Kaplumbağa Kabuklarının Evrimine Ait Ara Tür Bulundu!

Yazdır
  • Bu yazıyı 3 dakika 18 saniyede okuyabilirsiniz.
Kaplumbağa Kabuklarının Evrimine Ait Ara Tür Bulundu!

Keşfedilen tuhaf sürüngen fosili, bilim insanlarının kaplumbağaların ayırt edici ve kendilerine has kabuklarının nasıl evrimleştiğini anlamalarına yardımcı oluyor. Günümüzden 240 milyon yıl önce, görselde gördüğünüz kaplumbağa-benzeri canlı, oldukça ılık olan tropik altı iklimdeki büyük bir gölün civarında yaşıyordu. Fakat Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi küratörü Hans-Dieter Sues'e göre bu canlıda, modern kaplumbağaların sahip olduğu kabuk bulunmuyordu.

Sues bu canlıyı "ilkel bir kaplumbağa" olarak tanımlıyor. Bilim insanları canlıya Pappochelys ismini verdiler. Sadece 20 santimetre uzunluğundaki bu canlının ince bacakları, uzun bir boynu ve kuyruğu ve "oldukça ilginç, kutu benzeri bir gövdesi" bulunuyordu. Sues şöyle söylüyor:

"Karın kısmında, kaplumbağalardaki gibi bir kabuğun gelişmeye başladığını görüyoruz. Bunlar ufak, kaburga benzeri yapılardır. Başlangıçta ufak olan plakalar bir araya gelerek daha büyük plakaları oluşturur."

Dahası, fosilin göz yuvalarının arkasında 2 adet açıklık bulunuyor. Bu çok önemli çünkü kaplumbağaların, kertenkeleler ve yılanların evrimini sağlayacak atasal türler ile yakından akraba olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar daha önceden kaplumbağaların, artık günümüzde soyu tükenmiş ilkin kertenkelelerin bir diğer grubundan evrimleştiğini düşünüyorlardı. Biyologlarsa, kaplumbağaların kabuklarının nereden geldiğini uzun bir süredir merak ediyorlardı. Sues bunu şöyle anlatıyor:

"Her ne kadar diğer birçok canlılda da çeşitli kemikli plakalar evrimleştiyse de, tamamen kapalı olan ve kaplumbağanın adeta 'evi' olarak görülen bu tür bir kemik yapısı sadece kaplumbağalarda görülür."

Gerçek anlamıyla bir kabuğa sahip ilk kaplumbağalar (yani gören birinin kolaylıkla "kaplumbağa" diyebileceği hayvanlar) ilk olarak 214 milyon yıl kadar önce evrimleşmiştir. Sues bu noktada bir soruna dikkat çekiyor:

"Ancak bu tarihten önceki hayvanlara ait fosil kayıtlarında koca bir boşluk vardı. Dolayısıyla kaplumbağaların ataları olabilecek canlılara ait herhangi bir örnek elimizde bulunmuyordu."

Sues ve ekip arkadaşı Rainer Schock tarafından keşfedilen ve bu boşluğu kapatan yeni fosil, Nature dergisinde yayınlanan makale ile Dünya'ya tanıtıldı. Fosil, Almanya'nın Stuttgart kentindeki kireçtaşları içerisinde bulundu. Sues, canlının tuhaf görünümlü kaburgalarını gördüğü anda bunun erken bir kaplumbağaya ait olduğunu anladığını belirtiyor. Şöyle söylüyor:

"Bu tür bir kaburgayı bir başka canlıda göremezsiniz. Dolayısıyla ilk ipucumuz buydu. Çok önemli ve yepyeni bir şey bulduğumuzu biliyorduk. Tam da Alman geleneğine uygun bir şekilde, bulgularımızı birkaç bira ile kutladık. 2008 yılında Çin'deki araştırmacılar, geniş ve uzun kaburgalara sahip kaplumbağa benzeri bir canlının, 220 milyon yıl öncesine ait kaya yataklarından çıkarıldığını ilan etmişti. Daha önce de Güney Afrika'da, 260 milyon yıl önce yaşamış benzer bir canlı tanımlanmıştı. Birdenbire dedik ki... Evet! Kaplumbağa kabuklarının bu tür kaburgalardan evrimleşmiş olduğuna dair bir çeşit fotoğraf artık elimizde var."

Bu fosiller ve kaplumbağa embriyoları üzerinde yapılan araştırmalar, kaplumbağa kabuklarının evriminin nasıl gerçekleştiği ile ilgili bulmacanın parçalarının biyologlar tarafından birleştirilmesini sağlıyor. Sues bunu şöyle açıklıyor:

"Daha önceden, elinizde geniş kaburga kemikleri vardır. Sonra bunlar, karındaki kabuğa evrimleşir. Sonradansa sırt kabuğu ortaya çıkar. İşte böylece modern bir kaplumbağaya ulaşırsınız."

Denver Doğa ve Bilim Müzesi küratörü olan ve kaplumbağa evrimi üzerine araştırmalar yürüten Tyler Lyson, bulunan fosilin gerçekten çok önemli olduğunu doğruluyor. Güney Afrika'da bulunan 260 milyon yıllık fosillerin kaplumbağaların ataları olduğunu söylediğinde, bazılarının bunu reddettiğini de söylüyor. Bu yeni keşfedilen fosiller, o önceden bulunan fosillerin gerçekten de kaplumbağa kemiklerinin evrimindeki öncüller olduğunu gösteriyor.

Lyson artık bilim insanlarının elinde "kaplumbağa vücut planının kökenlerini neredeyse tam olarak anlatabileceğimiz" kadar parça olduğunu belirtiyor. Sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Artık kaplumbağa kemiklerinin ne zaman ve nasıl evrimleştiğini biliyoruz. Sıradaki soru ise 'neden?'. Bence klasik olan görüş doğru: kabuklar, savunma için evrimleşti. Ancak kaburgalar nefes almada da büyük rol oynuyor. Dolayısıyla kaburgaların kabuğa evrimleşmesi, kaplumbağaların havayı içeri alıp dışarı atmak için yepyeni bir yol keşfetmesini zorunlu kılıyor. Neden kaburgalarınızı bir kabuk içerisine sıkıştırmak isteyesiniz ki? Diğer hiçbir hayvan bunu yapmaz."

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Nature - 1
  2. Nature - 2
  3. NPR
0 Yorum
Çağrı Mert Bakırcı
Çağrı Mert Bakırcı
Kurucu, Baş Editör
Profil
Geri Bildirim

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close