Evrim Ağacı
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat

Bu yazı, Society for Personality and Social Psychology isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 3 ay öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Yeni bir şehre taşınırken daha ön yargılı hale gelme ihtimali, birçok insanın aklından geçen onlarca şeyden biri değildir. Belki de olmalı.

İstemsiz ön yargılar, yani diğer insanlar hakkında yaptığımız ani çıkarımlar, farkında olmadan ayrımcılığa sebep olabilir; diğer insanlara adil ve eşit davranmaya çalışan bizlerde bile! Ve bu otomatik ön yargılar, olumsuz sonuçlar doğurabilir. Örneğin, siyahilere karşı istemsiz ön yargıların fazla olduğu yerlerde, siyahi bebekler, doğumda beyaz bebeklere göre daha fazla sağlık sıkıntısı yaşıyor. Ayrıca böyle yerlerde, polisler siyahi vatandaşlara karşı daha orantısız güç kullanıyor.

İstemsiz ön yargılarla nasıl başa çıkabiliriz? Bu soruya cevap arayan araştırmacılar, bazılarını istemsiz ön yargıların değiştirilemeyeceğine sürükleyen kritik bir varsayıma vardılar. Varsayım ise şu: İstemsiz ön yargılar, şahsın karakteristiğinden kaynaklanır, bir nevi kişisel özellik gibi. Bu açıdan, bazı insanlar doğal olarak ön yargılı olmaya daha yatkındır, o yüzden insanların ön yargılarını azaltabilecek biçimlendirme eğitimlerine veya “müdahalelere” odaklanmak mantıklı geliyor.

Tam olarak bu yüzden büyük bir araştırmacı grubu, 18 üniversite kampüsünde istemsiz ön yargıyı azaltmak için tasarlanmış dokuz müdahaleyi test eden işbirliğine dayalı bir girişimde bulundu. Araştırmanın sonunda, müdahalelerin istemsiz ön yargıyı anında azalttığı fark edilmiş, fakat etkisinin sadece birkaç gün sürdüğü ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, istemsiz ön yargının şahsın sabit özelliklerine bağlı olduğunu, değiştirmenin zor olduğu kanısına vardılar.

Ya istemsiz ön yargılar şahsın kişisel özelliklerine değil de, yaşadığı yere bağlıysa? Çeşitli sosyal gruplardaki insanlar hakkında otomatik olarak belirli çıkarımlar yaparız çünkü kendi kültürümüzdeki stereotipler (önyargı kalıpları) hakkında bilgiye sahibiz. Her nasılsa, bazı yerler bize bu stereotipleri anımsatmaya daha eğilimlidir.

Bilhassa, daha fazla sosyal eşitsizliğe sahip yerler, negatif stereotipleri pekiştirmeye daha yatkındır. Örneğin, “siyahi”yi, “fakirlik”le bağdaştırmak, siyah bireyler arasındaki ileri düzeyde ayrımcılık ve sefalet oranları nedeniyle ekonomik ırksal farklılıkların belirgin olduğu şehirlerde ortaya çıkması daha olasıdır. Dolayısıyla, adaletsiz politikalar ve kaynaklara haksız erişim (genellikle “yapısal ırkçılık” olarak adlandırılır) yoluyla ırksal uyumsuzlukların süregeldiği yerlerde yaşayan insanların, bu basmakalıp birliklere işaret eden durumlarla karşılaşma olasılıkları daha yüksektir. 

Yine de, herhangi bir kişinin günden güne birçok farklı deneyimleri ve sosyal rastlaşmaları vardır, ve bu deneyimler insanların otomatik, basmakalıp birliklerinde – ve ön yargılarında – dalgalanmalara yol açar. Herhangi bir kişi, bir gün çok fazla istemsiz ön yargıya sahip olsa da, bir sonraki gün olmayabilir. Her nasılsa, belli bir yerde yaşayan bütün insanların ortalama istemsiz ön yargıları ele alındığı zaman, o yerleşim yerinin asıl ön yargı düzeyi hakkında bir fikre ulaşılır.

Bu fenomene “Kalabalıkların Ön Yargısı” (İng: "Bias of Crowds") denir, çünkü bu tabir kavramsal olarak “Kalabalığın Bilgeliği”ne (İng: "Wisdom of Crowds") benzer. Bu tabir, birkaç kişinin kolektif bilgisinin ortalamasının incelenmesinin, o gruptaki herhangi bir bireyin incelenmesine kıyasla doğru cevaba ulaşmada daha etkili olduğunu ifade eder.

Kalabalığın Ön yargıları teorisini göz önünde bulundurarak, 18 üniversite kampüsünde gerçekleştirilen büyük müdahale çalışmasının verilerini yeniden analiz ettik. Analizi gerçekleştiren araştırmacıların tahminlerine göre, müdahaleler dolayısıyla düşüşe geçen istemsiz ön yargılar bir süre sonra yok olduğu için, bireylerin istemsiz ön yargılarının, orijinal seviyelerine geri döndüğünü varsaydılar. Fakat veriyi incelediğimiz zaman, olayın aslında böyle olmadığını öğrendik.

İstemsiz ön yargıları düşürmek için yapılan müdahalelerden birkaç gün sonra, bireylerin istemsiz ön yargı düzeylerinin neredeyse hepsinin gelişigüzel bir şekilde değiştiği (bazı kişilerin ön yargıları yükseldi, bazı kişilerin düşüşe geçmiş, bazılarının ön yargıları ise büyük ölçüde değişmedi) ama bu değişikliklerin, o insanların ön yargılarının orijinal düzeyleriyle pek bir alakası olmadığı biliniyor.

Bununla beraber, bahsi geçen kampüslerdeki istemsiz ön yargı ortalamasına baktığımız zaman, aldıkları skor, müdahalelerden önceki seviyelere benzer seviyelere döndü. Fakat aynı zamanda ayrılıkçı anıtları sergileyen, fakülte çeşitliliğinin daha az olduğu veya öğrenciler arasında ekonomik hareketliliğinin az olduğu kampüslerin daha yüksek düzeylerde istemsiz ön yargılara sahip olduğu fark edildi. Bu kampüs karakteristikleri, potansiyel olarak ırksal stereotipleri belirgin kılan bir anımsatıcı haline geldi ve diğer kampüslerde daha kuvvetli bir ön yargı dalgasını faaliyete geçirdi. 

O zaman istemsiz ön yargılarla nasıl başa çıkarız? Bulgular, yerleşim yerlerinin inatla ön yargılı olduğunu ve şahısların ön yargılarına katkıda bulunduğunu gösteriyor. Yaşadığımız yeri daha kapsamlı, daha adil ve çeşitliliği hoş karşılayan bir yapıya dönüştürmek; bireylerin istemsiz ön yargılarını hedef alan müdahalelerden daha uzun süreli bir çözüm olabilir.

Sonuçlar, çabanın birkaç “ön yargılı kişi” üzerinde yoğunlaşamayacağını ve kenara bırakılamayacağını gösteriyor. Bir yerleşim yerini değiştirmek sosyal mutabakat, devamlı ve aktif bir efor, ve karmaşık yatırımlar gerektirir. Örneğin, üniversite kampüsleri vakasına baktığımız zaman, ayrılıkçı vya ırkçı anıtların kaldırılması ve fakülte çeşitliliğinin arttırılması, ilk başta değişime karşı çok dirençli gözüken kolektif ön yargıyı etkili bir şekilde zayıflatabilecek somut adımlardandır.  

Eğer belirli yerlerde ön yargılı olma olasılığımız daha yüksekse, o zaman sadece insanların zihinlerini değil, çevrelerini de değiştirmeye çalışmanın zamanıdır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 13
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Muhteşem! 4
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/09/2020 11:45:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8850

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Bilinç
Hidrotermal Baca
Evrenin Genişlemesi
Elektrokimya
Antropoloji
Doğal
Makroevrim
Nörobiyoloji
Evrimsel Antropoloji
Nükleotit
Tür
Psikoloji
Ölüm
Gıda
Müfredat
Su Ayısı
Aşılar
Eşcinsellik
Solunum
Elektron
Gen
Kedi
Canlı
Oyun Teorisi
Işık
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hiç düş kırıklığına uğramamış olanlar, hiç umut beslememiş olanlardır.”
George Bernard Shaw
Geri Bildirim Gönder