Hücre Biyolojisi: Mikroskobik Yapıtaşlarımızın Bilimi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Hücre biyolojisi hücrenin yapısı ve işlevi üzerinde çalışır ve hücrenin yaşamın temeli olduğu görüşü etrafında dolaşır. Hücreye üzerine yoğunlaşma, hücrelerin oluşturduğu doku ve organların derinlemesine anlaşılmasına olanak verir. Kimi organizmalar çok yüksek sayıdaki hücrelerden oluşan kooperatif/ortak gruplar halinde örgütlenirken kimileri sadece tek hücreye sahiptir. Hücre biyolojisi genel olarak, tüm hücrelerle paylaşılan en bütünsel/tümel özelliklerden başlayıp, tekil/tikel bağlamda farklı olarak özelleşmiş son derece girift fonksiyonlara dek odaklanır.

Bu disiplinin başlama noktası olarak 1830lar düşünülebilir. Bilim insanları mikroskobu yüzyıllardır kullanıyor olsalar da neye baktıklarından her zaman emin değillerdi. Robert Hooke’un 1965 yılında yaptığı mantar meşesi kabuğundaki bitki-hücresi duvarı ile ilgili ilk gözlemini, kısa süre sonra Antonie van Leeuwenhoek’un canlı hücrelerin gözle görünen hareketli parçalarına ilişkin ilk tanımlamaları  takip etti. 1830larda arkadaş olan iki bilim insanı – bitki hücrelerini inceleyen Schleiden ve hayvan hücrelerini ilk kez inceleyen Schwann – hücrenin tanımını ilk olarak açıkça ortaya koydular. Tanımları, tüm canlı yaratıkların - basit ya da kompleks - bir ya da daha fazla hücreden yapıldığını ve hücrenin yaşamın yapısal ve işlevsel birimi olduğunu bildiriyordu - daha sonra hücre teorisi olarak bilinen konsept.

Ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda mikroskoplar ve boyama teknikleri (staining techniques) geliştikçe bilim insanları hücrenin içini daha da detaylı olarak görebildiler. Van Leeuwenhoek tarafından kullanılan mikroskop örnekleri tahminen birkaç yüz kat büyütüyordu. Bugün yüksek-güçlü elektron mikroskobu örnekleri bir milyondan çok büyütebiliyor ve organellerin şekillerini bir mikrometre ya da daha az bir ölçekte gösterebiliyor. Eş-odaklı mikroskopla bir dizi imaj birleştirilebilir; ki bu araştırmacıların, hücrelerin detaylı, üç-boyutlu gösterimlerini oluşturmalarını mümkün kılar. Bu geliştirilmiş görüntüleme teknikleri bizim, hücrelerin mükemmel göz kamaştırıcı karmaşıklığını ve bunların oluşturdukları yapıyı daha iyi anlamamıza yardımcı olur. 

Hücre biyolojisi içinde birkaç ana alt-alan vardır. Bunlardan biri hücre enerjisi üzerinde yapılan araştırma ve hücre metabolizmasını destekleyen biyokimyasal mekanizmalardır. Hücreler kendi kendilerine birer makine oldukları için hücre enerjisi üzerine odaklanış, milyarlarca yıl önceki orijinal primordiyal(ilk, en eski) hücredeki enerjinin ilk olarak nasıl ortaya çıktığı sorular silsilesini beraberinde getirir. Hücre biyolojisinin diğer bir alt-alanı, hücrenin genetiği ve onun, çekirdekten hücre sitoplazmasına genetik bilgi çıkışının kontrolünü yapan proteinlerle olan sıkı bağlantısı ile ilgilidir. Bununla birlikte, diğer bir alt-alan hücreiçi kısımlar (subcellular compartments) olarak bilinen hücre kısımlarının yapısına odaklanır. Hücre iletişimi ve işaretleşmesine(sinyalizasyon), hücrelerin diğer hücrelerden ve kendilerinden alıp verdiği mesajlara yoğunlaşma ile ilgili olarak pekçok biyolojik disiplini kapsamına alması hücre biyolojisinin ek alt-alanıdır. Ve sonunda, başlıca hücre döngüsü(cell cycle – hücre bölünmesinin başlayış ve bitiş fazlarının rotasyonu) ile ilgili olan alt-alan vardır, bu, büyümenin farklı periyotlarına ve DNA replikasyonuna odaklanır. Pekçok hücre biyoloğu bu alt-alanların iki ya da daha fazlası üzerinde çalışır, zira hücreleri daha kompleks/karmaşık yollardan analiz etme yeteneğimiz artmaktadır.

İnterdisipliner(disiplinler arası) çalışmaları sürekli artışına paralel olarak son zamanlarda sistem biyolojisinin ortaya çıkışı pekçok biyolojik disiplini etkilemiştir; bu, canlı sistemlerin diğer sistemler dolayımında(bağlamında) analizini teşvik eden bir metodolojidir. Hücre biyolojisi alanında, sistem biyolojisi, gen düzenleyici ağlar(gene regulatory networks), genomlar arasındaki evrimsel ilişkiler ve hücreiçi sinyalizasyon ağları(intracellular signaling networks) arasındaki etkileşimler gibi daha karmaşık soruları sormayı ve yanıtlamayı mümkün kılmıştır. Sonuçta, hücre biyolojisi keşiflerimiz için ne kadar büyük bir mercekten bakarsak, muhtemelen tüm canlı sistemlerin - büyük ya da küçük - karmaşıklığının kodlarını o kadar çok çözebiliriz. 

 

Çeviren: Bilen Kale

Kaynak: Nature

Afrika'nın Kaynakları: Sömürülmenin Kalbi Afrika

Baz İstasyonları ve Olası Zararları Üzerine Genel Bir Değerlendirme

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim