Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Siz yapıyorsunuz. Babanız yapıyor. Anneanneniz yapıyor. Peki ya anneannenizin anneannesi? Muhtemelen yapmıyordu. En azından günümüzdeki gibi yapmıyordu.

Tırnak kesmek hayatlarımızın öylesine sıradan bir parçası ki, üzerinde pek kafa yormuyoruz. Ancak en yakın kuzenlerimiz şempanzeler de dahil diğer hiçbir hayvan türü paslanmaz çelikten bir aletle parmaklarının ucundaki keratin çıkıntılarına bir timsahın çene basıncı kadar basınç uygulayarak tırnaklarını parçalamazken, bizlerin tırnak makasını kullanarak tam olarak bunu yapması tuhaf değil mi? Neden bunu yapıyoruz dersiniz? Ve bunu yapmaya ne zaman başladık?

Tırnaklardan Beyinlere Evrimsel Bir Köprü...

Bu soruları cevaplayabilmek için, evrim tarihinde geriye gitmemiz gerekiyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden biyolojik antropolog John Hawks, fosil kayıtlara göre tırnakların 2.5 milyon yıl önce evrimleştiğini söylüyor. Gerçekten de ayak ve el parmakları, primat türlerinin ayırt edici özelliklerinden birisidir. Bizler de primat bir hayvan türü olarak bu keratin çıkıntılarını atalarımızdan miras aldık.

Günümüzde yapılan araştırmalar, tırnaklarımızın sürüngenlerin pençelerinden evrimleştiğini göstermektedir. Bu araştırmalar, genetik kanıtlarla desteklenmektedir. Pençeler genellikle kıvrık ve keskin yapıdayken, tırnaklarımız düz ve kör yapıdadır. Kedigiller, hayvanlar alemindeki en keskin pençelere sahiptir.

Hawks'ın söylediğine göre pençelerimizi yitirme sebebimiz tam olarak belli değil. Ancak en güçlü hipotez, tırnakların giderek genişleyen parmak yüzeyini desteklemek konusunda avantaj sağlamış olmasıdır. Tırnaklarımız, genel olarak parmaklarımızı darbelere karşı korur. Ayrıca, yapılan mekanobiyolojik araştırmalar, özellikle de iki ayağımız üzerinde dururken dengemizi sağlamak konusunda ve elimizle cisimleri daha dengeli bir şekilde manipüle etmek konusunda tırnakların varlığının avantaj sağladığını göstermektedir. Parmağımızla bir cisme dokunacağımız zaman, tırnaklar sert yapılarıyla geri-kuvvet oluştururlar ve darbeyi emerler. Tırnakları çok dibinden kesilmiş veya sökülmüş insanlar, cisimleri kavramakta zorlanırlar. Son olarak, tırnakların en önemli görevlerinden birinin, parmak uçlarımızdaki zengin damar ve sinir ağını korumak olduğu bilinmektedir; çünkü bu ağ, tırnak köklerinden geçer. Bu sebeple, siz siz olun, tırnaklarınıza çok dikkat edin çünkü tırnaklarınıza gelecek bir zarar, bu ağı doğrudan etkileyeceğinden dayanılmaz acılara sebep olabilir.

Ancak özünde tırnaklar, el ve ayaklarımızdaki kuvvetleri dengeleyici bir göreve sahiptir diyebiliriz. Bir diğer deyişle tırnaklar, primatların yüksek el kullanım becerisinin ardında yatan evrimsel faktörlerden birisi olabilir. İki ayaklılık ve el-göz koordinasyonunun evriminin, daha iri beyinlere giden yolu açan ana faktörlerden ikisi olduğu düşünülecek olursa, tırnaklar gibi vücudumuzun görmezden gelinen parçalarının, Evren içinde bildiğimiz en karmaşık yapılardan biri olan beynin evrimini mümkün kılmış olması heyecan vericidir!

Pençe Maniküründen, Tırnak Makasına...

Buna rağmen pençe veya tırnaklara sahip olmanız fark etmez: Her ikisi de durmaksızın uzar. Bu durumda sormak gerekiyor: Memeli kuzenlerimiz pençelerini nasıl kesiyor?

Yaşam biçimleri, bu sorunun üstesinden gelmelerini sağlamaktadır: koşarlar, kovalarlar, parçalarlar. Pençelerini sert yüzeylerde kullandıkça, tırnaklarını törpülemiş olurlar. Dolayısıyla ek bir kesme işlemine ihtiyaç duymazlar. Buna rağmen bazı hayvanlar tırnaklarını ağaç gövdelerine sürterek kısaltırlar. Bu davranış, özellikle de kedigillerde görülür.

Ne var ki "hayvanlar aleminin tembel patatesleri" olarak tanımlanabilecek olan biz Homo sapiens türü, günlük yaşantımızdaki her şeyi dahiyane aletlerimizle yaparız: çatallar, bıçaklar, çoraplar, ayakkabılar ve toplu taşıma araçları... Buna bağlı olarak tırnaklarımız sert yüzeylerle pek temas etmez ve bu nedenle de bir diğer dahiyane icada ihtiyaç duyarız: tırnak makası.

Tırnak Makasının İcadı

İşte bu da bizi başta sorduğumuz "Ne zaman?" sorusuna getiriyor. Cevap, antik zamanlarda değil! Cevap, 1875 yılı...

"Tırnak kesici" olarak isimlendirilen bir aletin patenti, 23 Mart 1875'te yılında ABD'de ilk defa alınmıştır. Aletin tasarımı, günümüzdeki tırnak makaslarından çok farklıdır: Bu cihazda dairesel bir hareketle ileri geri sallanan bir mekanizma, bir çeşit törpü kullanarak tırnaklarınızı yavaş yavaş aşındırmaktaydı!

İlk tırnak makası patenti
İlk tırnak makası patenti
Espacenet

Ancak bu patent, tırnak kesme tarihine bir kapı aralamaktadır. Tırnakları "törpülemek" yerine gerçek anlamıyla "kesen" modern tırnak makaslarının icadından önce insanlar, bıçakları kullanarak tırnaklarını kesmekteydi. Bu, tıpkı bıçak kullanarak bir tahtadan mızrak yapmaya benzemektedir.

Tırnak kesme davranışına yönelik en eski yazılı kanıtlar, Eski Ahit'e kadar uzanmaktadır. Deuteronomy 21:12'de, kitaplarda köle olarak alınan bir kadının "tırnaklarını ve kafasındaki saçları kesmesi" emredilmektedir.

Antik tırnak ve saç kesici aletler
Antik tırnak ve saç kesici aletler
Wikipedia

Arkeolojik kayıtlarda ise tırnak kesmenin tarihinin Keltler'e ve Kelt-öncesi toplumlara kadar gittiği görülmektedir. Milattan önce 6. yüzyılda da insanların, av kemiklerinden yaptıkları sivri aletlerle tırnaklarını kestiğine ve tıraş olduklarına yönelik buluntular vardır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 11
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 3
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/12/2019 12:26:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8078

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğitim, bilimin öğretebileceği en önemli dersi öğretmekte ciddi anlamda başarısız oldu: şüpheciliği.”
David Suzuki
Geri Bildirim Gönder