Ne kendi kararlarımla yönetiyorum, ne de eski alışkanlıklarımla.
Şu anki halimle daha çok henüz farkına varmadığım yeni alışkanlıklarımla yönetiliyorum.Çünkü en tehlikeli olan artık eskisi kadar eski olmayan ama halâ benim olduğumu sandığım o yeni otomatikler.
Dün verdiğim 'bu son kez' kararının bugün çoktan alışkanlığa dönüşmüş hali mesela.
Artık böyle biri değilim diye düşünürken fark etmeden kurduğum yeni bir persona.
Sabah telefonunu eline almadan 10 dakika bekleyeceğine yemin ederken, aslında sadece alarmı erteleme süresini 5 dakikadan 9 dakikaya çıkardığın o küçük zafer.
Eski alışkanlıkları fark etmek nispeten kolaydır. Ama yeni alışkanlıkları eski alışkanlık sanmak çok daha sinsi bir tuzaktır. O yüzden bazen kendime şunu soruyorum. Bu davranış 5 yıl önceki benin mi yoksa son 5 ayın sessizce inşa ettiği yeni bir efendinin mi?
Çoğu zaman cevap vermiyor. Sadece telefonun kilidini açıyor. :d
Evet, bu bilim dünyasında oldukça kabul gören güçlü bir teoridir ve ünlü Miller-Urey deneyi ile desteklenmiştir.[1] 1950’lerde yapılan bu deneyde, bilim insanları ilkel Dünya'nın atmosferini taklit eden bir kaba su, metan ve amonyak gibi gazları koyup, yıldırım etkisi yaratması için elektrik kıvılcımları verdiler. Sonuç şaşırtıcıydı: Kısa süre içinde yaşamın temel yapı taşları olan amino asitler kendiliğinden oluştu. Yani yıldırımlar, okyanuslardaki cansız ve basit kimyasalları "pişirerek" yaşamın yapı taşlarına dönüştüren o muazzam enerji kaynağı rolünü üstlenmiş olabilir.
Canlılarda elektrik olması konusundaki gözleminiz de bu süreçle bağlantılıdır; çünkü yaşam, iyonlar ve mineraller (tuzlu su benzeri ortamlar) arasındaki elektrik alışverişi üzerine kuruludur. Yıldırımların bir diğer önemli katkısının da, kayalara çarparak DNA'mızın oluşması için hayati önem taşıyan fosfor gibi mineralleri serbest bırakması olduğu düşünülüyor. Yıldırımlar doğrudan bir balık veya bakteri yaratmamış olsa da, okyanusları devasa bir kimya laboratuvarına çevirip cansız maddelerden ilk canlı hücrenin oluşması için gereken "kıvılcımı" çakmış olmaları çok yüksek bir ihtimaldir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.