Maymundan Değil de Aslandan Kaplandan Evrimleşmek...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İnsanların "maymun" gibi birçok dilde "aşağılama" amaçlı kullanılan bir hayvan türünden evrimleşmiş olmasının ve bu türlerin günümüzdeki temsilcileriyle en yakın kuzen olmasının gerçekten de Dünya çapındaki evrim algısına öyle veya böyle, olumsuz bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. İnsanlar, evrimsel tarihin bir cilvesi olarak aslan veya kaplan gibi kültürel olarak "üstün" görülen bir hayvandan evrimleşmiş olsalardı, birçok insan bu gerçeğe çok daha sıcak bakacaktı muhtemelen...

Ancak yukarıdaki paragrafta bu konudaki tüm sitemleri bozan bir kelime var: Gerçek! 

Gerçekler, bizlerin onlara dair beslediğimiz duygular ve düşüncelerden %100 bağımsızdırlar. Bir insanın kütleçekimine inanmaması, "Keşke yere doğru değil de göğe doğru çekilseydik, ne güzel uçardık!" diyerek sitem etmesi, kütleçekiminin gerçekliğini değiştirmediği gibi, bu doğa yasasını açıklayan teorilerin gücünü de azaltmamaktadır (örneğin Einstein'ın Görelilik Teorisi'ni).

Aynı şekilde bizlerin maymunlara yönelik kültürel önyargısı, insanların atasal maymun türlerinden evrimleştiği ("maymunlardan geldiği") ve günümüzdeki modern maymun türleriyle, diğer tüm canlılara nazaran çok daha yakın arkaba olduğu ve hatta kendisinin de bazı sınıflandırma/adlandırma biçimlerine göre bizzat "maymun" olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

Keza aynı şekilde, "Ahahah senin atan maymun mu?" gibi ilkokul seviyesinde bile kabul edilebilir görülmeyecek "şakaların" (?) ve aşağılamaların, söz konusu doğa yasasına ve bu yasayı açıklayan teorilerin bize öğrettiklerine gölge düşürmediği anlaşılmalıdır.

Bir diğer deyişle, doğadaki hayvanlara yönelik kültürel olarak sahip olduğumuz önyargılar, bilimin gerçekleri ile çelişiyorsa; bu durumda bilimi değil, kültürel ögelerimizi değiştirmek zorundayız.

Bu nedenle, maymun ve primatların nefes kesen dünyasını daha iyi tanıyarak, onlara dair kültürün yetiştirdiği anlamsız ve çoğu zaman saçma olan önyargıları kırmanızı tavsiye ederiz. Zira büyük primatolog Jane Goodall'ın da dediği gibi, bir maymunun gözlerinin içerisine pür dikkat ve yakından bakan birisi, benlik ve bilinç dolu bir kişiliğin kendisine gerisingeri baktığını görecektir. Bu, gerçekten de yaşam görüşünü değiştirici bir deneyimdir.

Dolayısıyla maymunları "şabalak götlek hayvan" olarak görmekten vazgeçip, Evrim Ağacı üzerinde bize en yakın olan hayvan türleri olarak algılamaya başladığımızda, onların eşsiz zekasını, benlik algısını, bilinç seviyelerini öğrendikçe, evrimsel biyoloji dahilindeki gerçeklere de daha ayakları yere basan bir şekilde bakmaya başlayacağınızı garanti edebiliriz.

Evrimsel biyolojinin bize öğrettiği en önemli gerçekleri unutmayın: 

• Hiçbir modern tür bir diğerinden üstün değildir; zira hepsi başarılı olabildikleri için bugüne kadar varlıklarını koruyabilmiştir.

• Evrim Ağacı üzerinde var olan; yani yaşamış, yaşayan ve yaşayacak her tür birbiriyle uzaktan veya yakından akrabadır.

• İnsan, sanıldığının aksine yüce veya özel bir tür değil, Evrim Ağacı üzerindeki milyarlarca türden sadece birisidir.

Teşekkür: Can Arbaz

Dünya Darwin Günü: 2 Asırdır Evrimleşen Saygı ve Sevgi

Gorilden Dayak Yiyen Fotoğrafçı

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim