Kötü Yaşam Şekli Seçimleri, DNA Üzerinden Gelecek Nesillere Aktarılabilir!
Kötü Yaşam Şekli Seçimleri, DNA Üzerinden Gelecek Nesillere Aktarılabilir!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kötü yaşam şekli seçimlerimizin izlerinin, çevresel stres etkenlerinin ve travmanın kendi DNA'mız üzerinden gelecek nesillere geçebileceği ve potansiyel olarak çocuklarımızın akıl hastalıkları ile obezite gibi durumlara daha yatkın yapabileceği ilk defa gösterildi.

Bilim insanları, kıtlık gibi önemli travmatik olayların işaretlerini gelecek nesillere bırakabileceğini zaten biliyordu, fakat ilk defa bunun hangi mekanizma ile gerçekleştiğini görebildiler ve bulduklarına göre, önceden zannedilenin aksine, genetik yazı tahtamız çocuklarımıza aktarılırken tamamen silinmiyor. 

DNA'mız sık sık, epigenomlarımız üzerinden çevremiz aracılığıyla değiştiriliyor. Temel olarak epigenetik değişimler, yaşamımız boyunca DNA'mızdaki hangi genlerin açılıp kapatılacağını etkileyen değişimlerdir ve bu da sağlığımız üzerinde epey derin bir etkileri olduğu anlamına gelir. Fakat bundan önce bilim insanları bütün bu epigenetik değişimlerin ki bunlar beslenme ve stres seviyelerimiz gibi şeyler tarafından etkilenir sperm ve yumurta hücrelerimiz üzerinden geçemeyeceğini ve her neslin "temiz bir tahta" ile başladığını düşünüyorlardı. Araştırmayı yöneten Wellcome Trust ve İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden Azim Surani, bir basın toplantısında şunları söyledi:

"Yeni üretilmiş bir yumurtanın gelişimini düzenlemek için, gelecek bilgi eklenmeden önce bilginin her nesilde sıfırlanması lazım. Bu sıfırlanma aynı yeni veri eklemeden önce bir bilgisayar diskini silmek gibi bir şey."

Takım, şimdi insanlardaki bu epigenetik silme işlemini ilk kez tanımlayabildi bu bir embriyonun gelişiminin ikinci ve dokuzuncu haftaları arasında meydana geliyor ve bu çevresel değişimlerin hepsinin silinmediğini gösterdi. Hatta araştırmanın ortaya çıkardığına göre, DNA'mızın yaklaşık yüzde 5'i tekrar programlanmaya dayanıklı ve hatalarımızı gelecek nesle taşıyabilir. Araştırmacılara göre bu silinmeye dayanıklı genler özellikle beyin hücrelerinde etkin ve şizofreni, obezite ve metabolik bozukluklar gibi durumlarla bağlantılı. Çalışmanın başyazarı Walfred Tang şunları söylüyor:

"Çalışmamız bize epigenetik bilginin sadece bir sonraki nesle değil aynı zamanda potansiyel olarak gelecek nesillere de aktarıldığı muhtemel bölge adaylarının iyi bir kaynağını da verdi. Bu bölgelerin bazılarının farelerde de aynı olduğunu biliyoruz ve bu işlevlerini daha detaylı çalışma fırsatı sağlayabilir."

Cell dergisinde yayınlanan araştırma, "iyi genlere" sahip olmanın sağlıklı çocukları garanti etmeyebileceğini öne sürüyor, yani DNA'mızı da sağlıklı tutmamız gerekebilir.

Açıkça tam olarak neleri sonraki nesle geçirip geçiremediğimizi öğrenmek için henüz daha zaman var ve takım şimdi bu çevresel DNA değişimlerinin bir nesilden fazlasına miras kalıp kalmadığını çözmeye çalışıyor. 

 

Not: Bu yazı Science Alert adresinden çevrilmiştir.

Sorular ve Cevaplar: Deneyler ve Evren

Jüpiter İşareti

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim