Megalodon

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Suya izini bırakmış, ihtişam sahibi bir varlık (yine, gönüllü bir yüceltme).

Köpekbalıkları, geçmişten günümüze, çok değişmeden varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar. Büyük Beyaz Köpekbalıkları'nın, yaklaşık olarak, 10 milyon yıldır var olduğunu düşünüyoruz.

Megalodonlar 25-2 milyon yıl aralığında; yani Miyosen-Pliyosen aralığında var oldular. 

Paleontolojiye Anahatları İle Giriş 1'de de belirttiğimiz gibi fosilleşme oldukça zorlu bir süreçtir. Kıkırdak yapılar ise, fosilleşmeye hiç uygun değildir. Bu olumsuz durumdan nasibini alan varlıklardan biri de Megalodon'dur. Bir köpekbalığı iskeletine baktığımız zaman göreceğimiz ilk şey, neredeyse iskeletin tamamının kıkırdaktan oluşuyor olduğu gerçeğidir. Megalodon farklı değil. Bundan dolayı fosil kayıt oldukça azdır; ama birçok soru işaretini aydınlatacak kadar da geniştir.

Kıkırdak prizmalar, birbirlerine organik lifler aracılığı ile bağlı dururlar. Köpekbalığının ölümü ile bu lifler çürümeye uğrar. Bir kaç hafta içinde ise, kıkırdak da parçalanarak yok olur.

3 metrelik çenesinde yer alan 15-20 santimetrelik dişler, birbirini yenileyecek konumda oldukça tehditkar durur. Dişlerdeki bir diğer dikkat edici özellik ise, tırtıklı ve üçgen (büyük parça koparılarak, hızlı ve ani kan kaybı ile ölüm getirir) oluşudur.

Dr. Jeremiah Clifford, Megalodon, Büyük Beyaz ve insan boyunu bir arada kıyaslıyor

Köpekbalıklarının tüm yaşamları boyunca en az 20 bin diş yenilediğini tahmin ediyoruz (yaşam boyu en fazla dişi yenileyen varlıklardır). Kırılan ya da kopan dişler, hemen, gerideki diş ile takviye ediliyor.

Megalodon iskeletinde korunan, yalnızca, birkaç parçaya sahibiz. Bunlardan, belki de, en önemlisi sert bir mine tabakası ile korunan dişlerdir. Diğerini ise, bel kemiğinden geriye kalan birkaç parça oluşturur.

Megalodonlar'da diş ucu aşınmasına oldukça fazla rastlıyoruz (bu durum Boğa, Kaplan, Büyük Beyaz köpekbalıklarında da oldukça sık rastlanan bir durumdur). Basınç kırıkları olarak tanımlanan bu aşınma, sert nesneleri aşırı kuvvet ile ısırma sonucu oluşuyor. 18 tonluk ısırma gücünden, bu aşınmadan daha fazlasını beklemek gerekiyor. Bu güç ile bir tır parçalanabilir (bazı film sahneleri hakikatte çok abartı değildir).

Megalodon dişleri, günümüz köpekbalıklarının dişleri ile kıyaslandı. Kıyas özellikle Büyük Beyaz ile yapılıyor; benim gibi eşik karşıtlarınca çok hoş karşılanmayan bir karşılaştırmadır bu. Bu kıyaslamanın yanlış olduğunu, belki de en güzel olarak, Megalodonlar'ın V biçimli dişleri verir; çünkü bu biçim Büyük Beyazlar'da yoktur. İllaha kıyas yapılmak isteniyorsa Büyük Beyaz ile Macolar'ın dişleri kıyaslanabilir; çarpıcı sonuçlar vermez, çok örtüşür. 

Günümüz köpekbalıklarında üst çenede yer alan üçüncü diş son derece önemlidir. Bu diş, genellikle, diğer iki dişten daha küçüktür. Megalodon'da ise ise bu üçüncü diş, diğer iki diş ile aynı boydadır. Yapılan analizler sonucu Megalodon'un üst çenesinde 24, alt çenesinde ise 22 dişi olduğu anlaşıldı. Toplamdaki bu 46 dişin hemen arkasında ise, yedek olarak, 200 dişin sıralı olduğu belirlendi.

15-17 metre uzunluğundaki ve 45 bin kilogram ağırlığındaki bir varlığın, soyunun tükenmesi ne dramatik!

Kuvvetle muhtemeldir ki, tek seferde, ancak bir yavru dünyaya getirdiklerini düşünüyoruz. Yavru, yine kuvvetle muhtemeldir ki, 7-10 metre aralığında olabilir. Yavruların nasıl beslendiği konusunda, fazla şüphemiz yok. Bulunan 3 metrelik bir dugong kaburgasındaki diş izi, yavruların dugonglar ile beslendiğini doğruluyor.

Megaladon'un beslenme açısından günümüz Kaplan Köpekbalıkları'na yakın olduğunu düşünüyorum. Çok seçici değiller (yağ elbette önemli). Özellikle Miyosen sular, Megalodon için, adeta açık büfe gibidir.

Miyosen'deki en yaygın balina türü Setoteritler'dir (birincil yağ kaynağı saptandı). 3-6 metrelik, 9-18 tonluk bir Setoterit ilk bakışta hantal durabilir; lakin son derece çevik varlıklardır.

Neden Setoterit?

Setoterit büyük bir su varlığıdır. Uzun ve zor koşullar ile uzak mesafeleri kat etmede ayakta tucak kadar yağ sağlar. Bir Megalodon günlük ortalama olarak 600-1200 kilogram yiyecek tüketmek zorundadır; buna en denk varlık, Setoterit'tir.

Setoterit omurgası tomografiye sokulmuştur. Basınçtan dolayı omurgasında ciddi zedelenmeler saptanmıştır. Bu basınç Megalodon çenesinin uyguladığı basınç ile örtüşmüştür. Burada önemli olan bir diğer nokta ise, omurgada saptanan iyileşme izleridir; yani Megalodon bu avında başarısız olmuştur.

Su varlıklarındaki omurga, son derece önemlidir. Özellikle yaş tayini açısından ele alındığında, anahtar görevi görür. Köpekbalıklarının omurgasının alt kısımları, merkez olarak tanımlanır. Bundan yola çıkarak yapılan analizler sonucu, bir Megalodon'un ortalama yaşam süresinin 25-40 yıl aralığında yer aldığını söyleyebiliriz. Daha uzun yaşamış olanları da olabilir; henüz saptanmadı. Olabilir, çünkü sucul sistemde, beslenme zincirinde, en üstte yer alıyor.

Pliyosen'de sular soğumaya başlar (özellikle 6-1.8 milyon aralığında). Sudaki soğuma, birçok balina ve diğer türün soy tükenişlerini de beraberinde taşıyacaktır. İklim değişikliği ve varlık yaşam sistemlerindeki kaymalar ile yine bir dizi değişiklik Megalodon soyunu tüketmiştir. Evrim buna da bir çözüm üretmiştir (önceden düşünülmüş olarak değil). Soğuk suya uygun balinaların evrilmesi, diğer balinaların dörtte üçünün yok olmasına yol açmıştır. Bu durum Megalodon besin kaynaklarının önemli bir kısmının yok olması demektir. Bu ise, Megalodon soyunun tükenme sebebidir. 

Açlık, kanibalizmi beraberinde getirdi mi, şimdilik, bilmiyoruz; ama neden olmasın? 

Yeni balina türleri için, Megalodon yok oluşu gerekli miydi?

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Gottfried MD, Compagno LJV, Bowman SC (1996) Size and skeletal anatomy of the giant megatooth shark Carcharodon megalodon. In: Klimley AP, Ainley DG, editors. Great white sharks: the biology of Carcharodon carcharias. San Diego: Academic Press. pp. 55–89.
  2. Purdy R (1996) Paleoecology of fossil white sharks. In: Klimley AP, Ainley DG, editors. Great white sharks: the biology of Carcharodon carcharias. San Diego: Academic Press. pp. 67–78.

G Kuvveti ve Yukarı Akan Su

Kambriyen Patlaması'nın Hızı ve Gizemi Çözüldü!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim