Pablo Escobar'ın Hipopotamları: Kolombiya'nın Zararlı "Kokain Su Aygırları" İtlaf Edilmeli mi?
/old/content_media/f817f497d87240caa9b5ca1b7646804c.jpg)
- Çeviri
- Ekoloji
- Bilim Haberciliği
Eski Haber
Kolombiya’nın en ünlü uyuşturucu baronu Pablo Escobar 1993’te öldürüldü; ancak Kolombiya’da etkisi hala hissedilmeye devam ediyor. Hem de hiç beklenmedik bir şekilde...
Meksika ve Kolombiya üniversitelerindeki araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, Escobar'ın çiftliği Hacienda Napoles'deki özel hayvanat bahçesi için Kolombiya'ya getirilen su aygırları (diğer adıyla hipopotamlar) o kadar başarılı bir şekilde üretildiler ki, şu anda çevreye olumsuz etkileri bulunuyor ve insan güvenliği konusunda ciddi endişeler yaratıyorlar.
Sayıları istikrarlı bir şekilde arttıkça su aygırları, Hacienda Napoles’den çıkarak, Medellin şehrinin yaklaşık 160 km doğusundaki Antioquia Bölgesi’ne doğru, Magdalena Nehri havzasının etrafı boyunca dağılarak yayıldılar.
Biological Conservation dergisinde yayınlanan bir çalışmayı kaleme alan yazarlar, su aygırlarının sebep olabileceği uzun vadeli olumsuz etkileri önlemek için itlaf edilmelerini önerdiler; ancak diğer bilim insanları, hayvan refahını gözeterek ve bazı yerlilerin yeni komşularına bağlanması konusundaki endişeleri gerekçe göstererek, su aygırı popülasyonunu kontrol etmek için bir kısırlaştırma (kastrasyon) programı çağrısında bulundular (ne var ki su aygırı kısırlaştırması, bilim dünyasında meşhur bir şekilde zordur).
Kokain Hipopotamları Yok Edilmeli mi?
1980'lerde Escobar, canlı hayvan koleksiyonuna katmak için bir erkek ve üç dişi su aygırı ithal etti. Ölümünün üzerine, diğer egzotik hayvan türleri başka bir yere taşındılar; ancak araştırmaya göre, su aygırlarını yakalamak ve taşımak zor olduğu için, onlar orada bırakıldı.
Su aygırları kısa bir süre sonra etraftaki alana yayılmaya başladı; bunun üzerine harekete geçen hükümetin su aygırlarını itlaf etme çabaları, halkın protestoları sonucu durduruldu. Bunun yerine bir kısırlaştırma kampanyası başlatıldı; ancak bu uygulama, su aygırlarının ilerlemesini yavaşlatma konusunda bu pek bir işe yaramadı. 2011'den 2019'a kadar 4 erkek su aygırı ve 2 dişi kısırlaştırıldı. Ancak çalışmaya göre, bu programların su aygırlarının çoğalmaları üzerinde önemli bir etkisi yok gibi görünüyor.
Araştırmacılar, 2012’de sayıları 35 olan hipopotamların sayısının şu anda muhtemelen 80’den fazla olduğunu dile getiriyorlar. Aynı zamanda hiçbir önlem alınmaması halinde, Kolombiya’ya yayılmaya devam edeceklerinden endişeleniyorlar.
Ayrıca çalışma kapsamında, hipopotamların sudaki oksijen seviyeleri üzerindeki olumsuz etkilerinin balıkları ve eninde sonunda insanları etkileyebileyeceğini gösteren bir araştırmaya değiniliyor ve aynı zamanda hipopotamlardan insanlara geçebilecek olası hastalıklar konusunda endişeler dile getiriliyor.
Çalışmada, hipopotamların mahsulleri yiyerek veya tahrip ederek ve insanlarla saldırgan etkileşimlerde bulunarak, o bölgedeki insanların geçim kaynaklarına ve güvenliklerine yönelik bir tehdit oluşturduklarından bahsediliyor. Araştırmacılar, Mayıs 2020'de 45 yaşındaki bir adamın ciddi şekilde yaralandığı bir su aygırı saldırısının yanı sıra insanları kovalayan su aygırlarından söz ediyorlar.
Ancak çalışmayı kaleme alanlar hayvanları itlaf etmeyi önerirken, Kolombiya Ulusal Üniversitesi'nden bir biyolog olan Enrique Zerda Ordóñez, kısırlaştırma programlarının ileriye yönelik olduğuna inanıyor. Zerda, suaygırlarını itlaf etmenin "kolay bir seçenek" olacağını, ancak Afrika'da tükenme tehlikesi altında olan bir türün soyunu etkileyebileceğini söyledi. Üniversite üzerinden yapılan bir basın açıklamasında Ordóñez, su aygırlarını kısırlaştırmanın kolay bir iş olmadığını söylüyor. Aynı zamanda sayıları daha da artmadan önce bunu yapmanın hem mümkün, hem de gerekli olduğuna inanıyor:
Şu anda yetkililer bu türün bir sorun olduğunu düşünmüyorlar, ancak gelecekte sayıları 400-500 civarına ulaştığında, aynı bölgelerde beslenen diğer türlerin hayatta kalması için bir tehdit unsuru haline gelebilirler.
CORNARE Bölgesel Çevre Ajansı'nda Ormanlar ve Biyoçeşitlilik Başkanı David Echeverri Lopez, CNN'e durumun hassas olduğunu söylüyor:
Onları öldürme seçeneği hep teklif ediliyor. Ancak bunun şu anda olabileceğini hayal etmek çok zor.
Echeverri, su aygırlarının yerel ekosistemleri tamamen değiştirebilme kapasitesine sahip istilacı bir tür olmasına rağmen, yerel halkın onlara alıştığını söyledi. İnsanların sevgi besledikleri hipopotamların, turistik ilgi odağı haline geldiklerini söylüyor.
Ama ne olursa olsun, bazı su aygırlarının öldürülmesi gerekecek, çünkü onları bulmak ve başka bir yere taşımak veya kısırlaştırmak neredeyse imkansızdır. Alternatif çözümler üretmek için bir sivil toplum örgütü olan Animal Balance ile birlikte çalışan Echeverri, şöyle diyor:
Ancak yeterli kaynakların mevcut olduğunu varsayarsak, şu anda göllerde ve doğum kontrolü uygulanmasına olanak sağlayan yerlerde bulunan bazı hipopotamlar da var.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- İnanılmaz19

- Merak Uyandırıcı!7

- Tebrikler!4

- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- Üzücü!1

- Korkutucu!1

- Muhteşem!0

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- Umut Verici!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Çeviri Kaynağı: CNN | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 26.10.2026 18:29:28 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/10029
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.