Gece Modu

Bu yazı, Science isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Boynuzlar, Hayvanlar Alemi'nin en hızlı büyüyen kemik türlerinden birisidir. Geyik, Kanada geyiği, Ren geyiği gibi canlılarda çiftleşme döneminden önceki ay içinde tek bir ayda yarım metre kadar büyüyebilirler. Günümüzde araştırmacılar, bu hayvanların genomlarını inceleyerek bunun nasıl olduğu üzerinde çalışıyorlar. Hem kanseri destekleyen genlerin hem de kanseri baskılayan genlerin bu süreçten kısmen sorumlu olduğunu düşünüyorlar. Bu durum, kanserlerle savaşmanın yeni yollarını boynuzlara bakarak keşfedip keşfedemeyeceğimiz sorusunu akıllara getiriyor.

Bu konudaki çalışmalardan birisi, Çin'deki bilim insanlarının ve meslektaşlarının 44 farklı geviş getiren hayvanın (ruminantın) genomlarını sıralamasıyla başladı; bu ruminantların içerisinde bitkileri sindirmek için kompleks bir mide yapısına sahip olan sığırlar, zürafalar, antiloplar ve diğer memeliler vardı. Çoğu ruminant boynuz çıkıntısı geliştiriyor; bunlara zürafaların etrafında deri ve kıl kaplı olan kemik çıkıntıları, sert bir kaplaması olan sığır boynuzları, her yıl dökülen kaplamaları olan antilop boynuzları ve her yıl dökülen geyiklerin, Ren geyiklerinin ve Kanada geyiklerinin boynuzları da dahil.

Ardından bilim insanları bu kafa yapısındaki genlerin altında yatan evrim ve gelişim süreçlerini incelediler. Çin'deki Northwestern Politeknik Üniversitesi'nden Qiang Qiu ve meslektaşları hangi genlerin aktif olduğunu detaylıca incelediler. Keçi, geyik, koyun gibi canlıların boynuzlarından 16 canlı doku örneği aldılar. Ayrıca bazı hayvanların emrbriyo gelişiminde hangi genlerin aktif olduğunu belirlediler.

Bu araştırma sonucunda bilim insanları, tüm bu hayvanların boynuzlarının tek bir boynuzlu atadan evrimleştiğini buldular. Dahası, bu yeni yapılar sinirleri, kemikleri ve deri dokularını oluşturan genler başkalaşırken ortaya çıktı ve bu kemik çıkıntıları yani boynuzlar oluşurken aktifleşti. Qui ve meslektaşları özellikle genlerdeki değişikliklere nöral krestin (embriyonun yapısında bulunan, kemik formasyonunun ve embriyonik dokunun oluşumunda değişiklikleri sağlayan bir doku) yardımcı olduğunu gözlemledi. Bu tek atadan boynuz oluşma durumuna kanıt olarak Çin Su geyiği ve iki Misk Geyiği türünde de -ki her iki türde de boynuz yoktur- bu kemiğin oluşumuna dair mutasyonlara rastladılar.

Araştırmacılar sıradan bir geyikte normalde tümör oluşumunu ve gelişimini destekleyen sekiz aktif gen buldular. Qui, boynuz gelişiminin normal bir kemikten hızlı büyüdüğü için tipik bir kemik gelişmesinden çok "boynuz kanserine" daha çok benzediğini öne sürdü. Burada bahsettiğimiz büyüme, bir yıldan daha az bir sürede 30 kilogramlık bir boynuzun oluşması kadar hızlı bir büyüme... Ancak, boynuz kanserinde tümörlerin kontrol edilmeden büyümesine karşın, boynuz gelişiminde tümör bastırıcı ve engelleyici genlerle sıkıca kontrol edilmiş olduğu bulundu.

Bu araştırmalarda görev almamış Oregeon Üniversitesi'nde evrim paleobiyoloğu Edward Davis de bu durumu ''Geyik boynuzları boynuz kanserinin büyüme hızını kontrollü bir şekilde kullanıyorlar.'' şeklinde doğruluyor. Ona göre aslında şaşırtıcı olan tümör destekleyici genlerin olaya dahil olması değil, şaşırtıcı durum kanser baskılayıcı genlerin gelişimi.

Ancak bu sürpriz sadece turbo hızlı geyik boynuzu gelişimden fazlasını yapmış olabilir. Qui, bu kanser baskılayıcı genlerin kanseri hem kontrol ettiğini hem de vücudu kansere karşı koruduğunu söylüyor. Kanıt olarak da geyikteki kanser oranlarının öbür memelilerin oranlarına kıyasla beş kat daha az olduğu gösteriliyor. David, belki de bunun boynuz evriminin ''tatlı bir kazası'' olabileceğini söylüyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/12/2019 12:20:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1009

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa gidip öğrenmeye mecburuz. Çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek ise boşuna yorulmak terlemek değildir.”
Mustafa Kemal Atatürk
Geri Bildirim Gönder