Pompeii: Volkanik Dağ Karşısında Teslim Olan Bir Roma Şehri

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

İddialara göre Pompeii’deki insanlar çok günah işlediklerinden dolayı Tanrı’nın gazabıyla taşa dönüşmüşlerdir. Ancak bu iddianın neden doğru olmadığını anlamak için biraz tarihten bahsetmek gerekir. Pompeii, Campania’da (İtalya) bulunan devasa bir Roma şehridir. Özellikle 19 ile 20.yüzyıllarda yapılan kazılarda volkanik küllerden dolayı çok iyi bir şekilde korunduğu için Roma kültürüyle ilgili birçok bilgi edinmemizi sağlamıştır. Yakınında bulunan Mt. Vesuvius adlı yanardağı oldukça aktiftir. Pompeii ile Herculaneum adlı şehirleri MS 79’da yok etmesiyle ünlüdür ve Dünya’nın en tehlikeli yanardağlarından birisidir. Geçmişte 20 senelik bir patlama döngüsüne sahip olduğu halde yaşanılan en son ciddi patlama 1944’de olmuştu. Bölgede sismik aktiviteler çok sık yaşandığından dolayı insanlar pek dikkate almamışlardı, ancak 24 Ağustos 79 tarihinde hazırlıksız yakalandılar. Kurbanların çoğu aşırı ısınan havanın akciğerlerini yakması ve kasların kasılmasıyla hızlı bir şekilde ölmüşlerdi (evlerindeki sıcaklık bile 300 derece santigrat üzerindeydi, bu da saniyeler içerisinde ölmelerine neden olmuştur), bu yüzden cesetlerin çoğu yarı-kıvrık hallerde bulunmuştur. Patlamanın kendisi o kadar şiddetliydi ki 1945’te Japonya'daki Hiroşima’ya atılan atom bombasından 100,000 kat daha kuvvetliydi! Küller, Pompeii’nin üzerine yağmaya başladı. Her biri oldukça hafiftir, ancak o kadar yoğundu ki sadece birkaç dakika içerisinde her yer birkaç santimetre külle kaplanmaya başlamıştı. Öğleden sonra büyük bir patlama daha gerçekleşerek küller daha da yukarıya püskürtüldü ve taşlar kadar ağır olup şehrin üzerine yağmaya başladılar. Binalar çökmeye başladı ve küllerin yüksekliği metreleri buluyordu. Şehri terk edenler haricinde evlerinde kenarlara sığınıp korunmaya çalışan insanlar ne yazık ki kaçıp hayatta kalanlar kadar şanslı değillerdi. En değer verdikleri eşyalara ya da insanlara sarılı bir halde olup bitenlerin geçmesini bekliyorlardı. Geç saatte yanardağının üzerinde biriken bulut ağırlığından dolayı çökerek yüklü miktarda kül ve ısı dalgalarına neden olup şehri karanlığın içine gömdü. Kaybolan şehir Samo Kanalı’nın inşaatıyla 1775’te yeniden keşfedildi...

Görsel 1: Pompeii’den çekilen bir görüntü
Görsel 1: Pompeii’den çekilen bir görüntü
Pixabay

Yapılan kazılarda arkeologlar 1150’ye kadar ceset buldular. İlk keşfedildikleri zamanda bu cesetleri nasıl sağ salim bir şekilde çıkartacaklarını bilemediklerinde 1864’te kazılardan sorumlu Giuseppe Fiorelli yeni bir teknik geliştirdi. “İskeletler Pasajı” (İng: Alley of the Skeletons) olarak bilinen yerde küllerin içinde bazı delikler keşfetmişlerdi. İçlerine bakıldığında iskeletler görülebiliyordu, ancak onları kazıyarak almak yerine Fiorelli bu deliklerden içeriye alçı dökmelerini istedi. Birkaç gün sonra alçı kuruyunca sertleşmiş külleri kaldırarak cesetleri yerinden çıkarabilmişlerdi. İlerleyen tarihlerde yaşanılan olay sebebiyle iyi bir şekilde korunarak gömülen cesetlerin yaklaşık olarak 100 tanesi arkeologlar tarafından alçılandı.

Görsel 2: Ceset kalıpların hazırlanışına dair illüstrasyon
Görsel 2: Ceset kalıpların hazırlanışına dair illüstrasyon
Hazırlayan: Akdeniz Akman, 2017

Farklı teknikler geliştirilmiş olsa bile alçıyla olan teknik kullanılmaya devam edildi. Daha sonrasında bu alçıyla kaplı cesetler (aralarında domuz ve köpek de bulunuyor) tarama teknolojisiyle daha yakından incelendi. Gördüğünüz gibi, “lanetlenip birden taşa dönüştüler” diye bir iddianın doğru olmadığını bu şekilde öğrenmiş bulunuyoruz. Doğal afetleri genellikle bir şehirde yapılan “ahlaksız” davranışlar (ki bunlar genellikle evlilik-dışı cinsel birleşmelerle ilgilidir) sonucunda birer “ceza” olarak gönderildiğine inanan insanları günümüzde de görebilmekteyiz ne yazık ki, bu da mantıksal safsatalar listesinde “Post Hoc” (yani "Bundan sonra oldu, demek ki bundan dolayıydı") olarak bilinmektedir.

Önemli Not: Buradaki yazı Arsel B. Acar ve Çağrı M. Bakırcı tarafından kaleme alınan kitap çalışmasından bir alıntıdır. Bu yazı 02.11.2018 tarihinde güncellenmiştir, bu sebeple bu tarihten itibaren kitapta bazı değişiklikler ve ek bilgiler yer alabilir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Ana Görsel Kaynağı: Unsplash (@marcszeglat)
  • A. Black, et al. Plaster Citizens of Pompeii. (2018, Kasım 02). Alındığı Tarih: 02 Kasım 2018. Alındığı Yer: Atlas Obscura
  • M. Bagley. Mount Vesuvius & Pompeii: Facts & History. . (2017, Aralık 19). Alındığı Tarih: 02 Kasım 2018. Alındığı Yer: Live Science
  • N. Sheldon. Human Remains in Pompeii: The Body Casts. (2014, Kasım 02). Alındığı Tarih: 02 Kasım 2018. Alındığı Yer: History and Archaeology Online
  • M.C. Valsecchi. Pompeiians Flash-Heated to Death – “No Time To Suffocate”. (2010, Kasım 10). Alındığı Tarih: 02 Kasım 2018. Alındığı Yer: National Geographic News
  • G. Mastrolorenzo, et al. Lethal Thermal Impact at Periphery of Pyroclastic Surges: Evidences at Pompeii. (2010, Haziran 15). Alındığı Tarih: 02 Kasım 2018. Alındığı Yer: PLoS One

Neandertal ile İnsan Kaburgalarının Farkı

Dünyanın En Çok Kullanılan Herbisiti Roundup Ne Kadar Zehirlidir?

Skeptisizm Editörü

Arsel Berkat Acar

Arsel Berkat Acar

Skeptisizm Editörü

Katkı Sağlayanlar

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim