Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Mit: "Eğer çok fazla hindi eti yersen, uyuşuk bir insan haline gelirsin, hareket edemezsin, mıymıy olursun."

Gerçek: Hindi etinin uyuşukluk üzerinde gözle görülür bir etkisi bulunmamaktadır.

Bilgi-1: Bu mit, hindi etinde bulunan triptofan (tryptophan) isimli bir kimyasalın varlığından doğmuş ve yayılmıştır. Triptofan, vücudumuzun üretemediği, dışarıdan almamız gereken aminoasitlerden biridir. Aynı zamanda uyuşukluk ve uyku haline neden olan bir dizi kimyasal tepkimenin ham maddesidir. Vücudumuz triptofanı kullanarak niyasin ya da nikotinik asit olarak da bilinen B3 Vitamini'ni üretir (ayrıca B6 vitamini üretiminde de kullanılmaktadır). Bu vitamin de, vücudumuzda sakinleştirici bir etkisi olan ve uykuyu düzenleyen serotonin hormonunun salgılanmasına yarar. 

Bilgi-2: 1980'li yıllarda Amerikan Yiyecek ve İlaç Bakanlığı (FDA), o dönemde yapılan araştırmalara dayanarak triptofan desteği sağlayan ilaçların satışını yasaklamıştır. Çünkü aşırı triptofan tüketimi, vücudumuzun savunma sisteminde görev alan özinofil hücrelerinin abartılı sayılara ulaşmasına neden olmaktadır. Bu özinofillerin belli dokularda birikmesi de, sancılı kas ağrılarına ve spazmlara neden olmaktadır. Bu durum, aşırı hindi tüketiminin de benzer sonuçlar verebileceği fikrini doğurmuştur. Hele ki Şükran Günü gibi Hıristiyan bayramlarında aşırı hindi (ve genel olarak besin) tüketimi sonrası ağırlık çökmesi ve uykunun bastırması, sanki hindiye özel bir durum varmış gibi bir sanrı yaratmıştır.

Bilgi-3: Dünya Sağlık Örgütü, insan vücudunun kilogramı başına günde 3.5 miligram triptofan tüketimini sağlıklı sınır olarak belirlemektedir. Dolayısıyla 60 kilogramlık bir dişi günde en fazla 210 miligram, 80 kilogramlık bir erkek günde en fazla 280 miligram triptofan tüketebilir. Tabii bazı hastalık durumlarında (insomnia gibi) günde 1 grama kadar ulaşan triptofan takviyesinde bulunulabilir. Hindinin 100 gramında 240 miligram triptofan olduğu için, hızlı bir şekilde sınırın aşıldığı düşüncesi yayılmıştır; ancak bu hatalıdır.

Bilgi-4: Triptofanın söz konusu uyku etkisine neden olabilmesi için, aç karna ve diğer hiçbir aminoasitle birlikte olmadan alınması gerekmektedir. Ancak hindi etinde, diğer aminoasitlerden de bol miktarda vardır. Ayrıca yemek olarak tüketildiğinde, hindi eti mideyi dolduracağı için triptofan kendine has etkiyi yaratamayacaktır. Dolayısıyla yemek içerisinde tüketilmesinin, uyku ile doğrudan hiçbir alakası yoktur. Ne kadar hindi eti yerseniz yiyin, triptofana bağlı bir uyku tetiklenmeyecektir. Ancak yediğiniz yiyeceği sindirebilmek için uyku ve ağırlık, her öğünden sonra olduğu gibi, çökebilir.

Bilgi-5: Ayrıca yaygın kanı, sanki sadece hindide triptofan varmış ve hatta en yüksek oranda hindide varmış gibi bir algı yaratmaktadır. Bu da tamamen hatalıdır. Tükettiğimiz tüm hayvansal proteinlerde triptofan bulunmaktadır ve hindide bulunan oran, diğer hayvansal proteinlere göre oldukça azdır bile... Örneğin her 100 gram yiyecek için yumurtadan 1000 miligram, Atlantik morinası gibi balıklardan 780 miligram, soya fasulyesinden 590 miligram, Parmesan peynirinden 560 miligram, ay çekirdeğinden 300 miligram, domuzdan 250 miligram, tavuktan 240 miligram, biftekten 230 miligram, somon balığından 220 miligram, kuzudan 210 miligram, sütten 8 miligram, patatesten 1 miligram triptofan almaktayız. 

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Scientific American
  2. MayoClinic
  3. How Stuff Works
  4. Snopes
  5. Kid's Health
  6. WebMD
  7. LiveStrong
  8. LovetoKnow
  9. About Chemistry
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/08/2019 20:00:43 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/761

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkaları için bu kadar çok, kendimiz içinse bu kadar az şey hissetmek ve bencilliğimizi baskılamak insan doğasının kusursuz tarafıdır.”
Adam Smith
Geri Bildirim Gönder