki kurduğumuza da dikkat etmek zorundayız:

Görünen o ki eğer insanları küçük düşürür, topluluk içinde eleştirirseniz, kimlik ihtiyaçları artar, tehdit edilmiş hissederler ve gerçeklere daha da az önem vermeye başlarlar. Bu nedenle, inandıklarına ters düşebilecek bilgileri sunmadan önce, mevcut kimliklerini olumlamanız gerekiyor.

Van Bavel inancımızdaki bu nöroekonomik ilkelerin genelleştirilmesini (yeniden) doğrulayacak olan ampirik (deneysel) çalışmalar yapmaya halen devam ediyor. Bir yandan da, özellikle de günümüzün politik ikliminde, mesajın basit olduğuna inanıyor:

Partizan kimliklerimiz, bizi doğru olmayan şeylere inanmaya yöneltiyor. Bu nedenle bir adım geri çekilip; neye, neden inandığımızı ciddi olarak değerlendirmemiz gerekiyor.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 25
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Üzücü! 3
  • Umut Verici! 2
  • Grrr... *@$# 2
  • Muhteşem! 1
  • İnanılmaz 1
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Science Daily | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2020 18:50:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/562

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Besin
Doğum
Cinsiyet Araştırmaları
Enfeksiyon
Lipit
Zooloji
Zehirli Mantar
Kimya
Elektrik
Mistisizm
Kafatası
Matematik
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Beslenme Bilimi
Film
İspat
İnsanlar
Homo Sapiens
Uzay Görevleri
Bilim
Maske
Dağılım
Radyasyon
Tardigrad
Galaksi
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Apollo projesinin en önemli getirisi, insanın sonsuza kadar bu gezegene zincirli olmadığını göstermek, vizyonumuzun bu gezegenden çok daha uzaklara dayandığını ispatlamak ve fırsatların sınırsız olduğunu anlamak olmuştur.”
Neil Armstrong
Geri Bildirim Gönder