Philae, 67P Kuyrukluyıldızı Üzerinde Geçirdiği İlk 60 Saatte Organik Moleküller Tespit Etti!
Philae, 67P Kuyrukluyıldızı Üzerinde Geçirdiği İlk 60 Saatte Organik Moleküller Tespit Etti!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Avrupa Uzay Ajansı kuyruklu yıldız uzay aracı, kuyruklu yıldız 67P/C-G’de bulunduğu kısa zaman çerçevesinde organik molekülleri tespit etmeyi başardı. Bilim insanları, şimdi bu moleküllerin Dünya’ya yaşamı getiren türlerden olup olmadığını bulmaya çalışıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), yaptığı açıklamada şöyle diyor: 

"Philae’nin güneş ışığı eksikliğinden dolayı pilleri boşalmadan önce Kuyruklu yıldız 67P/C-G’de bilim yapmak için sadece kısa bir süresi vardı fakat 60 saat içinde küçük uzay aracı bazı önemli deneyleri gerçekleştirmeyi ve bir sürü veriyi Dünya’daki bilim adamlarına geri göndermeyi başardı."

ESA, Pazartesi günü The Wall Street Journal gazetesine özel olarak verdiği demeçte, bu verilerde Philae’nin kuyrukluyıldızın atmosferinde organik molekülleri "kokladığına" dair kanıtlar olduğunu doğruladı. Organik bileşenler, karbon atomlarını içeren ve aynı zamanda, yeryüzündeki yaşamın temellerini oluşturan kimyasallardır. Bu, bilim insanlarına bir kuyruklu yıldızın oluşumu ve potansiyel olarak Dünya’daki yaşamın nereden geldiği hakkında daha çok şey anlamalarında yardımcı olacağı için çok heyecan verici bir keşif olabilir.

Bilim insanları, şimdi bunların ne tür moleküller olduklarının detaylarını araştırıyor. Philae uzay aracı iniş yöneticisi Stephan Ulamec, The Wall Street Journal'a şöyle söyledi:

"Araştırma bize, organik moleküllerin erken dünyaya kuyruklu yıldızlar tarafından getirilip getirilmediğini anlamamızda yardımcı olacak.”

Dünya’daki yaşamın kuyrukluyıldızlar veya göktaşları tarafından getirildiğine yönelik teoriye Panspermia Teorisi deniyor ve Evren’in geri kalanındaki yaşam için heyecan verici olasılıkların önünü açıyor. Ancak fazla heyecanlanmadan önce, kuyrukluyıldız 67P/C-G’de bulduğumuz moleküllerin türü hakkında hala hiçbir fikrimiz olmadığını hatırlamamız da önemli. Evet, yaşam inşa edici türden yapılar olabilirler, fakat metan veya metanol gibi basit şeyler de olabilirler.

Gerçekten de, Rosetta zaten kuyrukluyıldızın atmosferinde yaşam inşa edici özelliği olmayan 2 organik gazın, metan ve metanolün izlerini tespit etmişti. Bu yüzden Philae’nin sadece bunların ilave kanıtlarını bulmuş olması da muhtemel. Bilim insanlarının ayrıca kuyruklu yıldızdaki moleküllerin solak veya sağlak olup olmadığını çözmesi gerek. Rachel Feltman The Washington Post'a şöyle yazdı:

Yani her ne kadar hala Rosetta’nın verilerinin tercümesinden yaşamın kökeni ve güneş sistemimizin doğası hakkında tonlarca şey öğrenmeyi umuyor olsak da, henüz atak yargılara varmamamız gerekiyor. Philae’nin araçları bu molekülleri koklayabilecek kadar çalıştığı için heyecanlanmalıyız, fakat şimdilik söylenebilecek tek şey bu.

Bütün bu keşif hakkında belki de en çok heyecan verici kısım Philae’nin donanımının bazı ciddi bilimsel analizleri yapmak için yeterince iyi çalıştığının kanıtlandığı gerçeğidir. Philae, 15-16 Kasım'dan sonra, normalde umulan günlük 7 saat Güneş ışığı almak yerine, sadece 1,5 saat ışık aldığı için kapandı. Fakat şimdilik küçük uzay aracı sessizliğe gömülse de, kuyrukluyıldız Güneş’e yakınlaştığı zaman daha fazla güneş ışığı alma şansı var ve güneş enerjili pilleri en azından birkaç saat için daha kendisini tekrar açabilir.

Ve kim bilir bir sonraki o küçük zaman çerçevesinde bize daha neler öğretir. The Wall Street Journal’a konuşan Ulamec sözlerini şöyle bitiriyor:

Sessizliğe gömülmeden önce, uzay aracı İlk Bilim Dizisi boyunca elde ettiği tüm bilimsel veriyi iletmeyi başardı. Bu makine sert koşullar altında olağanüstü çalıştı ve şimdi Philae’nin ulaştırdığı inanılmaz bilimsel başarı ile tümden gurur duyabiliriz."


Yazan: Fiona Macdonald

Görsel: ESA

Kaynak: Bu yazı Science Alert sitesinden çevrilmiştir.

Mütevazılaştırıcı Bir Deneyim: Dünya'nın Evren'deki Konumu

Amiloidoz (Amyloidosis) Hastalığı ve Amiloid Proteinler

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim