Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Anahatları ile Neolitik Çağ - 2

7 dakika
2,945
Anahatları ile Neolitik Çağ - 2
Tüm Reklamları Kapat

Neolitik Çağ'ın Ölü Gömme Gelenekleri Hakkında Neler Söyleyebiliriz?

Neolitik çağ, paleolitik çağın itici güçleri etkisinde, ruhban sınıfının ortaya çıkarak, tapınak ekonomisi işbirliğinde daha da ayrıcalık kazanmaya başladığı bir çağdır. Ruhban sınıfının yönlendirmesi ile, inanç sistemlerinin vazgeçilmez parçası olan ölü gömme gelenekleri, büyük çeşitlilik kazanmıştır. Mezar türleri, mezar içine koyulan ölünün duruş şekilleri, ölünün yanına koyulan mezar hediyeleri yanında kafatasalarının gövde iskeletlerinden ayrılmak koşuluyla bir başka özel mekanda depolanması gibi uygulama çeşitliliği ile karşılaşırız (artı ürünün artı değer olduğu yaşam biçimlerinde beklendik bir yapılanmadır bu). Bu adetlerin çeşitliliği, yerleşik yaşama geçiş ile, çevrenin ne denli farklı anlaşılabileceğine yönelik iyi örnekleri teşkil eder. Yerleşik yaşama geçiş ile mülkiyet kavramı ortaya çıkmıştır. Tarım ve mülkiyet ile artı ürün, artı değer olur. Bu durumda ruhban sınıfının güç kazanması ve yönlendirici olması kaçınılmazdır.

Tüm Reklamları Kapat

Arkeologlar genel olarak ölü gömme geleneklerinden bahsettiği zaman, birincil ve ikincil tarz gömülerden söz ederler. Örneğin bazı bilim insanlarının ileri sürdüğüne göre, ikincil gömü durumunda, bazen ölü bir süre ev dışında çürümeye bırakılır ve ardından kemikleri gömülür (Mellaart, 1971).

Ölüleri mekanın içine gömme adeti, neredeyse, tüm neolitik çağ boyunca izlenebilir. Ölüler genellikle evlerin tabanının altına, anne karnındaki fetusun duruşuna benzer bir biçimde, gömülüyordu (bir ya da daha fazla bireyin aynı mezara koyulduğu gözlenen durumlar da olmuştur). Yani neolitik köy sakinleri, ölüleri ile aynı mekanda yaşamaya devam ediyordu. Tekrar biri öldüğü zaman, önceki mezar açılıyor ve kemikler kenara itildikten sonra yeni kemikler ya da ölü aynı mezara koyuluyordu (sanki bir bakıma aile mezarlığı kavramı oluşturulmuş gibidir). Bu uygulamanın bir benzeri de günümüzde yapılıyor; yalnız ölen bir yakınınızın mezarına gömülmek istiyorsanız, onun ölümünün üzerinden Diyanet'in açıklamasına göre bir 5 yıl geçmesi ve birinci dereceden yakınlarının onayının alınması şart. Ev tabanlarının altına gömü örnekleri için çanak çömlek öncesi neolitik çağ köylerinden örnek verecek olursak; Aşıklı Höyük (Aksaray), Nevali Çori (Şanlıurfa), Çatalhöyük (Konya) sayılabilir.

Giriş cümlemde ölü gömme adetlerinin çok çeşitli olduğundan basetmiştim. Bonogovfski bu durumu şu şekilde özetliyor: ''Ölünün kafatası altçene ile ya da altçenesiz alınarak, kimi zaman alçı, kimi zaman da yüz düzeyindeki ayrıntıları vererek sıvama adetinin ilginç örnekleri, neolitik çağ boyunca Suriye, Ürdün, İsrail ve Anadolu'da gün ışığına çıkarılmıştır (Bonogofski, M., 2001).'' Diğer yandan ölüler üzerinde bu türlü karmaşık işlere girişen ruhban sınıfının yaşam üzerindeki etkilerini düşünmek ve Darwinci hangi buyruğun bu durumu nasıl kayırarak günümüze taşımış olabileceği üzerine kafa yormak gerçekten güzeldir (ya da kayırmış mıdır, bu sorunun üzerine düşünmeyi size bırakmak istiyorum). Şu an için asla cevabını bilemeyeceğimiz konulardan biri de, neden bazı kafataslarının kil ile sıvandığıdır? Kil ile sıvanan kafatası sahipleri, ölmeden önce de bunu yüzlerine yapıyor olabilir mi? Erihalılar ise (İsrail) sıvanmış kafataslarının göz çukurlarına, deniz kabukluları yerleştirmeyi tercih etmiştir. Bir başka ilginç uygulama da Körtik Tepe'den (Diyarbakır) gelir.  Körtik Tepe'nin çanak çömleksiz neolitik çağ sakinleri ölülerini evlerinin taban altlarına, anne karnındaki fetusun duruşu pozisyonunda koymadan önce, ölüyü önce taban altına yerleştiriyordu. Daha sonra üzerine aşı boyası serperek, mezarın üstünü kapatmadan önce ölünün kısmen çürümesini bekliyordu ve sonrasında tüm bedeni alçıyla kaplıyordu (bu tarz bir adete Anadolu'da şimdiye kadar rastlanmamıştır). 

Kimi yerde herkes aynı tip mezarlara da gömülmüyordu. Örneğin Ganj Dareh'te (İran) kimi mezarlar toprağa açılmış çukurlar, kimisi de taş duvar örülü biçimdedir (statü farklılıkları ölenin de peşini bırakmıyor).

Tüm Reklamları Kapat

Mezar hediyeleri de çeşitlilik gösterir. Eti olan bir kemik, aşı boyası, çeşitli renklerde taşlar, boncuklar, kemikten takılar ölü ile birlikte gömülmüştür.

Ya Öncül Tapınaklar (tarih öncesi arkeoloji içinde, evrimsel biyolojide olduğu gibi, çoğu zaman ilk ya da son demekten ''genele uymayarak'' özenle kaçınıyorum, diğer yandan ilk insan hiç var olmadığı için onun herhangi bir ölü gömme adeti de var olamaz)?

Neolitik çağdan söz ettiğimiz zaman mimarinin ne gibi değişikliklere uğradığını ve çeşitliliğini vurgulamadan bir başka konuya geçmeyiz. Kamu yapıları olarak adlandırabileceğimiz, tapınaklar da bu cümlelerimizden nasibini alır. Bu tür yapılar için gözümüze çarpan en önemli ayrıntı, tapınakların plan ve duvar tekniği bakımından diğer yapılardan ayrılmasıdır. Bu tür yapılar çanak çömleksiz neolitik çağın hiç de eşitlikçi olmadığını gösterir.

Kimi zaman plan yuvarlaktır, taşla örülmüş yüksek duvarlarda bazen payeler, bazen de nişler bulunur. Yine kimi zaman bu yapıların tabanı kirecin yakılmasıyla oluşturulmuş çimento ile kaplıdır ve dikilitaşları ile etkileyici bir şekilde pazarlanır (pazarlanır demekten gocunmam; çünkü bu konuda ne kadar beyni etkilerseniz ve karmaşıklaştırısanız o kadar başarılı olursunuz). Dikilitaşların üzerinde, kimi zaman, çeşitli bezemelerin olduğunu da görmeniz mümkündür.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Çatalhöyük, genel olarak bu sisteme dahil edilebilecek, en iyi örneklerden birini temsil eder. Çatalhöyük'te 9 yapı katına, 40 kadar tapınak ve kutsal mekan yayılmış vaziyettedir (çok tanrılı ve tanrıçalı olan insaymunların işidir bu). Tapınakların içini süsleyen kabartmaların yanısıra, heykelciklerin de tapınaklarda bulunması şaşırtıcı değildir. Dahası Çatalhöyük insaymunlarınca inanç ya da inançlar tüm halka yansıtılmaya çalışılmıştır (eğer dini otoritenin halkın tüm kesimine yansıtılmaya çalışıldığı bir sistemden bahsedecekseniz Çatalhöyük ile doğru yerdesiniz demektir). Çünkü evler de birer kutsal mekan işlevi görmüştür (zaten ölüyü evin tabanının altına gömmek de bir anlamda o evi kutsallaştırmak demek değil midir?). Herkesçe bilindiğini düşündüğüm bir kült var Çatalhöyük'te; bu, boğa kafatası kültüdür. Kimi mekanlarda 1-2-3-4 sıralı boğa kafatasları saptanmıştır.

Çatalhöyük boğa kafası 

 

Çayönü (Diyarbakır) kafataslı yapısı da verilecek iyi örnekler arasındadır. Gerek mimarisi, gerekse ilginç ölü gömme adetleriyle Çayönü insaymunlarının inanç dünyasına ışık tutmaktadır (Özbek, M., 1988). Bölgede şu an için saptanan insaymun sayısı 600 kadardır ve bu sayının %65'i kafataslı yapı içinde gömülüdür. Bu yapıda kimi zaman kafatasları, vücut iskeletinden ayrı olarak depolanmıştır. Yapının ortasında yer alan yassı bir taş vardır. Bu taş üzerinde insaymun kurban ettiklerini düşünmüyoruz (en azından kafası kesilerek); çünkü iskeletlerde bu tarz kesme izlerine rastlanılmadı. Ama yassı taş üzerinde diğer hayvan kuzenlerimizin kan izlerine de rastlanılmış olması ilginçtir. Acaba her ölen insaymun için, mekan içinde bir adet diğer çeşitli türden hayvan kuzenlerimiz kurban mı verilmiştir (adak adama işleminin başlangıçlarından biri olarak düşünülebilir mi?)? Belki de sadece arada bir yapılan törendi, ama önemsiz bir uygulama olmadığı da kesindi.

Çayönü kafataslı yapısı

 

Tüm Reklamları Kapat

Yamyamlık 

İnancın ya da inançların bir parçası olduğundan bu bölüm için yamyamlığı vurgulama ihtiyacı doğmuştur.

Yamyam Sevgi

Tüm Reklamları Kapat

Seni o kadar severiz ki balık kardeş, ya akvaryuma hapsederiz ya da avlar yeriz... 

Kusura bakma insanız biz... 

Yamyamdır sevgimiz!

Edebiyat öğretmeni Erhan Tığlı yamyamlık hakkında bu cümleleri geçtiğinde, biz insanların da birer hayvan türü olduğunu düşündü mü bilmiyorum. Diğer yandan şiirselliğin kötü bir örneği olarak tanımlanacağı da sanmıyorum. Evet yamyamdır bizim sevgimiz!

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
The Cricket on The Hearth (Charles Dickens)

The Cricket on the Hearth: A Fairy Tale of Home is a novella by Charles Dickens, published by Bradbury and Evans, and released December 20, 1845 with illustrations by Daniel Maclise, John Leech, Richard Doyle, Clarkson Stanfield and Edwin Henry Landseer. Dickens began writing the book around October 17, 1845 and finished it by December 1st. Like all of Dickens’s Christmas books, it was published in book form, not as a serial. Dickens described the novel as “quiet and domestic […] innocent and pretty.” It is subdivided into chapters called “Chirps”, similar to the “Quarters” of The Chimes or the “Staves” of A Christmas Carol.

In July 1845, Dickens contemplated forming a periodical focusing on the concerns of the home. It was to be called The Cricket, but the plan fell through, and he transformed his idea into a Christmas book in which he abandoned social criticism, current events, and topical themes in favour of simple fantasy and a domestic setting for his hero’s redemption, though some have criticised this notion. The book was released on December 20, 1845 (the title page read “1846”) and sold briskly into the New Year. Seventeen stage productions opened during the Christmas season 1845 with one production receiving Dickens’s approval and opening on the same day as the book’s release. Dickens read the tale four times in public performance.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺200.00
The Cricket on The Hearth (Charles Dickens)

Bilim dilinde yamyamlığı kanibalizm olarak tanımlamaya çalışırız. Kanibalizmin temelindeki neden nedir ya da ne değildir sorusunun öneminden çok, biz insaymunların tarihi kadar eski olduğu ve bazı diğer hayvan türü kuzenlerimizde de var olduğu gerçeği önem kazanır. Homo erectus atalarımız ve Neanderthal kuzenlerimiz kanibalizmin yöresel örneklerini vermiştir. Ama neolitikten bahsedeceksek Herxheim (Almanya) önem kazanır. Herxheim insaymunları, şu an için saptanan, 2 bin adet kemik parçasına sileksten yaptıkları kesici ile müdahale etmiştir. Saptanan kesme ve kazımadan anlaşılan şey, vücudun önce parçalandığı sonrasında ise etlerin kemikten ayrıldığıdır. Kafatası analizleri, beyinlerin de yenmek için çıkarıldığını göstermiştir.

Aslında bu konu hakkında söylenecek çok fazla şey var; ama konuyu anahatları açısından irdelemek zorunda oluşumuz beni gönülsüz bir biçimde bu bölümü burada sonlandırarak Neolitik Çağ için 3. bölümü düşünmeye itiyor. Bunlarla yetinmeyin, daha fazla kaynaktan ve gerçek bilim üreten beyinlerden daha fazlasını öğrenmeyi isteyin.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Bonogofski, M., 2001; ''Cranial modeling and Neolithic bone modification at Ain Ghazal, New Interpretations'', Paleorient 27/2, 141-146.
  2. Mellaart, J., 1971; Earliest civilisations of the Near East, London, Themes and Hudson.
  3. Özbek, M., 1988; ''Culte des cranes humains a Çayönü'', Anatolica, 15:127-137.
Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 12:13:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1936

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
M. A. Sökmen, et al. Anahatları ile Neolitik Çağ - 2. (3 Şubat 2014). Alındığı Tarih: 8 Şubat 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/1936
Sökmen, M. A., Bakırcı, Ç. M. (2014, February 03). Anahatları ile Neolitik Çağ - 2. Evrim Ağacı. Retrieved February 08, 2026. from https://evrimagaci.org/s/1936
M. A. Sökmen, et al. “Anahatları ile Neolitik Çağ - 2.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 03 Feb. 2014, https://evrimagaci.org/s/1936.
Sökmen, Mehmet Arif. Bakırcı, Çağrı Mert. “Anahatları ile Neolitik Çağ - 2.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, February 03, 2014. https://evrimagaci.org/s/1936.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close