Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Tıpkı sıradan bir ev kedisi gibi ama "ufak" bir farkla, değil mi?

Türkiye'de az sayıda bilim insanının çabalarıyla yeni türler tanımlanmakta; ancak bunları Dünya'ya tanıtabilecek bilimsel kültürden halen yoksunuz. Öte yandan, ilginç bir şekilde fotoğrafta gördüğünüz tür, belki de resmi hayvanımız olmayı hak etmektedir: Çünkü İngilizcede "caracal" (karakal) olarak bilinen bu hayvanın adı doğrudan Türkçeden, "karakulak" isminden alınmıştır. Persçede "siyāh-gōsh" ve Hintçede "syahgosh" olarak bilinen bu hayvanın adının bu dillerdeki anlamı da "kara kulak"tır. Ancak etimolojik kökeninin Türkçe olduğu dilbilimciler tarafından doğrulanmaktadır; dolayısıyla belki de acele etmemeliyiz.

İşin garip tarafı, karakulak Türkiye'nin çok dar bir bölgesinde, sadece Güney ve Güneydoğu Anadolu'nun ufak bir kısmında yaşar. Daha yoğun olarak Orta, Doğu ve Güney Afrika'da ve Orta Doğu'nun doğu ülkelerinde yaşar.

İlk olarak 1776'da Alman doğabilimci Johann Christian Daniel von Schreber tarafından Güney Afrika'da keşfedilmiştir ve Felis caracal ismiyle isimlendirilmiştir. von Schreber'in neden böyle Türkçe esintili bir ismi seçtiği bilinmemektedir. Sonrasında, 1843 yılında John Edward Gray tarafından yapılan analiz, karakulakların ayrı bir cins olduğu ve evcil kediler ile yakın akrabalarını barındıran Felis cinsine ait olamayacağını tespit etti. Böylece Caracal, bir cins adı haline geldi. Diğer adı "çöl vaşağı" olsa da, bu isim bir benzetmedir. Karakulaklar, vaşak değildirler.

Günümüze cinsin tek bir türü olan Caracal caracal yaşamaktadır ve bu türün soyu hiç tehdit altında değildir. Kulaklarının bu ilginç yapısının hem işitme fonksiyonuyla, hem de le alakalı olduğu düşünülmektedir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/08/2019 04:22:37 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2156

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bağımsız bir aklın özü ne düşündüğünde değil, nasıl düşündüğünde yatar.”
Christopher Hitchens
Geri Bildirim Gönder