Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!

Stuxnet İsimli Bilgisayar Virüsünün Nükleer Santralleri Esir Alışının Nefes Kesici Hikayesi!

Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!
9 dakika
40,024
Tüm Reklamları Kapat

Bilgisayar kodları, hayatımızın her alanını kontrol etmektedir. Televizyonunuzdan bilgisayarınızın kendisine, akıllı saatlerinizden cebinizde taşıdığınız telefona kadar her modern teknoloji, bilgisayar kodları sayesinde çalışmasını sürdürür. Ancak sadece günlük yaşantımızda kullandığımız cihazlar değil. Şehirlerimizdeki trafik ışıklarından acil durum uyarı sistemlerine kadar daha sayısız üst düzey teknoloji de bilgisayar kodlarına muhtaçtır. Ve... Nükleer silahlar ve bu silahların üretiminde önemli rolü olan nükleer santraller de öyle...

Peki ya bugüne kadar yazılmış en gelişmiş bilgisayar kodu veya virüsü hangisi, hiç düşündünüz mü? Elbette, bu soru öznel bir soru; dolayısıyla kişiden kişiye yanıt değişebilir. Ancak soru, Harvard Üniversitesi mezunu, Gigantic Software CEO'su ve Electronic Arts Baş Yöneticisi John Byrd'e sorulduğunda, verdiği cevap baş döndürücü ve bir o kadar da gizemli. Biz de sizlerle paylaşmak istedik. Byrd, şöyle yazıyor:

İnsanlık tarihinde yazılmış en gelişmiş kod, isimlerini hala bilmediğimiz kişi veya kişiler tarafından yazılmıştır. Bir bilgisayar solucanıdır; yani bilgisayardan bilgisayara bulaşacak, bilgi toplayacak, bu bilgileri geri aktaracak ve/veya bulaştığı bilgisayarlara gerektiğinde müdahale edebilecek bir yazılım... Muhtemelen, 2005-2010 yılları arasında bir tarihte yazılmıştır. Bu solucan öylesine karmaşık ve öylesine gelişmiştir ki, ne yaptığına dair sadece yüzeysel bilgi verebilmekteyiz.

Ufak Bir USB'den, Tüm Dünya'ya

Bu solucan, ilk başta bir USB bellek üzerinde bulunmaktadır. Bu USB'yi sokakta yürürken bulabilirsiniz ve içinde ne olduğunu merak edip bilgisayarınıza takabilirsiniz. Veya e-posta yoluyla size ulaştırılabilir. Her ne şekilde alırsanız alın, solucan Windows işletim sistemiyle çalışan bilgisayarınıza ulaştığında, en ufak bir haberiniz bile olmaksızın, kendi kendini çalıştırmaya başlar. Bilgisayarınıza en az 1 kopyasını bırakır. Şu anda bildiğimiz kadarıyla, bu solucanın kendisini çalıştırmasının en az 3 farklı yolu var. Eğer bunlardan biri çalışmazsa, diğerini deneyebiliyor. Bu yöntemlerden en azından ikisi, solucan ilk keşfedildiğinde, daha önceden hiç bilinmeyen yöntemlerdi. Dahası, her iki yöntem de, daha önceden Windows'ta varlığı bilinmeyen iki ayrı açığı kullanıyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Solucan bir kere bilgisayarınızda kendisini çalıştırmayı başardığında, bilgisayarınızda yönetici yetkilerini kazanmaya çalışır. Antivirüs programınız olsa da işe yaramaz; çünkü bilinen antivirüs programlarının çoğu bu solucanı tespit edememektedir. Sonrasında bu solucan, Windows'unuzun sürümüne bağlı olarak, yine bu solucandan önce bilinmeyen 2 yöntemden birini kullanarak yönetici yetkilerini alır. 

Bu noktada solucan, yönetici yetkilerine sahip olduğu için, bilgisayarınızda bıraktığı tüm izleri silebilir. Böylece antivirüsünüzü güncelleseniz bile fayda etmez. Bilgisayarınızın kodları arasına kendisini gizler, dolayısıyla nereye bakmanız gerektiğini bilseniz de solucanın kod izlerini görmeniz pek mümkün olmaz. Şöyle izah edelim: Bu solucan kendini gizlemek konusunda o kadar iyi ki, internet üzerinde 1 yılı aşkın bir süre boyunca dolaşmış olmasına rağmen hiç kimse fark etmedi!

Nihayet solucan, bilgisayarınızda yeterince yer ettikten sonra, internete bağlanıp bağlanamayacağını kontrol eder. Şu iki siteden birine ulaşmaya çalışır: http://www.mypremierfutbol.com veya http://www.todaysfutbol.com. Solucanın aktif olduğu zamanlarda bu sitelerin sunucuları Malezya ve Danimarka'da idi. Eğer internete erişebilirse, şifreli bir iletişim kanalı açar ve bu sunuculara yeni bir bilgisayarı ele geçirdiği bilgisini iletir. Sonra da, interneti kullanarak, solucanın en güncel versiyonunu yükler. Böylece sürekli gelişebilir.

Bu noktada solucan, kendini bulaştığı bilgisayara takılan diğer USB belleklere kopyalamaya başlar. Bunu, dikkatlice tasarlanmış ama tamamen sahte bir disk sürücüsü yükleyerek yapar. Bu sürücü, güvenilir bir teknoloji firması olan Realtek imzasına sahiptir. Bu ne demek? Solucanı yazanlar her kimse, devasa bir Tayvan firması olan Realtek'in en üst düzey güvenlikli firmalarından birini hackleyip, firmanın elindeki gizli (dijital) anahtarları çalmış olmalıdır. Realtek'in haberi olmadan veya Realtek, aradan geçen aylar ve yıllardan sonra bile fark edemeden!

Tüm Reklamları Kapat

Sonrasında, bu sürücüyü yazan her kimse, JMicron'dan gelen diğer bir şifreyle bu sürücüleri imzalar. JMicron da bir diğer büyük Tayvan firmasıdır. Yine, solucanın yazarları, bu firmayı da hacklemiş olmalıdır. Tekrar altını çizelim: Bu hackerların ele geçirdiği şifreler, öyle alelade şifreler değil! Üst düzey yazılım firmalarının gözünün bebeği gibi koruduğu en üst düzey dijital anahtarlardan söz ediyoruz! Firmalar, onca güvenlik kontrolüne ve düzenli olarak yaptıkları güvenlik testlerine rağmen bu hırsızlığın farkına bile varamıyorlar.

Yani bu solucan (ve onu yazanlar), o kadar iyi! Ama daha vurucu noktaya gelmedik bile!

Bu noktada solucan, geçtiğimiz yıllarda daha yeni keşfedilen iki Windows açığını kullanır. Bunlardan birisi, ağa bağlı olan yazıcılarla (printerlarla), diğeri ise ağınızda bulunan dosyalarla ilgilidir. Solucan, bu açıkları kullanarak ve kendini kopyalayarak yerel ağda yayılır. Yani bilgisayarınız, çalıştığınız şirkette veya evinizde diğer bilgisayarlara bağlıysa, tüm bu bilgisayarlara da kendini kopyalamış olur. Amaç, olabildiğince fazla bilgisayara bulaşıp, olabildiğince uzaklara erişebilmektir. Bilgisayardan bilgisayara sıçrayarak, kısa sürede Dünya'nın birçok ülkesine ve bu ülkelerde bulunan firmalara ulaşmayı başarır.

İşte bu noktada solucan, çok spesifik bir kontrol yazılımını bulmaya çalışır. Siemens tarafından geliştirilen bu yazılım, büyük endüstriyel makinaların kontrolüyle ilgilidir. Eğer bunu bulabilirse, bir diğer farkında olmadığımız açığı kullanarak, bu endüstriyel kontrol cihazının programlanabilir mantık kodları arasına kendisini kopyalar. Buraya bir kez ulaştı mı, artık yeri sağlamdır. İstediğiniz kadar bilgisayarınızı değiştirin, parçalarını güncelleyin, yeni yazılımlar yükleyin, fayda etmez. Solucandan kurtulmanın yolu kalmamıştır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Solucan, bu kontrol cihazına bağlı olan bütün cihazları incelemeye başlar. Özellikle de endütriyel elektrik motorlarını... Özellikle de 2 firmaya ait olan endüstriyel elektrik motorlarını... Bu firmalardan biri İran'dadır; diğeri Finlandiya'da... Özellikle aradığı motorların ismi, "değişken frekanslı motorlar"dır. Bunlar, endüstriyel sentrifüj makinalarını çalıştırmakta kullanılır. Bu sentrifüj cihazlarını kullanarak, birçok kimyasalı saflaştırmak mümkündür.

Mesela... Uranyum'u. Nereye gittiğimizi ve tehlikenin boyutlarını fark etmeye başladınız mı?

Nükleer Tesislere Bulaşma

İşte bu noktada solucan, söz konusu motorların, dolayısıyla da sentrifüj cihazlarının tam kontrolüne sahip olduğu için, bunlara istediği her şeyi yapabilir. İsterse, tamamen kapatabilir. İsterse, hepsini anında parçalayabilir. Yapması gereken tek şey, sentrifüj cihazlarını maksimum hızda döndürmektir. Ta ki parçalanana ve bir bomba gibi patlayana dek... Bunu yapacak olursa, yakınlardaki herkes anında ölecektir.

Ama hayır. Solucanın amacı bu değildir. Unutmayın: Bu, gelişmiş bir solucandır! Solucanın başka planları var.

Sentrifüj makinalarının kontrolünü ele geçirdiğinde... Uykuya dalar.

Aradan günler, hatta haftalar geçebilir. Veya saniyeler... 

Tüm Reklamları Kapat

Solucan, zamanın geldiğine kanaat getirdiğinde, sessizce uyanır. Bu "doğru zaman", sentrifüj cihazlarında Uranyum'un saflaştırıldığı zamanlardır. Bu sırada, o sentrifüj cihazlarından birkaç tanesini hedef olarak belirler. Onlara erişimi kısıtlar, böylece insanlar bir sorun olduğunu fark etseler bile, sisteme müdahale edemezler. Mesela, kapatamazlar! En azından yeterince hızlı bir şekilde kapatma kararını alamazlar.

İşte bu noktada solucan, sessiz sakin bir şekilde, bu sentrifüjlerin dönme hızını kontrol altına alır ve bozar. Ama birazcık bozar. Öyle abartılı miktarda değil. Sadece birazcık daha hızlı döndürür. Veya birazcık daha yavaş. Yani Uranyum'un başarılı bir şekilde saflaştırılması gereken sentrifüj parametrelerini birazcık bozacak kadar.

Aynı zamanda, bu sentrifüj cihazlarının gaz basıncını yükseltir. Bu gaza UF6 adı verilir. Oldukça tehlikeli bir gazdır. Yine, bu UF6 gazının basınç miktarını birazcık bozar. Amaç, sentrifüj cihazlarının içinde bulunan bu gazın ufak taşlara (çakıllara) dönüşmesini sağlamaktır. Solucan, gaz basıncını, bunu sağlayacak noktaya getirir.

Tüm Reklamları Kapat

Sorun şu: Sentrifüjler, gerekenden daha hızlı veya daha yavaş çalışmayı sevmezler. Tahmin edebileceğiniz gibi, aşırı yüksek hızda dönen bu cihazlar, içlerinde ufak çakıllar bulunmasından da hiç ama hiç hoşlanmazlar.

Ama solucanın son bir numarası daha vardır. Diyoruz ya: Tam bir kötücül deha!

Tüm bu yaptıklarına ek olarak, bulaştığı veri bilgisayarlarına da 21 saniyelik bir sahte görüntü iletir. Bu görüntüde, sentrifüjlerin normal bir şekilde çalıştığı gözükmektedir. Solucan, 21 saniyelik bu görüntüyü tekrar tekrar oynatır. Yani insan mühendisler, ekrana baktıklarında bu sahte görüntüyü görürler. Hiçbir sorun olmadığını düşünürler. Halbuki görüntü sahtedir. Solucan tarafından üretilmiştir.

Şimdi... Düşünün ki bu Uranyum saflaştırma tesisinden siz sorumlusunuz. Her şey yolunda gözüküyor. Belki motorlardan birkaçının sesi alışageldiğinizin azıcık dışında; ancak bilgisayarlardaki tüm veriler normal sınırlarda ve hiçbir sıkıntı gözükmüyor. Ama sentrifüj cihazları durup dururken bozulmaya başlıyor. Rastgele gibi gözüken bir şekilde, bir şu cihaz bozuluyor, bir bu cihaz. Ancak bu bozulma, öyle aman aman bir bozulma, bir patlama, bir çatlama değil. Durmaksızın sorun çıkıyor. Buna bağlı olarak, üretebildiğiniz saflaştırılmış Uranyum miktarı sürekli düşüyor. Uranyum, işe yarar olması için, gerçek anlamıyla saf olmalıdır. Saflığını bozacak en ufak unsur bile tamamen işlevsiz hale getirebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Misty Rose Dünya Küresi: Pembe, 33 cm, Işıksız, Romantik

Design Globe serisinin en romantik tasarımlarından Misty Rose gümüş küremiz, coğrafya tutkunlarını sevgiye ve aşka davet ediyor. Kıtaların gümüş renkleri, okyanusların Misty Rose zemini üzerinde kontrast oluştururken, paslanmaz metal ayaklarla muhteşem bir uyum göstermektedir. Bir yandan mekânlarınıza duygusal bir derinlik getiren bu romantik küremiz diğer yandan da benzersiz bir referans aracı olmasıyla öne çıkmaktadır.

  • Harita Türü: Minimalist Siyasi
  • Çap: 33 santimetre
  • Işık Durumu: Işıksız
Devamını Göster
₺1,465.00
Misty Rose Dünya Küresi: Pembe, 33 cm, Işıksız, Romantik
  • Dış Sitelerde Paylaş

Siz, bu tesisin başındaki kişi olarak, ne yapardınız? Her şeyi tekrar tekrar kontrol eder ve ettirirdiniz. Sorunun nerede olduğunu bir türlü anlayamazdınız. Hatta tesisteki her bir bilgisayarı sıfırlayabilirdiniz, yenilerini alabilirdiniz. Ama nafile... Sentrifüjleriniz her seferinde bozulurdu. Bunun nedenini tespit edebilmenizin ise hiçbir yolu olmazdı.

Düşünsenize... Sizin yönetiminiz altında, yüzlerce, belki binlerce sentrifüjün yeniden üretilmesi gerekilirdi. Yerlerine yenileri konulsa da, bu yeni sentrifüjler de kısa bir süre sonra bozulmaya başlardı. Hepsi, sizin denetiminiz altındaki tesiste oluyor. Siz sorumlusunuz.

Ve tüm bu anlattıklarımız, tarihimizde yaşandı!

Tüm bunların bir bilgisayar solucanı nedeniyle olduğunu hayal etmek bile çok zor. İnsanlık tarihinde yazılmış en haince, en zeki bilgisayar solucanı... Kimin yazdığı bilinmiyor. Ne kadar para harcandığı bilinmiyor. Bilinen tek şey var: amacı. Amaç, bilinen tüm dijital savunma sistemlerini aşarak, ülkenizin nükleer silah programını yok etmek ve tüm bunları, hiçbir şekilde yakalanmadan yapmak.

Tüm bu saydıklarımızdan sadece birisini yapmak bile ufak bir mucize ister.

Hepsini, tek bir yazılımın yapabilmesi ise... Stuxnet isimli solucanın ve bu solucanın yazarlarının eseri.

Keşif ve Ek Detaylar

Bu solucanın varlığını ilk olarak Sergey Ulasen keşfetmiştir. Sonrasında detaylıca incelenen solucanla ilgili yukarıda verdiğimiz bazı temel bilgilere ulaşılmıştır. 1 Haziran 2012'de, The New York Times gazetesi, Stuxnet'in ABD ve İsrail'in George W. Bush altında başlatılan ve Barack Obama altında genişletilen "Olimpik Oyunlar Operasyonu"nun bir parçası olduğunu yazmıştır.

Stuxnet, 2012 yılında İran'a tekrar saldırmış, bu defa güney bölgelerindeki tesisleri hedef almıştır. Eugene Kaspersky'nin iddiasına göre virüs, Rusya'daki bir nükleer tesise de bulaşmıştır. Ancak bu tesis, halka açık internete bağlı olmadığı için, sorun büyümeden kontrol altına alınabilmiştir.

Symantec tarafından yapılan bir araştırmada, Stuxnet solucanının bulaştığı bilgisayaların %58.85'i İran'da, %18.22'si Endonezya'da, %8.31'i Hindistan'da, %2.57'si Azerbaycan'da, %1.56'sı ABD'de, % 1.28'i Pakistan'da, %9.2'si ise diğer ülkelerde olduğu belirtilmiştir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Korkutucu! 23
  • İnanılmaz 15
  • Tebrikler! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Bilim Budur! 5
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Muhteşem! 4
  • Umut Verici! 3
  • Güldürdü 2
  • Üzücü! 2
  • Grrr... *@$# 2
  • İğrenç! 2
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Quora | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/07/2024 08:27:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5404

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Element
Venüs
Haber
Köpekgil
Doğru
Elementler
Evrim Ağacı
Elektrik
Diş Gelişimi
Nöronlar
Beyin
Abd
Yörünge
Kertenkele
Su
Gazetecilik
Müzik
Elektromanyetik
Evrimsel Süreç
Evrim Teorisi
Dünya Dışı Yaşam
Hücre
Aşı
Beslenme Davranışı
Kalıtım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!. (18 Mayıs 2018). Alındığı Tarih: 24 Temmuz 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/5404
Bakırcı, Ç. M. (2018, May 18). Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!. Evrim Ağacı. Retrieved July 24, 2024. from https://evrimagaci.org/s/5404
Ç. M. Bakırcı. “Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 18 May. 2018, https://evrimagaci.org/s/5404.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Nükleer Silahlar ve Bilgisayar Virüsleri: Bugüne Kadar Yazılmış En Gelişmiş Bilgisayar Kodu!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, May 18, 2018. https://evrimagaci.org/s/5404.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close