Neandertaller Ne Yiyorlardı?

Kuzenlerimiz, Otçulların Midelerindeki Tam Olarak Sindirilmemiş Besinleri Yemiş Olabilirler!

Gece Modu

Bu yazı, The Guardian isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Eski insanların otçul ve kendilerini tedavi edebilen bilge türler olması fikri Londra Doğa Tarihi Müzesi'ndeki araştırmacıların yeni bulguları sebebiyle sorgulanmaya başladı. Yeni fikre göre Neandertaller, hayvanların "kıvam ve aroması açısından krem peynirden farklı olmayan" mide içeriklerini (avladıkları hayvanların midelerinde bulunanları) yemiş olabileceklerini gösteriyor.

Bu konuda yeni bilgiler veren şey, araştırmacıların Neandertal dişlerinin üzerindeki buldukları ve bilim insanlarına çok şeyler anlatan tartardı. Geçtiğimiz yıl İspanya'daki El Sidrón mağarasında bulunan Neanderthal dişi fosilinin üzerindeki kireçlenmiş plağı inceledikten sonra araştırmacılar, bu soyu tükenmiş insan türünün sebzeleri pişirdiği, civan perçemi ve papatya gibi acı tatlı tıbbi bitkiler tükettiği sonucuna varmışlardı. Başka bir deyişle, yakın zamanda yapılan bu araştırmalara göre Neandertaller beyinsiz karnivorlar değillerdi. 

Barselona'daki Katalan Araştırma ve Yüksek Öğrenim Enstitüsü'nden Karen Hardy'nin öncülük ettiği araştırmacılar, Neandertallerin dengeli bir diyetle beslendiklerini ve şifalı bitkilerle kendilerini tedavi etme yeteneğine sahip, akıllı ve duyarlı insanlar olduğu sonucuna vardılar. Araştırmalarında, bu uzun süre önce soyu tükenmiş insanlar hakkındaki görüşümüzün düzeltilmeye ihtiyacı olduğunu ileri sürdüler.

Ama şimdi bu "antik tartar" masalı Londra Doğa Tarihi Müzesindeki iki araştırmacının Barselona grubunun bulgularına ve çıkarımlarına meydan okumasıyla yeniden düğümlendi. Observer dergisinde çıkan haberde şöyle deniyor:

Dişle alakalı araştırmalar Neandertallerin kendilerini iyileştirici, sebze yiyen bilgeler olduğunu kanıtlamaz.

Neandertallerin dişlerinde bulunan bu mikroskobik ot ve bitki parçalarını açıklamak için aynı derecede geçerli ama açıkça kesin olarak bilemeyeceğimiz açıklamalar bulunuyor.

Laura Buck ve Chris Stringer'in Quaternary Science Reviews'ın son sayısında yayınlanan makalelerinde Stringer, Neanderthal dişinde bulunan küçük bitki parçalarının çok başka bir kaynaktan gelmiş olabileceğini tartışıyor. Bu kalıntılar, belki de Neandertaller tarafından avlanmış ve yenmiş bir karaca, bizon ya da başka herbivorların mide içeriğinden gelen kalıntılar olabilir. Stringer şöyle diyor:

Inuit, Cree ve Blackfeet'in de dahil olduğu günümüzdeki avcı-toplayıcı insan kabileleri, iyi bir C vitamini ve eser elementlerin kaynağı olduğu için, karaca gibi hayvanların mide içeriğini de yerler. Örneğin, Inuit kabilelerinde bir hayvanın mide içeriği, kıvamı ve aromasıyla krem peynirden çok da farklı olmayan özel bir meze olarak kabul edilir. En azından kabilelerin bana anlattıkları bu.

Otlayan hayvanların mide içerikleri hakkındaki en önemli nokta, midelerinin, bu otçulların avlanıp öldürülmesinden kısa bir süre önce tükettikleri bitki parçalarıyla dolu olmasıdır. Bu içerikler çiğnenerek yendiği için, küçük ot ve bitki parçacıkları avcılarının dişlerine takılı kalır. Sonrasında bu canlılar kısa bir süre sonra insanlar tarafından avlandıklarında ya da doğal nedenler yüzünden öldüklerinde, bu bitki parçacıkları bugünkü paleontologlar tarafından sonradan yapılacak analizler için dişlerinde korunur. Buck şöyle diyor:

Yanlış olan, dişlerde bitki parçacıkları bulunduğu için onların oraya etçillerin, bu durumda Neandertallerin, dikkatle oluşturulmuş bir diyetin bir parçası ya da belirli çimen ve otların sağlığa faydalı özellikleri olduğu için Neandertaller tarafından tüketildiğini düşünmektir. Gerçekte, onlar belki sadece Neandertallerin öldürdükleri bazı hayvanların mide içeriklerinin yemekte hoşlanması yüzünden orada olabilirler.

Bu nokta Stringer tarafından desteklendi. Şöyle anlatıyor:

Neandertaller Avrupa'da soğuk zaman dilimleri boyunca yaşadı ve şunu belirtmek ilginçtir ki, günümüzde kuzey bölgelerde yaşayan Inuitler gibi çoğu avcı-toplayıcı insanlar, öldürdükleri hayvanların mide içerikleri yiyorlar. Bir başka deyişle bu, genellikle soğuğa uyum sağlamış türler tarafından sergilenen bir davranıştır. Eğer büyük bir herbivoru avlamak için gereken zaman ve tehlikeye girmiş olsaydınız, mide gibi besleyici bir parçayı kaçırmazdınız.

Ne var ki Stringer ve Buck Neandertallerin kesinlikle bitki yemediklerini ya da belirli bitkileri ilaç gibi kullanamayacaklarını tartışmadıklarını vurguluyorlar. Sözlerini şöyle bitiriyorlar:

Söylediğimiz şey Neanderthal dişlerindeki bitki parçalarını iddia edileni yaptıklarını kanıtlamak için, basitçe, yeterince güçlü olmadığıdır. Bu şekilde öldürdükleri hayvanların organlarını yedikleri gibi iddiaları da içeren diğer açıklamalar mevcuttur. Bunu kaldırabilecek kadar güçlü mideleri varmış, eğer öyle izah etmemizi isterseniz...
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2019 09:31:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1554

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkalarına, size davranılmasını istediğinizin %20’si kadar daha iyi davranın. Bilirsiniz... Hata payını da karşılamak için...”
Linus Pauling
Geri Bildirim Gönder